'Yaratıcılık'ta Anadolu öne çıktı

'Yaratıcılık'ta Anadolu öne çıktı
'Yaratıcılık'ta Anadolu öne çıktı

Erzurum?da kişi başına akademik yayın sayısı Türkiye ortalamasının yaklaşık üç katı düzeyinde bulunuyor.

Yaratıcı Sermaye Endeksi'nde Eskişehir, Erzurum gibi Anadolu şehirleri ön plana çıkarken, Elazığ da üst sıralarda yer almayı başardı. İstanbul ise raporun bir diğer altbaşlığı olan İnsani Sermaye Endeksi'nde ancak 11. sırada yer bulabildi
Haber: MURAT ÖĞÜTÇEN / Arşivi

İSTANBUL - Yaratıcı Sermaye Endeksi’ne Anadolu şehirleri ağırlığını koydu. Endeksin üst sıralarında yer alan Eskişehir, Erzurum gibi iller dikkat çekti. Galatasaray Üniversitesi ve EDAM Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Arda ile Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi Alpay Filiztekin’in liderliğinde gerçekleştirilen ve Ekonomi ve Dış Politikalar Araştırma Merkezi (EDAM) ile Deloitte’un ortak yayınladığı ‘Türkiye için bir Rekabet Endeksi’ raporunun ‘Yaratıcı Sermaye endeksi’ altbaşlığında Anadolu hakimiyeti yaşanıyor. EDAM’ın raporunda, Erzurum ve Elazığ gibi doğuda yer alan ve diğer endekslerde daha aşağı sıralarda yer alan illerin de ‘Yaratıcı sermaye endeksi’ kategorisinde üst sıralara yükselmiş olduğu belirtiliyor.
Bunun nedeni olaraksa bu illerdeki üniversitelerin yaratıcı sermayeye yaptıkları katkı gösteriliyor. Örneğin Erzurum ’da kişi başına akademik yayın sayısı Türkiye ortalamasının yaklaşık üç katı düzeyinde bulunuyor. Benzer bir durum Elazığ açısından da geçerli durumda. Bu ilde kişi başına akademik yayın sayısıysa Türkiye ortalamasının yaklaşık beş katı seviyesinde yer alıyor.
Yaratıcı Sermaye Endeksi’nde Ankara, İstanbul, Eskişehir ve Erzurum’un ilk dört sırayı paylaştığı belirtiliyor.  

Sosyal çevre önemli

Raporda, illerin genel endeks ile alt endeksler arasında belirgin farklılıklar görüldüğü ifade ediliyor. Bunun en bariz örneğini Erzurum oluşturduğu belirtiliyor. Erzurum, fiziki altyapı endeksinde 71. sırada bulunurken, yaratacılık alt endeksinde dördüncü sıraya kadar yükselmiş durumda. Gaziantep ise Fiziki Altyapı alt endeksine göre 13. sırada bulunurken, İnsan sermayesi alt endeksi’nde 67. sırada yer alıyor. EDAM’ın raporunda, ‘Yaratıcı sınıf’ kavramına da değiniyor. Toronto Üniversitesi öğretim üyelerinden Richard Florida  ‘yaratıcı sınıf ’ kavramını öne sürerken, kimi şehirlerin sahip oldukları sosyal ortamın yüksek eğitimli ve yaratıcı insanları bir araya getirmesi sayesinde öne çıktığına işaret ediyor. Araştırma, ilginç verilerde ortaya koyuyor. Buna göre, İstanbul insan sermayesi açısından liste de ancak on birinci sırada yer alıyor.
Raporda, İstanbul’da öğrenci-öğretmen oranları açısından bakıldığında doğudaki iller düzeyinde bulunduğu belirtiliyor. Örneğin, ortaöğretimde öğretmen başına 19’un üzerinde öğrenci düşerken, bu oran ilköğretim seviyesinde 34’e kadar yükseliyor. Buna karşılık, İstanbul ortalama okulda geçirilen süre açısından bakıldığında üçüncü sırada yer alıyor. Diğer ilginç bir gözlemin de Gaziantep’in insan sermayesi endeksindeki değerinin beklenenden düşük olduğu belirtiliyor. Gaziantep’te de, İstanbul’a benzer şekilde, öğrenci-öğretmen oranları ülke ortalamasının oldukça altında bulunuyor. 

‘Yüksek işsizliğe dikkat!’

Raporda yüksek işsizlik oranının Türkiye’nin ortalama büyümesi üzerinde olumsuz etki yapabileceği vurgulanıyor. Raporda, son yıllarda Türkiye’de yaşanan hızlı büyümeye rağmen, gözlemlenen yüksek işsizlik oranlarının, büyümenin sürdürelebilirliği konusunda şüpheler uyandırmakta ve ‘işsiz büyüme’ olarak adlandırılan olgunun Türkiye’nin de sorunu hale geldiği izlenimi yaratmaktadır görüşüne yer veriliyor. Araştırma, Türkiye’nin insan sermayesi açısından bakıldığında doğu ile batı arasında büyük farklılıklar olduğu vurgulanıyor. Endeks değerleri beş gruba ayrılarak ve her bir grup ayrı bir renk ile gösterildiğinde ortaya çıkan haritada, Trakya’dan başlayan ve Ankara’yı da içine alan bir kuşak en üst yüzde 20’lik dilimi oluşturuyor. Aynı rapora göre Türkiye’nin en rekabetçi ve en yaratıcı ili ise sanılanın aksine İstanbul değil Ankara çıktı.
Ankara’nın daha rekabetçi olmasının nedeni, İstanbul’dan daha başarılı istatistiklere sahip olmasına bağlandı.  Raporun önsözünü yazan devlet eski bakanı Kemal Derviş, günümüz ekonomilerinde refah artışının verimlilik artışından kaynaklandığını belirtti.