Yılmaz, başkan yardımcılığı için önerdiği ilk ismi geri çekti

Merkez Bankası'nda özerkliğini zedeleyen bir süreç olarak değerlendirilen başkan atama süreci, başkan yardımcısı ve para politikası kurul üyesi atamasında da tekrarlanıyor.
Haber: HANİFE ŞENYÜZ / Arşivi

ANKARA - Merkez Bankası'nda özerkliğini zedeleyen bir süreç olarak değerlendirilen başkan atama süreci, başkan yardımcısı ve para politikası kurul üyesi atamasında da tekrarlanıyor. Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, Başmüzakereci ve Devlet Bakanı Ali Babacan'ın onayını alamadığı için ilk önerdiği ismi geri çekti. Bu durum, 'bağımsızlıktan taviz' ve bankanın 'siyaseten kuşatılması' olarak yorumlanıyor.
Merkez Bankası'nda Süreyya Serdengeçti'nin görev süresinin sona ermesiyle başlayan ve Merkez Bankası'nın kredibilitesini olumsuz etkileyen atama sürecinden ders alınmadı.
Özçay'ın adı geri çevrildi
Merkez Bankası Kanunu'nda açıkça yazılı olmasına karşın hükümet, başkan yardımcısı ve para politikası kurulu üyeliği için atamada Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz'a kendi istediği isimleri kabul ettirmek istiyor. Oysa, Merkez Bankası Kanunu söz konusu isimlerin 'müşterek' kararla atanmasını hükme bağlıyor.
Şükrü Binay'ın haziran sonunda emekliye ayrılmasıyla boşalan başkan yardımcılığı için Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz hükümete, bankanın New York temsilcisi eski Para Piyasaları Genel Müdürü Akil Özçay'ın ismini götürdü. Ancak, bu isim kabul görmedi ve Yılmaz'a listesini genişletmesi istendi. Söz konusu listeye daha sonra Yılmaz'ın, Hazine Kontrolörler Kurulu Başkanı Hikmet Esen'i de eklediği, ancak bu ismin de banka dışı olması nedeniyle Devlet Bakanı Ali Babacan tarafından geri çevrildiği öğrenildi.
Yılmaz, ilk tavizini verdi
Durmuş Yılmaz, Ali Babacan'la isim üzerinde anlaşamayınca, götürdüğü kararnameyi geri çekerek, siyasetin müdahalesinde ilk tavizini verdi. Daha sonra Banka İdare Meclisi Üyesi Necati Şahin'in ismini başkan yardımcılığına önerdi. Şahin'in kararnamesi konusunda mutabakat sağlandığı ve atama için düğmeye basıldığı ifade ediliyor.
Yılmaz'ın ilk götürdüğü isimde direnmemesi ve önerdiği isimleri geri çekmesi Merkez Bankası'nın zor kazanılan bağımsızlığına vurulan bir darbe olarak değerlendiriliyor. Yılmaz'ın atamalarda söz hakkının alınarak siyasi irade tarafından kuşatıldığı belirtiliyor. Yılmaz'ın Merkez Bankası Başkanı'ndan başka kimsenin söz hakkı olmayan bir atamada hükümete taviz vermesinin bundan sonra da taviz vermesini beraberinde getireceği, aynı sürecin Para Politikası Kurulu üyeliği atamasında da yaşanacağına dikkat çekiliyor.
Koltuk eylülde boşalmıştı
Para Politikası Kurulu üyeliği de Güven Sak'ın görev süresinin sona ermesiyle birlikte eylül ayı başında boşalmıştı. Merkez Bankası'nın siyasi etkiden uzak tutulması amacıyla 2001 yılında yaşanan krizin ardından 25 Nisan 2001'de çıkartılan yasada ilk delik de 'yetki kullanımı'nın hükümet tarafından sınırlandırılmasıyla ortaya çıktı.
Merkez Bankası Başkanlığı görevinden sonra TEPAV İstikrar Enstitüsü Direktörlüğü'ne getirilen Süreyya Serdengeçti, başkanlık atama sürecinin, mayıs-haziran aylarında yaşanan çalkantının sebeplerinin başında geldiğine vurgu yapmıştı. Eski Başkan Serdengeçti, Anadolu'da düzenlenen toplantılarda da atama sürecinde benzer olayların yaşandığına vurgu yaparak, yaşananlardan 'ders alınmadığı'na dikkat çekmişti.
Merkez Bankası Yasası'nın 29'uncu maddesi, başkan yardımcılarının başkanın önerisi üzerine müşterek kararla beş yıl süreyle atanacağını hükme bağlıyor.