Yazık bu millete


Büyütmek için tıklayınız

DİE dün açıkladı
DİE verilerine göre Türkiye'de 15 ve daha yukarı yaştaki nüfus 50 milyon 364 bin kişi. Bunun 20 milyon 815 bini çalışıyor. İstihdam edilen nüfusun 10 milyon 636 bini SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı'na bağlı.
'Aile işçisi' sorunu
10 milyon 179 bin kişi, bir sosyal güvenlik kuruluşuyla ilişkili değil. Bunun 3 milyon 241 bini ücretsiz aile işçisi niteliğinde. Yasalara rağmen, tam 6 milyon 934 bin kişi SSK ya da Bağ-Kur'a kayıtlı olmaksızın çalışıyor.
'Kayıtta yük fazla'
Devletin kaçak istihdamdan yıllık prim-vergi kaybı 19 milyar 497 milyon YTL. Resmi istihdamda kesintilerin yüksekliği, kayıt dışının ana etkeni. Kesintilerden yüzde 30'luk bir indirim, kayıtlı çalışmayı teşvik edebilir.


ANKARA - Kayıt dışı çalışmanın Türkiye'de sosyal güvenlik sistemi ve ekonomi üzerindeki yükü her geçen gün inanılmaz boyutlara ulaşıyor. Türkiye'de her geçen gün artan kayıt dışı çalışmanın, devleti sadece istihdam üzerinden alamadığı vergi ve sigorta primleri nedeniyle yıllık 19.5 milyar YTL (19.5 katrilyon lira) kayba uğrattığı belirlendi.
DİE'nin dün açıkladığı verilere göre Türkiye'de 15 ve daha yukarı yaştaki nüfus 50 milyon 364 bin kişi. Bu nüfusun 20 milyon 815 bini çalışıyor. Çalışan nüfusun sadece 10 milyon 636 bini SSK, Bağ Kur ve Emekli Sandığı'na kayıtlı bulunuyor. Kalan 10 milyon 179 bin kişi ise herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna kayıtlı değil. Bunların 3 milyon 241 bini ücretsiz aile işçisi olarak çalıştığı için herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna kaydolma zorunluluğu bulunmuyor. Ancak geriye kalan 6 milyon 934 bin kişinin ise yasalar gereğince SSK ya da Bağ-Kur'a kayıtlı olmaları gerekiyor. Yani 6 milyon 934 bin kişi kayıt dışında çalışıyor.
Aile işçileri dışındaki kayıt dışı çalışanlardan ücretli ve yevmiyeli olan 3 milyon 225 binini SSK, işveren ve kendi hesabına çalışan 3 milyon 709 bini de BağKur'a kayıtlı olmadığı için devlet yılda 19 milyar 497 milyon 604 bin YTL'lik prim ve vergi kaybına uğruyor.
Kayıt dışı neden yaygın?
Türkiye'de kayıt dışılığın yaygın olmasının en önemli nedeni istihdam üzerindeki yüklerin ağırlığı. 488.7 YTL'lik asgari ücretten SSK primi, işsizlik sigortası primi, gelir ve damga vergisi olarak toplam 138.55 YTL kesiliyor. Bu durumda asgari ücretli işçinin cebine net 350.15 YTL giriyor. Ancak, iş bununla bitmiyor. Bu kez işveren elini cebine atıyor. Yüzde 19.5 SSK işveren payı, yüzde 2 işsizlik sigortası işveren payı ödüyor. Asgari ücret için işverenin ödediği miktar 105.07 YTL. Bu durumda işçinin cebine giren hâlâ net 350.15 YTL olmaya devam ederken, işverene maliyet 593.77 YTL'ye ulaşıyor. 1000 YTL brüt ücrette ise toplam işveren katkısı 215 YTL oluyor. Çalışanın eline 716.50 YTL geçerken, işverene maliyeti ise 1215 YTL'ye ulaşıyor.
Böylece de kayıt altına girmemek hem işverenin, hem de kayıt dışına girmediği için açıktan birkaç kuruş alan çalışanın işine geliyor. İstihdam üzerindeki bu yükün yarıya indirilmesi durumunda bugün kayıt dışı çalışanların büyük kısmının kayda girdiğini görmek şaşırtıcı olmayacak ve çok sayıda kişi sosyal güvenliğe kavuşacak. Yükün yüzde 30 azaltılması durumunda ise belki kayıt dışına giriş ilk alternatifteki kadar hızlı olmayacak ama durum bugünkünden çok daha iyi olacak.
Vergi kaybı büyük
SSK'ya kayıtlı olarak çalışması gereken ancak kayıt dışı çalışanların sayısını ve asgari ücret üzerinden ödenen SSK ve İşsizlik Sigortası Fonu işçi ve işveren primleri ile gelir vergisi tutarlarını dikkate alarak yapılan hesaplamaya göre, kayıt dışındaki her bir çalışan nedeniyle devlet ayda 738.4 YTL'lik prim ve vergiden yoksun kalıyor. Söz konusu kayıp kişi başına yıllık 8 bin 861.2 YTL'yi buluyor.
Bağ-Kur'a kaydolması gerekenler için de en düşük basamaktan Bağ-Kur primi ve asgari ücretlinin ödediği düzeyde gelir vergisi ödemesi gerektiği varsayılarak yapılan hesaplama, kayıt dışı bir işveren ya da kendi hesabına çalışan başına devletin aylık prim ve vergi kaybı toplamının 839.1 YTL, yıllık 10.7 bin YTL olduğu saptandı. Halen SSK'ya kayıtlı asgari ücretli için devlet, aylık 163.72 YTL sigorta primi, 14.66 YTL işsizlik sigortası primi ve 65.24 YTL de gelir ve damga vergisi alıyor. En düşük basamaktaki Bağ-Kur'ludan ise aylık 161 YTL prim alınıyor.
Söz konusu prim ve vergi oranlarını dikkate alarak yapılan hesaplamaya göre, SSK'nın kayıt dışı çalışma nedeniyle aylık prim kaybı toplam 528 milyon YTL düzeyinde bulunuyor. SSK'nın kayıt dışı çalışanlar dolayısıyla yıllık prim kaybı ise 6.3 milyar YTL'ye çıkıyor.
İşveren ve kendi hesabına çalışanların kayıt dışı çalışması dolayısıyla Bağ-Kur'un prim kaybı aylık 597.1 milyon YTL, yıllık da 7.2 milyar YTL'ye ulaşıyor. SSK ve BağKur'un aylık prim kaybı toplam 1 milyar 125 milyon YTL, yıllık 13.5 milyar YTL. SSK'lılar için ödenmesi gereken yıllık 567.4 milyon YTL'lik işsizlik sigortası primi de dahil edildiğinde devletin bir yılda uğradığı toplam prim kaybı 14.7 milyar YTL olarak hesaplanıyor.
Maliye'nin asgari ücretten vergi alabileceği varsayımıyla yapılan hesaplamaya göre kayıt dışı çalışma dolayısıyla devletin aylık gelir ve damga vergisi kaybı 452.4 milyar YTL, yıllık da 5.4 milyar YTL'ye ulaşıyor. SSK, Bağ-Kur ve İşsizlik Sigortası Fonu'nun prim ve Maliye'nin toplam vergi kaybı aylık 1.6 milyar YTL'yi buluyor. Söz konusu rakam yıllık bazda da 19 milyar 497 milyon 604 bin YTL.
(Radikal, anka)