'Yeni vergi salın' önerisi

Türkiye, vergi oranları konusunda dünya liginde en üst sıralarda yer alırken, Başbakanlık, daha etkin bir yerel gelir yapılanması için belediyelere 'vatandaşa yeni vergi salın' önerisinde bulundu.
Haber: NAZİF İFLAZOĞLU / Arşivi

ANKARA - Türkiye, vergi oranları konusunda dünya liginde en üst sıralarda yer alırken, Başbakanlık, daha etkin bir yerel gelir yapılanması için belediyelere 'vatandaşa yeni vergi salın' önerisinde bulundu. Bu öneri kapsamında belediyelerin, konaklama ve motorlu taşıtlardan vergi alınması gibi, yeni yerel vergileri uygulamaya koyabilecekleri belirtildi.
Başbakanlık kamu yönetiminde yeniden yapılanma kapsamında 'Türkiye'de yönetimler arası mali ilişkilerdeki sorunlar ve çözüm önerileri' başlıklı bir rapor hazırladı. Raporda, yerel yönetimlerin, vergi, harç, katılma payı, belediye malları gelirleri, kurum ve teşebbüs hasılatı gibi birincil nitelikteki öz gelirlerinin yetersiz olduğu, bu nedenle günün koşul ve gereksinimine uygun alarak yeniden düzenlenmesi gerektiğine dikkat çekildi.
Başbakanlık raporunda, bunu sağlamak ve daha etkin yerel gelir yapılanması oluşturmak için şu temel önerilerde bulunuldu:
Konaklama, motorlu taşıtlar vergisi salınmalı: Vergilendirmede fayda ilkesinin geçerli olabileceği en elverişli birimler yerel yönetimlerdir. Fayda ilkesi sunulan hizmet ile elde edilen fayda arasındaki ilişkiyi kurmakta, bu da hizmetlere etkinlik, şeffaflık ve hesap verilebilirlik fonksiyonununa işlerlik getirmektedir. Yeni yerel vergilerin salınması, konaklama ve motorlu taşıtlar vergileri gibi, olumlu bir adım olacaktır.
Belediyeler vergi oranını belirlemeli: Yerel yönetimlere vergi, harç gibi gelirleri üzerinde belirli sınırlar içinde değişiklik yapabilme yetkisi tanınması gerekmektedir. Yerel yönetimler alt ve üst sınırlar içinde kendi vergi oranlarını belirleyebilmelidir. Bunu sağlamak üzere Anayasa'nın 'Vergi ödevi' ile ilgili 73'üncü maddesinde buna imkân verecek düzenleme yapılmalıdır.
Mevcut vergiler güncelleştirilmeli: Belediye Gelirleri Kanunu'nda yer alan vergi ve harçlar yeniden gözden geçirilmelidir. Bu aşamada gereksiz görülen gelirler çıkarılmalı, gerekli görüldüğü takdirde yeni vergi konulmalı ve mevcut olanlar güncelleştirilmelidir. Haberleşme ile Elektrik ve Havagazı Tüketim Vergisi'nin konusu genişletilmelidir.
Vergiler 'ad valorem' matraha tabi olmalı: Türkiye'de yerel yönetim vergi ve harçları spesifik matraha tabidir. Bu durum da yerel yönetimlerin gelirlerini olumsuz yönde etkilemektedir. Spesifik vergileme fiyat hareketlerini takip edememe ve mallar arasında kalite farklarını göz ardı etme gibi sakıncalar taşımaktadır. Bu nedenle vergiler mümkün olduğunca 'ad valorem' matraha sahip olmalıdır. Spesifik matrahlar ve maktu miktarlar söz konusu olduğunda (yeniden değerleme oranı, TEFE, TÜFE gibi) otomatik güncelleşmeyi sağlayacak mekanizmalar kurulmalı, bunun için yasal düzenleme de yapılmalıdır.
Gelir yapısı sadeleşmeli: Yerel yönetimlerin, çok sayıda ama etkin olmayan bir gelir yapısından kaçınmaları gerekmektedir. Bunun yerine az sayıda, hem yerel yöneticiler hem de mükellefler açısından, yönetimi basit, etkin ve randımanlı bir gelir yapısına sahip olmalıdır. Mali işlerle ilgili personel düzenli bir eğitim programına tabi tutulmalıdır.
Etkin tahsilat ödüllendirilmeli: Türkiye'de uygulanan doğrudan transfer sistemi yerel yönetimleri öz gelirlerini tahsil etme konusunda tembelliğe iten bir yapıya sahiptir. 'Vergi kapasitesi' ve 'performansın' transfer formülünün parçası haline getirilmesi halinde öz gelirlerini etkin bir şekilde tahsil eden yerel yönetimler ödüllendirilecek, bu durumda yerel yönetimleri daha fazla öz gelirlerini tahsil etmeye yöneltecek. Bu da yerel kaynaklarda hareketlenme yaratacaktır.