Yoksulluğa TÜSİAD ilgisi

TÜSİAD Başkanı Ömer Sabancı, "Başkanlık Türkiye'ye uymaz" dedi. Mustafa Koç, Yüksek İstişare Kurulu Başkanlığını aldı. Ümit Boyner, yönetime giren
üçüncü kadın oldu. Dernek, 'yoksullukla mücadele'yi tüzüğüne almayı tartışıyor.

İSTANBUL - Patronlar kulübü olarak bilinen TÜSİAD'ın Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Muharrem Kayhan, misyonun ilk bölümünün tamamlandığını söyledi.
Kayhan, "Alkışlanan reformların önemli kısmında TÜSİAD'ın katkısı var. Bugüne kadar makro perspektiften yaklaştığımız olaylara mikro perspektiften bakma zamanı geldi. Yoksulluğun önlenmesi, gelir dağılımının düzenlenmesi gibi konuları tüzüğümüze taşımayı değerlendirmemiz gerekiyor" dedi. TÜSİAD'ın 35'inci Genel Kurulu'nda YİK Başkanlığı görevini Mustafa Koç'a devreden Kayhan, alkışlarla onur başkanlığına seçildi. Konuşmasında, genel kurulun TÜSİAD açısından, ilk kez 10 yıl önce belirgin olarak tarif edilen, uygulamaya konmuş misyonun ilk aşamasının tamamlandığı dönemde yapıldığını vurguladı.
Kayhan, yoksulluğun önlenmesi ve gelir dağılımının düzeltilmesi için gerekli sosyal politikaların, donanımlı yeni neslin yetiştirilmesi için gerekli eğitim politikalarının, sağlık hizmetlerinin geliştirilmesinin, temel insan haklarından gelişmiş insan haklarına geçilmesinin, kadın hakları ve pozitif ayrımcılık, sivil toplumun gelişiminin desteklenmesinin, Türkiye'nin yurtdışında yaygın tanıtımına öncülük edilmesinin yeni dönemde TÜSİAD'ın üzerinde çalışması beklenen konular olacağını anlatarak, "Bu konuları, tüzüğümüze de taşımayı değerlendirmemiz gerekir" diye konuştu.
Gelecek dönemde sektörler, şirketler ve sivil toplum örgütlerinin alanlarına maksimum hâkim olması, hükümetin, bürokrasinin ve oluşturulacak müzakere kurumunun, sivil toplumla işbirliği içinde bulunmasının hayati önem taşıyacağını kaydeden Kayhan, "AB müzakere sürecinden başlayarak, 20-25 yıl, Türkiye'nin, içine gireceği yeni dünyanın gereklerine göre yetiştirilmiş kadrolara ihtiyacı olacak" değerlendirmesinde bulundu.
Kayhan, TÜSİAD'ın da uluslararası hukuk, rekabet hukuku, müzakere teknikleri konusundaki kapasitesini geliştirmesi, lobi çalışmalarını AB'ye yeni katılan 10 ülkeyi kapsayacak şekilde genişletmesi gerekeceğini vurguladı. Kayhan, "Şirketlerimiz, ülke ve AB mevzuatına hâkim olmak, sosyal sorumluluk gibi kavramları benimsemek ya da geliştirmek ihtiyacı içinde olacak" diye konuştu.
TÜSİAD'ın 35 yılda fevkalade gelişmiş kurumsal reflekse sahip olduğunu, ekonomide liberalleşme, demokratikleşme konularında güçlü aktivist olarak sahnede yer aldığını söyleyen Kayhan, derneğin bu özelliğini yeni dönemde de koruyacağına inandığını kaydetti. Gelecek 10-15 yılda uyum ve entegrasyon döneminden geçileceğini düşündüklerini ifade eden Kayhan, görevini huzur içinde devrettiğini belirtti.