Yılmaz: Önemli olan enflasyon

Merkez Bankası Başkanı Yılmaz, temel amaçlarının yüzde 5'lik enflasyon hedefini tutturmak olduğunu belirtti.
Yılmaz, "Fiyat istikrarı hiçbir şeye feda edilemez. Şu an için hedef revizyonu gerekmez" dedi.

İZMİR - Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, enflasyonun yıl sonunda yüzde 5'lik nokta hedefin üzerinde kalacağını söylemenin mümkün olduğunu vurgulayarak, "Bu aşamada önemli nokta etkilerin 2006 yılıyla sınırlı kalmasını sağlamak. 2007 yılı sonuna doğru enflasyonun yeniden hedeflerle uyumlu hale geleceğini söylemek mümkündür" dedi.
Durmuş Yılmaz, İzmir'de Ege Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (ESİAD) düzenlediği toplantıda, 'Para Politikaları' konulu bir konferans verdi. Konferansta bankanın uyguladığı politikaları anlatan başkan Yılmaz, enflasyonun kendileri için en önemli hedef olduğunu ilan etti. Merkez Bankası Başkanı, hiçbir öncelik ve hedef için fiyat istikrarının feda edilemeyeceğinin de altını çizdi.
'Fiyat istikrarı klişe değil'
Fiyat istikrarının bir para politikası 'klişesi' olmadığını; insanların iş ve aş bulabilecekleri, yatırım yapabilecekleri, geleceğe güvenle bakabilecekleri bir ortam yaratma çabası olduğunu vurgulayan Durmuş Yılmaz, şunları söyledi:
"Bu anlamıyla fiyat istikrarı, ekonomi politikaları için sadece bir tercih değil, bir zorunluluktur. Enflasyonun yol açtığı tüm bu zararları herkesin her zaman hafızasının bir yerinde tutması gerekir. Bu yüzden fiyat istikrarı hiçbir öncelik ve hedef için feda edilmeyecek, vazgeçilmeyecek bir amaçtır. Bu amacı doğrultusunda bankamız, politikalarını tamamen bu hedefin gerçekleştirilmesine yönelik olarak, gündelik politikalardan ve siyasetten bağımsız ve orta vadeli bir bakış açısıyla oluşturuyor."
Yılmaz, enflasyonla mücadelede çok önemli aşamalar kat edilmiş olmakla birlikte, fiyat istikrarının henüz sağlanamadığını ve alınacak mesafeler bulunduğunu açıkladı. Son gelişmelerin de bunu teyit ettiğini söyleyen Durmuş Yılmaz, şöyle dedi:
"Enflasyonda ilk çeyrekteki artış beklentiler dahilinde. Ancak enflasyon nisan ve mayısta beklentilerin üzerine çıktı. Mayısta yıllık enflasyon 9.86 oldu ve hedefi aştı. Mayıs ayında döviz kurundaki hareket akaryakıt, altın, gayrimenkul ve dayanıklı tüketime yansıdı. Bu etkilerin haziranda da yüksek olması bekleniyor. Enflasyon geçici olarak yükselecek. Orta vadede ise parasal ve mali disiplinin sürmesiyle düşüşün devamını bekliyoruz. Enflasyonda 2006 hedefi zor ama 2007 ve 2008 hedeflerine ulaşılabilir. İç ve dış şokların, döviz kuru ve faiz üzerindeki bugünküne benzer etkisi, politika ve program uygulamaları kararlılıkla devam ettikçe daha az hissedilecek ve süresi daha kısa olacaktır."
'Gelişmeleri izliyoruz'
Dövizdeki oynaklığa da değinen Yılmaz, bunun yabancıların ağırlıklı olduğu bir hareket olduğunu açıkladı. Dalgalı kurun 'şok emici' işlevini yerine getirdiğini ifade eden Yılmaz, "Bu hareketler belirsizlik unsuru değildir. Risktir. Risklerden korunmak da mümkündür. Vadeli İşlemler Borsası bunun için uygun platformdur" diye konuştu. Merkez Bankası'nın döviz piyasasına iki şekilde müdahale ettiğini söyleyen Yılmaz, "Bunlardan ilki rezerv artırmak için döviz alım ihaleleridir. İhaleler koşullar oluştuğunda yeniden başlayacaktır. Rezerv 60 milyar dolara ulaştı. İkinci şekli ise müdahale. Her müdahalenin koşulları farklıdır. Bir aydır süren kur hareketinde iç ve dış gelişmelerin etkileri öne çıkıyor. Bunu izliyoruz" dedi.
Sıcak paranın en önemli kaleminin ise hisse senedi ve devlet iç borçlanma senetlerinden oluşan portföy yatırımları olduğuna işaret eden Başkan Yılmaz, şunları söyledi: "Son dönemdeki dalgalanmalarla birlikte bir miktar çıkış oldu. Ancak dalgalı kur rejimi ve kuvvetli makroekonomik temeller bu çıkışın olumsuz etkilerini azaltmaktadır."



'Şu an için hedef revizyonu gerekmez'
Durmuş Yılmaz soruları yanıtlarken ekonomik büyüme için istikrarın gerekli olduğunu söyleyerek, "Biz enflasyon hedefini hükümetle birlikte tespit ettik. Şu anda enflasyon hedefinin revize edilmesi söz konusu değil. Mümkün olduğu kadar para politikamızı sürdüreceğiz. Ekonominin normalleşmesini, o nedenle piyasa reaksiyonunun, gelişmiş ülkelerdeki reaksiyon gibi olmasını istiyoruz. Bunun için de kurun üzerindeki baskının azalmasını ve YTL'ye talebin artmasını bekliyoruz. 60 milyar dolar rezervimiz var. Merkez Bankası, faizi artırdıktan sonra döviz piyasasını kontrol etmektedir. Gerekirse müdahale ederiz. Ama zamanı gelince" dedi.
'Otomobil rotaya girsin diye artırdık'
Durmuş Yılmaz, 'Faiz artışı için, 25 Mayıs'tan bu yana neden beklediniz?' sorusuna, "Çünkü piyasada likitide daralması söz konusuydu. Diğer ülkelerdeki merkez bankaları faiz oranlarını yükseltiyordu.
En son Japonya'da böyle bir artışı gözlemledik. Sağlıklı bir karar verebilmek için beklemek durumundaydık" yanıtını verdi. Yılmaz dalgalanma olarak nitelendirilen son dönemdeki gelişmelerin bir 'finansal kriz' olup olmadığına yönelik bir soru üzerine de, "Bu, asla bir kriz değildir. Bizim yaptığımız aldığımız faiz kararıyla rotadan çıkma ihtimali olan arabayı tekrar rotaya sokmak. Buna kriz demek mümkün değil" dedi.
'17.3 milyar dolar sıcak para geldi'
'Program sürdükçe cari açığın risk olma olasılığının azaldığını anlatan Merkez Bankası Başkanı Yılmaz, açığın finansmanında kilit nokta olan sıcak para girişinin nisan itibarıyla 17.3 milyar dolara ulaştığını, doğrudan yabancı yatırımın cari açık finansmanındaki payının hızla arttığını ifade etti.


'AB olmazsa olmaz şartımız'
Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, 'Faizlerin artması ve döviz kurlarının yükselmesinin reel sektör üzerinde etkisi ne olur?' sorusuna, "Bizim görevimiz fiyat istikrarını sağlamaktır. Biz bunu sağlarsak, toplumun tüm kesimine faydası dokunacaktır" yanıtını verdi.
Durmuş Yılmaz, kararlarıyla ilgili hükümet desteği bekleyip beklemedikleri sorusunu da, "Avrupa Birliği ile ilgili çalışmalar sürdürülmeli. Burada atılan adımlar istikrarı sağlamamızda, enflasyonla mücadelemizde çok önemli. Bu, bizim için olmazsa olmaz şartlardandır. Bu konuda taviz verilmemelidir. IMF ile de ilişkiler sıkı bir şekilde sürdürülmeli" diye yanıtladı.
'TMSF döviz satarak Merkez Bankası'nın yapması gereken işi mi yapıyor?' şeklindeki soruyu Durmuş Yılmaz şöyle yanıtladı: "Hayır böyle bir şey yok. TMSF, Merkez Bankası'nın görevini yapmıyor. TMSF, Merkez Bankası için herhangi bir kurumdan farklı değil. Döviz alıp satmakta serbest." Yılmaz, 'Süreyya Serdengeçti gerektiğinde hükümeti uyarıyordu. Siz uyaracak mısınız?' sorusuna da, "Bekleyin ve görün" yanıtını verdi.
'Faizin ekonomiye etkisi 3-9 ay alır'
Ekonominin faizlerin artırılmasından nasıl etkileneceğinin merak edildiğini vurgulayan Merkez Bankası Başkanı, şunları söyledi:
"Faiz kararlarının ekonomiyi etkilemesi zaman alır. Kararların, ekonomik aktivite üzerindeki etkisinin 3-9 ay, enflasyon üzerindeki etkisinin 9-18 ay arası bir dönemde ortaya çıkması söz konusudur. Ancak, aktarım mekanizmasının bir parçası olan ve ekonomimizde oldukça etkin olarak çalışan beklentiler kanalı için bu sürenin çok daha kısa olduğunu söylemek mümkün."