Yabancının medya sahipliği yargıya gidecek

Star TV başta olmak üzere, TMSF'nin elindeki radyo ve televizyonların yabancılara satışına olanak sağlayan yasa Meclis'te tartışmalar arasında kabul edildi. CHP'lilerin sert eleştirdiği yasa bazı AKP'lilerden de olumsuz oy aldı.

ANKARA - Star TV başta olmak üzere, TMSF'nin elindeki radyo ve televizyonların yabancılara satışına olanak sağlayan yasa Meclis'te tartışmalar arasında kabul edildi. CHP'lilerin sert eleştirdiği yasa bazı AKP'lilerden de olumsuz oy aldı. Gözler Cumhurbakanı Ahmet Necdet Sezer'e çevrildi. CHP, onaylanması durumunda yasayı Anayasa Mahkemesi'ne götürme kararı aldı.
TBMM'de önceki gün yapılan yasa görüşmeleri, AKP içinde tartışmalara ve suçlamalara sahne oldu. AKP'li Ertuğrul Yalçınbayır, yasanın Anayasa'ya aykırı olduğunu savunarak, "3-5 yıl sakıncası olmayabilir. Bir gün, ama irticai kaynaklar, ama Ermeni kaynak, ama MED TV'nin uzantısı öyle veya böyle etnik grupların eline geçebilecek risk vardır" dedi. Yalçıntaş'ın çıkışı grupta etkili oldu, yabancılara satışın yüzde 49 ile sınırlandırılması önergesine 20'yi aşkın milletvekili destek verdi. 360 kişilik AKP grubunun büyük bölümünün Genel Kurul'a katılmaması ya da oylamada çekimser kalması dikkat çekti.
Yalçıntaş'tan ağır eleştiri
Yalçıntaş, RTÜK'ün yerli televizyonların yaptığı yayını bile denetlemekte aciz kaldığını belirterek şöyle konuştu: "Ne kadar para bekliyoruz? Bu kadar muhtaç mıyız? Milli değerler olmadan muhafazakârlık olur mu? Amerikalılara, Fransızlara, Almanlara teslim edin. Budur! Yaptığımız iş vebaldir, yarın bunu torunlarımız çekecektir. Gelsinler gazoz imal etsinler, ama biz fikir oluşturmayı teslim ediyoruz. Bütün menfaat köşelerini tutarak gelecekler. Burada her bir oyumuzun vebali var."
Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener ise yabancı sermaye bir televizyonu tamamen alsa bile o ülkelinin kurallarına göre yayın yapabileceğini ve RTÜK tarafından denetleneceğini kaydetti. Şener, "Yabancı sermaye ürkektir ve o ülkenin kurallarını uygulamada titizdir. Bunu her yerde görüyorsunuz" dedi. Yasanın 'yerli medyaya düzen getirmeye dönük mücadelenin devamı olduğunu' ifade eden Şener, Türkiye'de medya sektöründe tam rekabet ortamının mevcut olmadığını savundu.
Yasaya ilişkin tartışmalar dün de devam etti. AKP'den önergeye imza atanlardan Adıyaman Milletvekili Faruk Ünsal, "Yabancı sermayenin Türk medya ve kamuoyunu domine etmesini doğru bulmuyorum. Bu, yabancı sermaye düşmanlığı değildir. Haber alma ve yaymanın sağlıklı bir biçimde sağlanmasına ilişkin hassasiyettir" dedi.
CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, yasa ile yabancı şirketlerin, satın
alacakları medya organları aracılığıyla kamuoyunu etkileme şansına sahip olacağını savundu. Anadol şöyle konuştu: "Bu şirket; Türkiye'ye İslam devrimi ihraç etmek isteyen şeriat amaçlı şirket olabilir ya da tam tersi misyoner faaliyeti yürütmek isteyebilir. Türkiye'deki medya organlarının dörtte birinin yüzde 100'ünü yabancılara bırakırsak Türkiye kamuoyunun şekillenmesini de onlara bırakmış oluruz. Biz bu yasayı Anayasa Mahkemesi'ne götüreceğiz."
'Basın özgürlüğü sarsılır'
ODTÜ'den Prof. Dr. Raşit Kaya, "Türkiye'de dış dinamikler siyasete yön veriyor. Bu defa medya rüzgârı içten esecek. Gelme nedenleri rahat çalışma koşulları ve kâr etme isteği. Bu açıdan çoksesliliğe zarar verecek" diye konuştu.
Doç. Dr. Doğan Tılıç da, "Bu kuruluşlar dünyayı sarıyor. Türkiye'de medyanın satılması süreci hızlandırıyor. Basın özgürlüğü sarsılır" dedi.
Yasa ne getiriyor?
Yasaya göre, halen yüzde 25 olan yabancıların medya kuruluşlarında ortaklık payı sınırı kaldırılıyor. Yabancı payı yüzde 50'den fazla olan radyo ve televizyon sayısı, ulusal yayın yapan kuruluş sayısının dörtte birinden fazla olamayacak. Yabancılar ayrıca bölgesel ve yerel radyo-televizyonlara da ortak olamayacak. Bir yabancı medya kuruluşu, Türkiye'de sadece tek bir televizyon kuruluşunda pay sahibi olabilecek. Türkiye'de şu anda ulusal yayın yapan 24 televizyon bulunuyor. Getirilen düzenlemeyle en fazla altı kuruluşta yabancı payı yüzde 50'yi aşabilecek. Yasaya göre RTÜK satılacak medya kuruluşlarıyla ilgili TMSF'nin bildirimi üzerine, gerekli bilgi ve belgelerin tamamlanmasını müteakip bir ay içinde onay sürecini tamamlamak zorunda olacak.
TMSF tarafından cebri icra yoluyla gerçekleştirilen satışlarda ihale iptal edilmiş olsa dahi, alıcısına teslim edilmiş malın iadesi olmayacak. Ancak, iptal davasını kazananlar, ihale bedeli ile sınırlı olmak kaydıyla tazminat davası açabilecek.