Yeşil dolandırıcılık

Çalışmalar tamamlandı
TBMM Araştırma Komisyonu 'yeşil sermaye'yle ilgili çalışmalarını tamamlayarak raporunu hazırladı. Raporda "İslami holdinglerin kâr vaadiyle halktan topladıkları para yaklaşık 5 milyar avro. Para toplama sürecinde hukuk çiğnendi" tespiti yapıldı.
'Soruşturma açılsın'
"Şirket sorumlularının nitelikli dolandırıcılık denilebilecek ilişkiler içine girdiklerine ilişkin ciddi şüpheler uyanmıştır" diyen komisyon, raporun bir örneğini soruşturma açılması için Adalet Bakanlığı'na gönderdi.
Haber: ZİHNİ ERDEM / Arşivi

ANKARA - İslami sermayeyi araştırmak üzere görevlendirilen TBMM Araştırma Komisyonu, islami holdinglerin yüksek kâr vaadiyle halktan topladıkları kesin para miktarının tespit edilemediğini, ancak ifadelere göre 5 milyar avro civarında olduğunun tahmin edildiğini açıkladı. İslami holdinglerin para toplama sürecinde geniş kuralsızlık ve hukuka aykırılık hâkim olduğuna dikkat çeken komisyon, "Bu nedenlerle, bu sürece dahil olan tüm şirket sorumlulularının 'nitelikli dolandırıcılık' olarak tanımlanabilacek ilişkiler içine dahi girdiklerine ilişkin çok ciddi şüphe uyanmıştır" denildi. Komisyon, soruşturma açılması amacıyla raporun bir örneğinin Adalet Bakanlığı'na gönderilmesini kararlaştırdı.
Komisyon, çalışmalarını tamamlayarak raporlaştırdı. Beklentilerin aksine Sermaye Piyasası Kurulu'na (SPK) sorumluluk yüklemeyen raporunun 'Sonuç ve Öneriler' bölümü şöyle:
Soruşturma başlatılması: Araştırmaya konu olan izinsiz halka arz sürecine, genelinde geniş bir kuralsızlık, hukuka aykırılık ortamı hâkim olduğu görülmektedir. Bu nedenle, bu sürece dahil olan tüm şirket sorumlulularının nitelikli dolandırıcılık olarak tanımlanabilecek illişkiler içine dahi girdiklerine ilişkin çok ciddi şüpheler uyandırmıştır. Bu kapsamda, ilgili Cumhuriyet Başsavcılıklarınca gereğinin takdir ve ifası için Adalet Bakanlığına raporun bir örneği gönderilmelidir.
Kamu kuruluşları tarafından araştırma yapılması: Dışişleri Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ve SPK'nın ortak katkılarıyla para toplanma sürecinde; hassasiyetlerin istismar edilerek ve yüksek getiri beklentisi yaratılarak, yurttaşların güveninin kötüye kullanılması fiiline iştirak edenler hakkında kapsamlı araştırma yapılması temin edilmeli.
Faaliyetsiz şirket tasfiyesi: Kanuni yükümlülüklerini yerine getiremeyen ve faaliyetini sürdüremeyen şirket tasfiyesini kolaylaştırıcı düzenlemeler yapılmalı.
Kendi hisselerini alabilsinler: Yürürlükteki mevzuata göre, bir şirketin kendi hisse senedini ortaklarından geri alması mümkün değil. Holdinglere yatırdıkları paralarını çekmek isteyenlere ödeme yapılabilmesi için şirketlere, vatandaşların elindeki hisseleri satın alabilme hakkı verilmeli.
Etkin denetim: Gelişmelerin tekrarlanmaması ve daha fazla mağduriyete sebep olunmaması için başta SPK ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Mali suçlar Araştırma Kurulu, Dışişleri Bakanlığı, Hazine Müşteşarlığı, Gümrük Müşteşarlığı olmak üzere kurumları daha etkin yapmalı.
Vatandaş bilgisiz
Yurtdışındaki ve içindeki vatandaşlarımızın dilekçelerinde ve sözlü olarak açıklamalarında dile getirdikleri en önemli konu yatırdıkları paraların ve kâr paylarının kendilerine ödenmesidir. Ancak, vatandaşlarımızın holdingilere ortak oldukları, bir ortağın da şirketteki parasını istediğinde geri alamayacağı, ortaklık hakları, şirketin işleyişi vb. konularda yeterli bilgiye sahip olmadıkları görülmüştür. Yatırımcıların korunması, özellikle yurtdışındakı tasarrufların güvenli bir şekilde yurdumuza yönlendirilmesi amacıyla tasarruf sahiplerinin bilgilendirilmesine önem verilmelidir.
KOBİ borsaları kurulsun: Parasını bu holdinglerden çekmek isteyen vatandaşların hisse alım satımını sağlamak üzere KOBİ borsası kurulmalı.