Yolsuzluğa karşı en etkili silahın kaderi Anayasa Mahkemesi'nin elinde

İstanbul 2. İdare Mahkemesi, TMSF'nin batık bankalara ait şirketlere el koymasını insan haklarına aykırı bularak Anayasa Mahkemesi'ne başvurma kararı aldı. Başvuru kabul edilirse TMSF'nin bütün el koyma işlemleri dayanaksız kalacak.
Haber: ADNAN KESKİN / Arşivi

ANKARA - Demirel ailesinin sahibi olduğu Göltaş'ın yönetimine el konulmasıyla ilgili davada tüm benzer davaları etkileyebilecek çarpıcı gelişme oldu.
İstanbul 2. İdare Mahkemesi, TMSF'nin Egebank'tan kaynak aktarıldığı gerekçesiyle 2005 yılının haziran ayında gerçekleştirdiği Göltaş Çimento dahil Şevket Demirel'in sahibi olduğu dokuz şirketin yönetimine el koyma işlemine onay vermedi. Ve mahkeme, bu işlemlere esas alınan Bankalar Kanunu maddelerinin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurma kararı aldı. İptal istemini çok geniş tutan ve bir tek 'TMSF'yi kapatın' demeyen mahkeme, söz konusu düzenlemelerin insan haklarına ve Anayasa'nın hukuk devleti, eşitlik, mülkiyet hakkı dahil 14 ayrı maddesine aykırı olduğunu öne sürdü. Mahkemenin başvurusu kabul edilirse, TMSF'nin adeta tüm yetkileri budanacak, sadece Göltaş değil, diğer banka ve bağlı şirketlere el koymayla ilişkili onlarca işlem ve davalar da dayanaksız hale gelebilecek.
Şevket Demirel ile yöneticileri, Egebank'tan aktarılan kaynağı kullandıkları gerekçesiyle şirketlerin yönetimine el koyma, yeni yönetim atama ve diğer işlemlerin iptali istemiyle TMSF aleyhine İstanbul 2. İdare Mahkemesi'ne dava açmıştı.
TMSF'nin banka hortumu olaylarında uyguladığı yöntemler 5020 sayılı kanunla daha da tartışılmış, ancak mahkemeler bugüne kadar ağırlıkla TMSF işlemlerine onay vermiş, çok kapsamlı iptal isteminde bulunmamıştı. Ancak, Demirellerin taraf olduğu davada böyle olmadı.
2. İdare Mahkemesi, Demirellerin açtığı davada ara karar oluşturdu ve Egebank'la ilişkili Göltaş operasyonuna esas işlemlerin dayanağını oluşturan bankacılık mevzuatına iptal istedi.
Radikal, mahkemenin 12 Ekim tarihli kararına ulaştı. Mahkeme, dokuz şirketin yönetim ve denetiminin fona devrine ilişkin 23.6.2005 tarihli fon yönetim kurulu kararını onaylamadı.
İnsan haklarına aykırı...
Mahkeme, aksine TMSF'nin bugüne kadar hortumla mücadelede dayanak aldığı düzenlemelerin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurma kararı aldı. Düzenlemeleri insan haklarına aykırı bulan Mahkeme, iptal istemini de çok geniş tuttu.
2005'in sonunda çıkarılan 5411 sayılı Bankalar Kanunu'nun 134 ve geçici 11. maddesinin yanı sıra, TMSF'ye bu konuda çok geniş yetkiler tanıyan, 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun halen yürürlükte tutulan 15. maddesinin de neredeyse tüm fıkralarına da iptal istedi.
Şimdi ne olacak?
Mahkeme, Anayasa Mahkemesi'ne gitme kararının ardından mevzuat gereği 'iptali istenen maddelerin ve bunlarla ilişkili diğer hükümlerin Anayasa'ya aykırı olup olmadığı hususuyla ilgili' olarak davalı TMSF ve davacı şirketten iddia ve savunmalarını yapmalarını istedi.
Mahkemenin istemi büyük ölçüde kabul edilirse, TMSF'nin bugüne kadar gerçekleştirdiği operasyonlar kapsamındaki işlemlerin yasal dayanakları da ortadan kalkacak. Yalnız Göltaş ve yan şirketleri değil, diğer elkonulan banka ve şirketlerle ilgili işlemler de tartışılacak.
İşte mahkemelik maddeler
Mahkeme kararında iptal isteminin kapsamı ve nedenleri şöyle sıralandı:
"Dava konusu işlemin dayanağının 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 5020 sayılı yasayla değişik 15.maddesinin 7.fıkrasının (a) bendi hükmü olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar 5411 sayılı kanunla 4389 sayılı kanun ile ek ve değişiklikleri yürürlükten kaldırılmış ise de; gerek 4389 sayılı kanunun (15/7-a) hükmünün 5411 sayılı kanunun 134. maddesinde içerik itibarıyla aynen yer alması ve gerekse 5411 sayılı kanunun, geçici 11. maddesi ile 4389 sayılı kanunun 15. maddesi hükümlerinin uygulanmasına devam edileceğinin öngörülmesi nedeniyle uyuşmazlığın çözümünde uygulanacak kanun maddeleri olarak 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 15. maddesi ile bu maddenin birbiriyle ilgili hükümler içeren 15/7-a, 15/7-b, 15/1, 15/3, 15/a. maddeleri ile 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 134. maddesinin birbiriyle ilgili hükümler içeren tüm bentlerini kapsar mahiyette maddenin tamamı ve 5411 sayılı kanunun geçici 11. maddesinin, söz konusu yasaların bu maddelerle ilgili olan diğer hükümleri"
Her şeye aykırıymış
Mahkeme, bu maddelerin Anayasa'nın şu maddelerine aykırı olduğuna karar verdi:

  • 'Başlangıç' bölümündeki kuvvetler ayrılığı prensibine,
  • 2. maddedeki 'insan haklarına saygılı... demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti' ilkesine,
  • 6. maddesindeki 'Hiçbir kimse ve organ kaynağını Anayasa'dan almayan bir devlete yetkisi kullanamaz' hükmüne,
  • 10. maddedeki 'Kanun önünde eşitlik' ilkesine,
  • 13. maddedeki 'temel hak ve hürriyetlerin Anayasa'nın söz ve ruhuna, demokratik toplum düzenini ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı' ilkesine
  • 35. maddesindeki mülkiyet hakkına,
  • 36. maddedeki adil yargılanma hakkına,
  • 38. maddedeki genel müsadere cezası verilemeyeceği düzenlemesine,
  • 'Temel hak ve hürriyetlerin korunması' başlıklı 40. maddesine,
  • Kamulaştırmayla ilgili 46. maddesine,
  • 'Devletleştirme ve özelleştirme' yle ilgili 47. maddesine,
  • 'Çalışma hürriyeti'ni düzenleyen 48. maddesine,
  • 'Çalışma hakkı ve ödevini' düzenleyen 49. maddesine,
  • 125. maddesindeki 'idarenin tüm işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu ilkesine.
    TMSF'nin bu yetkileri elinden gidecek mi?
    Anayasa Mahkemesi'ne götürülen aşağıdaki yasa maddelerinin iptali halinde TMSF'nin şu yetkileri elinden alınmış olacak:
    5411 Sayılı Bankalar Kanunu, 134.Madde:
    El koyup yönetemeyecek: TMSF, fon bankalarının; yönetim ve denetimine sahip olduğu iştiraklerinin, hâkim ortağı olan tüzelkişilerin-hâkim ortaklarının hâkim ortak olduğu şirketlerin veya bu kişiler adına hareket eden veya onlar hesabına kendi adına para, mal veya hak edinen şirketlerin şirketlerin yönetim ve denetimini devralmaya ve yönetim, müdürler ve denetim kurulu üyelerini görevden alamayacak, bu kurullara üye atayamayacak...
    Satamayacak: Bu şirket ve iştiraklerin yüzde 49'undan fazlası ile bunlara ait her türlü mal, hak ve varlıklar, gayrimenkuller yabancı gerçek ve tüzelkişilere satılamayacak
    Tahsil edemeyecek: Satılan şirketlerin kamu kurum, kuruluşları ve üst kurullara olan tahakkuk etmiş borçlarını satış bedelinden tahsil edemeyecek.
    Akrabalara dokunamayacak: Tasfiye işlemi başlatılan bankalarla ilgili gerçek ve tüzelkişiler ile gerçek kişilerin kan ve kayın hısımlarının edindikleri veya 3. kişilere edindirdikleri para, her türlü mal, hak ve alacakların banka kaynağı kullanılmak suretiyle edinildiği veya edindirildiği kabul edilmeyecek. TMSF, bu gerçek ve tüzelkişilerce edinilen para, her türlü mal, hak ve alacaklar hakkında bu madde hükümlerini uygulayamayacak.
    Yat-kat-villa saltanatı sürecek: Fona devredilen bankanın hâkim ortakları, yönetim- denetim kurulu üyeleri, genel müdürleri... bunların eş ve çocukları, evlatlıkları, diğer kan ve kayın hısımlarının kendi aralarında veya 3. kişilerle yaptıkları taşınır ve taşınmaz rehni, ipotek, oturma hakkı gibi sözleşmeler, kara, hava ve deniz taşıtları gibi taşınır ve yalı, villa, ada, site, tüm eklentileri ile çiftlik gibi taşınmazlarla ilgili kira sözleşmeleri, uydu ve kablolu yayın kanalı kullanma hakkı, televizyon kanalı ile gazetelerin yayım hakkı veren sözleşmeleri ve limitli-limitsiz kredi kartı sözleşmeleri geçersiz sayılamayacak.
    5411 Sayılı Kanun Geçici Madde 11:
    Madde bu kanunun yayımından önce, 26.12.2003 tarihine kadar yönetimi Fon'a intikal eden bankalar hakkında başlatılan işlemler sonuçlanıncaya ve her türlü Fon alacakları tahsil edilinceye kadar bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı kanunun 14, 15, 15/a, 16, 17, 17/a, 18, ek 1, 2, 3, 4, 5 ve 6. maddeleri ile geçici 4. maddesi hükümlerinin uygulanmasına devam edileceğini öngörüyor. İptal halinde bu maddelerin yürürlüğü de bitecek.
    4389 Sayılı Bankalar Kanunu
    Yetkisiz kalacak (15. Madde'nin 1. fıkrası): TMSF, yönetimi kendisine intikal eden bankaların mali bünyelerinin güçlendirilmesi, yeniden yapılandırılması ve 3. kişilere devri ve bu kanunla kendisine verilen diğer işleri de yapmakla görevli ve yetkili olmaktan çıkacak.
    Alacakları toplayamayacak(15. madde 3. Fıkra): Fon'a intikal eden banka ortakları ve yöneticileriyle bunların eş ve çocuklarından olan alacakları ve diğer bankaların bunlardan olan alacakların tahsilinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Kanunu uygulanamayacak. TMSF, devraldığı alacakla ilgili tasarrufta bulunamayacak, sulh imzalayamayacak, her türlü hak ve alacakları sınırlama olmadan devralamayacak.
    Hortum paraları uçacak (15. Madde 7 (a) ve (b) Fıkraları): Banka ortak ve yöneticilerinin banka kaynaklarından kendileri ve 3. kişilere kullandırarak edindikleri para, mal, her türlü hak-alacak Fon alacağı sayılmayacak.
    Davacı olamayacak (15.Madde 9.Fıkrası): TMSF, el konulan banka alacaklarıyla ilgili davalarda suçtan zarar gören sıfatıyla taraf olamayacak.