Yerli Davos'ta AB-Türkiye tartışıldı

Dünya Ekonomik Forumu'nun bu yıl Davos dışında Avrupa'da düzenlediği tek toplantısı İstanbul'da yapılıyor. İstanbul zirvesine gösterilen yoğun ilgi nedeniyle daha önce 250 olarak planlanan katılımcı sayısı 400'e yaklaştı.
Haber: SATFİYE YUVA / Arşivi

İSTANBUL - Dünya Ekonomik Forumu'nun bu yıl Davos dışında Avrupa'da düzenlediği tek toplantısı İstanbul'da yapılıyor. İstanbul zirvesine gösterilen yoğun ilgi nedeniyle daha önce 250 olarak planlanan katılımcı sayısı 400'e yaklaştı. Ancak buna rağmen yoğun ilgi nedeniyle kayıtlar üç hafta önce durduruldu.
Erdoğan'ın açılış konuşmasıyla başlayan Dünya Ekonomik Forumu Türkiye Zirvesi, bugün akşam sona erecek. Dört ana başlık altında düzenlenen toplantılarda Türkiye'nin jeopolitik rolü, AB müzakereleri, Türkiye'nin rekabet gücü ve kültürlerarası diyalog konuları, forumun Türkiye zirvesinin ana başlıklarını oluşturuyor.
Toplantıların ana hatlarını çizen forumun eylem çerçevesinde, Türkiye'nin jeopolitik rolü başlığı altında, Türkiye'nin bölgesinde bir istikrar modeli olduğu belirtilerek, bölgesel gerginlikleri azaltmada aktif bir rol oynayabilecek pozisyonda olduğu vurgulanıyor. Bu kapsamda, Türkiye'nin soğuk savaş döneminde olduğu gibi NATO içindeki rolünü ve dünyanın çeşitli bölgelerinde BM gücü çerçevesindeki görevleri devam ettirmesi gerektiği ifade ediliyor. Türkiye'nin ayrıca, enerji konusundaki politikalarını Avrupa ülkeleriyle birlikte aynı çizgide yürüterek güvenilir bir enerji ortağı olabileceği belirtiliyor.
AB müzakereleri konusunda, Avrupa'nın Türkiye'nin risk azaltıcı rolünü göz önünde bulundurması gerektiği kaydedilerek Türkiye'nin de Avrupalılaşmanın karşılıklı çıkara dayalı olumlu bir süreç olduğu konusunda anlayış değişikliğine gitmesi tavsiye ediliyor. Türkiye'nin rekabet gücü başlığındaysa, Türkiye'nin ekonomik reformları sürdürmesi liberalizm ve güvenilirlik konularında bir marka olarak konumlandırılması ile kadınlara daha fazla fırsat sağlanması zorunluluğuna yer veriliyor. Kültürlerarası diyalog başlığı da, Türkiye'de sergilenen laik demokrasi ile İslam'ın birbirini tamamlayıcı özelliğinin diğer Müslüman ülkelere de örnek teşkil etmesi ve bunun da Müslüman toplumlarla Batı arasında diyalog platformu yaratması gerekliliğini belirtiyor.
'Aileye mutlaka gireceksiniz'
Litvanya Devlet Başkanı Valdas Adamkus da Türkiye'nin Avrupa'nın enerji güvenliği açısından çok önemli olduğunu vurgulayarak, "Acaba Türkiye'nin hem Avrupa'da, Asya'da yerleşik olması bir avantaj mı, yoksa AB'ye giden yolda bir engel midir?" diye sordu. Adamkus, Avrupa'nın Türkiye'ye ihtiyacı bulunduğunu dile getirerek, Litvanya deneyimine değindi. Adamkus, "Türkiye söz konusu olduğunda herhangi bir çifte standart yok. Benim görüşüme göre, başarılı bir başlangıcın emareleri ortada. Türkiye'nin çalışmalarına devam etmesini şiddetle destekliyoruz. Eminiz ki AB, bir gün mutlaka ve mutlaka Türkiye'yi ailesine alacaktır. Türkiye sürecinde baştayız. Türkiye açık ve net şekilde istisna istemediklerini ifade etti Türkiye bunu yapmaya hazırlıklı ve bunun bilincinde. Türkiye'deki halka da bu mesajın verilmesi lazım."
Doğan: AB adaleti sorgulanıyor
Hanzade Doğan, "Avrupa Birliği'nin nereye gitmek istediğini anlatması lazım" dedi.

Dünya Ekonomik Forumu'nun açılış oturumunda konuşan Doğan Gazetecilik AŞ İcra Kurulu Başkanı Hanzade Doğan, Türkiye'de kamuoyunun Avrupa Birliği'ne (AB) desteğinin altı yıl içinde yüzde 70'lerden yüzde 30'a düştüğünü söyledi. Doğan bunun en önemli sebebinin Kıbrıs meselesi olduğuna dikkat çekerek, "Biz AB tarafından da güçlü bir şekilde savunulan meşhur Annan Planı'nı kabul ettik. Rum kesimi etmedi. Ama sonuçta ne oldu? Biz cezalandırıldık, onlar ödüllendirildi" dedi.
Türkiye'nin Annan Planı'nı kabul ederek üzerine düşen görevi yaptığını dile getiren Doğan, "Kıbrıs meselesinde bazı şeyleri kabule zorlanmamız kamuoyunda AB adaletinin sorgulanmasına neden oluyor. Türk halkı AB'ye olan inancını kaybediyor" diye konuştu. AB'ye aday ülkelerde müzakere sürecinde kamuoyu desteğinin düşmesinin normal olduğunu söyleyen Doğan, şunları dile getirdi: "Kamuoyu desteği azalır ama Türkiye'nin en önemli müzakereleri başlamadan desteğin bu kadar azalması önemli bir gösterge. Destek bu kadar düştükten sonra bir şeyler yapmak zor. AB'nin birtakım şeyleri anlatması lazım. Asıl mesele şu: AB nereye gitmek istiyor. İçe dönük bir istikrar adası mı olacak, yoksa dışa dönük bir küresel oyuncu mu olacak?" Türkiye'nin AB üyeliği meselesinin sadece Kıbrıs, göç, ekonomik büyüme ve genç nüfusun sağlayacağı faydalarla ilgili olmadığını belirten Doğan, "Türkiye'nin pozisyonu tüm bu meseleri aşacak düzeyde" diye konuştu. Doğan, Fransa'da parlamentonun kabul ettiği sözde Ermeni yasasının da Ermeni meselesiyle ilgili durumu daha da kötüleştirdiğini söyledi.
"Neden dünyanın küresel olaylara hâkim bir AB'ye ihtiyacı var" sorusunu da soran Doğan, "Benim cevabım barışçıl biçimde beraber yaşama bilinci oluşturulmalı" ifadesini kullandı.
'Müzakerelerin sürmesini istiyoruz'
AB Mali İşlerden Sorumlu Üyesi Almunia, "İleri yönde adımlar atılıyor" dedi.

Avrupa Komisyonu Ekonomik ve Mali İşlerden Sorumlu Üyesi Joaquin Almunia, Türkiye'nin AB süreciyle ilgili olarak, "Reform süreci belki son dönemde biraz yavaşlamış olabilir ama yine de ileri yönde adımlar atılıyor" dedi. Dünya Ekonomik Forumu'nda konuşan Almunia, AB İlerleme Raporu ile, Türkiye müzakere süreci ve AB'nin bir sonraki genişlemesi hakkındaki görüşlerini yayımladıklarını belirterek, "Durum şu; aslında son derece olumlu bir noktadayız. Türkiye'de gerçekleştirilen reformlar son derece önemli ilerleme kaydetti. Reformlar sürüyor" dedi. Almunia, Türkiye'nin kaçınılmaz olarak Avrupalılar için geleceğin önemli unsurlarından birini oluşturacağını da dile getirdi. Müzakere sürecinin devam etmesini istediklerini ifade eden Joaquin Almunia, bu sürecin ne kadar olduğunu gayet iyi bildiğini söyledi.
Schwab: Bölgenin istikrar simgesi
Dünya Ekonomik Forumu Başkanı Claus Schwab, Türkiye'nin geleceğinden herkesin ümitli olduğunu söyledi. Schwab, Türkiye'nin Brezilya, Rusya, Çin ve Hindistan gibi yatırım açısından cazip bir ülke olduğunu ifade eden Schwab, ayrıca Türkiye'nin büyük bir ekonomik ve siyasi potansiyele sahip olduğunu vurguladı. Schwab, Türkiye'nin geleceğini görebilmek ve anlayabilmek için Türkiye'de olduklarını, vurguladı. Schwab, "Bu bölge istikrarsızlıkla anılırken, Türkiye giderek istikrarıyla anılır hale geliyor. Türkiye'deki yatırımların gelişmesi, bu ülkeye gösterilen güvenin bir göstergesi" diye konuştu.
'Hitabet ve yaklaşım önemli'
Şahenk: Birliktelik yararlı.

Doğuş Holding Başkanı Ferit Şahenk, Davos toplantılarını yıllar boyunca başka ülkelerde izleyen biri olarak bir hayalin Türkiye'de gerçekleştiğini görmenin mutluluk verici olduğunu ifade etti. Şahenk, AB'nin Türkiye'ye hitabet ve yaklaşım tarzının tartışılması gerektiğini belirterek, birlikteliğin getireceği faydaların açık olduğunu, her iki tarafın birbirini daha iyi anlamasının önem taşıdığını söyledi.
Güler Sabancı: Fırsatlar ülkesiyiz
Kent ve Sabancı Türkiye'nin gerçekleştirdiği yapısal reformlar ve istikrar ortamını anlattı.

Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı Türkiye'nin 2001 krizinden sonra makroekonomi ve yapısal reformlar alanında çok büyük başarılar sağladığını, sıranın biraz daha mikro konulara geldiğini ifade etti. Sabancı, "Bu iki günlük toplantının ardından, Türkiye bir fırsatlar ülkesidir diyebiliriz" diye konuştu. Sabancı, Türkiye'nin AB sürecindeki imajının önemini vurgulayarak sadece AB'deki yetkililer değil, sıradan, sokaktaki insanların da Türkiye'yi anlamasının sağlanması gerektiğini, bunun da iletişimle sağlanabileceğini söyledi. Sabancı, Türkiye-Avrupa ilişkileri konusunda da "Türkiye'nin Avrupa için önemi çok fazla. Ne Avrupa Türkiye'siz, ne Türkiye Avrupa'sız yapamaz. Ama uzun bir süreç, moral bozmayacağız, çalışacağız" dedi.
Muhtar Kent: Türkiye küresel örnek
Coca-Cola International Başkanı Muhtar Kent ise, Türkiye'nin bölgedeki istikrarsızlığa rağmen güçlü ve istikrarlı bir ülke konumuna geldiğini ifade etti. Türkiye'nin farklı kültürler arasında bir köprü konumuyla Türkiye'nin küresel bir örnek oluşturduğunu belirten Kent, bu durumun AB mozaiği içerisinde de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Zirveye katılanlar
Çırağan Sarayı'nda 400 kişilik katılımla gerçekleştirilen toplantıda Başbakan Erdoğan'ın konuşmasından sonra Ferit Şahenk, Claus Schwab, Valdas Adamkus, Prof. Victor Halberstadt, Ali Babacan ve Hanzade Doğan söz aldı.

Zirveye Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte 13 bakan iştirak ediyor. Toplantıya yurtdışından da 20'ye yakın cumhurbaşkanı, başbakan ve başbakan yardımcısı katılıyor. Litvanya Devlet Başkanı Valdas Adamkus, İran Devlet Başkanı Yardımcısı Parviz Davudi, Mısır Başbakanı Ahmed Mahmud Nazif, Gürcistan Başbakanı Zurab Nogaideli, Katar Başbakanı Abdullah Bin Halife El Tani ve Romanya Başbakan Yardımcısı Bogdan Pascu da katılımcılar arasında yer alıyor. AB komisyonu ekonomik ve parasal işlerden sorumlu üyesi Joaquin Almunia ile IMF Türkiye Temsilcisi Hugh Bredenkamp'ın da yer aldığı toplantılarda, Coca-Cola International Başkanı Muhtar Kent, Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, Goldman Sachs Başkanı Peter Sutherland, Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, Doğan Gazetecilik İcra Kurulu Başkanı Hanzade Doğan, Koç Holding İş Geliştirme Grubu Başkanı Ali Koç, Merrill Lynch Başkan Yardımcısı Richard Mccormack gibi isimler katılıyor.