Yunanistan batmasın da kim batsın!

Yunanistan batmasın da kim batsın!
Yunanistan batmasın da kim batsın!

Atina dan Peleponez yarımadasına dört saatten fazla süren tren yolculuğuyla ulaşmak mümkün. Buna iki saatlik bir otobüs yolculuğu da ekleniyor. Bu yolu otomobille gitmek ise iki saat!

İflasın eşiğindeki Yunanistan'ın ulusal demiryolu şirketi, günde 3.8 milyon dolar zarar ediyor. Buna karşılık şirkette çalışanların yıllık ortalama geliri 78 bin dolar. Trenlerin boş gittiği dağlık Peleponez bölgesinde çalışan makinistlerin yıllık toplam maaşı 130 bin dolara kadar çıkıyor

ATİNA - Uluslararası Para Fonu (IMF)  ve Avrupa Birliği’nin ( AB ) sağladığı 140 milyar dolarlık kurtarma paketinin 11.5 milyar dolarlık ikinci kredi dilimini kullanmaya hazırlanan Yunanistan’ın başı şimdi de ulusal demiryolu şirketiyle dertte.
The New York Times gazetesinin haberine göre günde 3.8 milyon dolar zarar eden Yunan Demiryolları’nın toplam borcu 13 milyar dolara, bir başka tanımla milli gelirin yüzde 5’ine ulaşmış bulunuyor. Ekonomistler IMF ve AB’nin dev kurtarma paketinin onaylanmasının ön koşulu olarak ‘Yunan Demiryolları sorununun çözümünde ısrarcı’ olduklarını belirtiyor.

Reçete rafa kalkmıştı
Yunan Demiryolları’na krizin göbeğinde ilk acı reçeteyi 2009 yılında Amerikan yatırım bankaları Morgan Stanley ve Goldman Sachs yazdı. Reçete şirketin 7 bin çalışanından yarısının işten çıkartılmasını ve hükümetin borcun 10 milyar dolarlık bölümünü üstlenmesini içeriyordu. Ancak seçim yılı olması ve ülkenin borç ödeme yeteneğinin bulunmaması reçetenin rafa kaldırılmasına neden oldu.

Hâlâ çözüm yok
Bugün IMF ve AB heyetleri ikinci kredi diliminin serbest bırakılması için gerekli önlemlerin alınıp alınmadığını incelemek için Atina’ya geliyor. Yani sıkı bir denetim var. Ancak Yunan Demiryolları cephesinde çözüme ilişkin, laftan başka bir gelişme yok.
Bazıları  şirketin birçok hattında özellikle trenlerin hemen hemen her zaman boş seyahat ettiği, buna karşılık makinistlerin yıllık gelirlerinin 130 bin dolara ulaştığı dağlık Peleponez bölgesindeki tüm seferlerin durdurulması gerektiğini söylüyor. Yunan Demiryolları’nda çalışanların yıllık ortalama gelirleri ise 78 bin doları buluyor.
Hükümet iyimser şekilde Yunan Demiryolları’nın yüzde 49’unun Fransızlara satılacağını belirtiyor. Ancak kendisi de çok büyük borç yükünün altında ezilen Fransız ulusal demiryolu şirketinin ‘Bu işle ilgiliyiz’ demesine rağmen Yunan Demiryolları’nın yükümlülüklerini yani borçlarını nasıl üstleneceği belirsiz.

Borç faizi gelirin üç katı
Yunanistan’da hükümetler önemli bir istihdam kapısı olarak gördükleri Yunan Demiryolları’nı hep destekledi ve borçlarına kefil oldu. Bu borçlar da bilanço dışında tutulduğu için IMF ve AB’nin kurtarma operasyonuna kadar durumu gizlemek mümkün oldu.
Şirket hesap kitap yapmadan hep yüksek faizlerle borçlandı. Avrupa’da tüm demiryolu işletmecilerinin yıllardır yaşadığı sıkıntılara bir de Yunanistan’ın özel durumu eklenince artık durum sürdürülemez hale geldi.
Bugün Yunan Demiryolları’nın borçlarının yıllık faizi, yıllık cirosunun üç katına ulaştı.  Yunan Demiryolları’nın eski İcra Kurulu Başkanı (CEO) Profesör John Mourmouris bu durumu “Bu, hükümetin borçları gizlemesi için devreye soktuğu bir muhasebe hilesiydi. Ancak yıllık geliri 100 milyon avro olan bir şirket, bundan sonra her yıl 1 milyar avro borçlanamaz” sözleriyle dile getiriyor.

1 milyar dolar zarar
Son verilere göre Yunan Demiryolları 1 milyar dolardan fazla zarar ettiği 2008 yılında ancak 253 milyon dolar ciro yapabildi. Avrupa’da ulusal demiryolu şirketlerinin mali durumları sosyal amaçlı ucuz bilet ve yatırım politikası nedeniyle iyi değil. Hükümetlerin baskıları nedeniyle sürekli yatırım yapmak için yüksek faizle borçlanıyorlar. 

‘10 kat yolcu lazım’
Ancak Yunan Demiryolları bu kötü durumdaki şirketler içinde de bir ‘özel vaka’. John Mourmouris, Yunan Demiryolları’nın başabaş noktasına ulaşabilmesi için taşıdığı yolcu sayısını 10’a katlaması gerektiğini söylüyor.  Ancak ülkede karayollarının gelişmişliği, büyük şehirlerin birbirine yakın olması ve demiryolu seyahatinin kötü ünü bu hedefe ulaşmayı olanaksız kılıyor.
1997 yılından buyana yapılan 3.2 milyar dolarlık yatırıma rağmen Atina-Selanik hattı dışında tüm demiryolu şebekesi seyahatin çok uzun zaman aldığı bir yamalı bohçaya benziyor.
Örneğin Atina’dan Peleponez yarımadasının kuzeyindeki Diakopto adlı tatil kasabasına dört saatten fazla süren bir tren yolculuğuyla ulaşmak mümkün. Ancak yolculuğun ikinci ayağını bir saatlik otobüs yolculuğu oluşturuyor. Otobüsün genelde de bir saat rötarı oluyor. Aynı seyahati otomobille yapmak ise iki saat alıyor. 

2 bin 500 işçi çıkabilir
Yunanistan Ulaştırma Bakanlığı yetkilierinden Haris Tsiokas’a göre hükümetin 1000’i zorunlu emeklilik yoluyla, diğerlerini de diğer kamu kurumlarına aktararak çalışan sayısını 2 bin 500 kişi azaltması, zarar eden 35 hattı kapatması Yunan Demiryolları’nı yabancı yatırımcılar için cazip hale getirebilir. Ancak o da borçlanma için uluslararası piyasalara çıkması mümkün olmayan şirket için zamanın daraldığının altını çiziyor.

Borç 33.6 milyar dolar
Yunanistan’ı kurtaran IMF ve AB’nin ısrarları sonucu aralarında Yunan Demiryolları’nın da bulunduğu birçok kamu iktisadi kuruluşunda daha şeffaf bir muhasebe sistemine geçildi.
Bugüne kadar borçlarının bir kısmını bilanço dışına çıkartarak durumlarını olduğundan iyi gösteren kamu iktisadi kuruluşlarının bu yükümlülükleri de ülkenin borcu olarak kabul edilmeye başlandı. Analistlere göre kamu iktisadi kuruluşlarının toplam borcu 33.6 milyar dolar. 

Ülkeyi zorlayacak
Bu rakamın da bugünkü kamu borcuna eklenmesiyle kamu borçlarının milli gelire oranı 11 puanlık artışla yüzde 131’e ulaşacak. Oranın yüzde 131’a ulaşması da ekonominin daraldığı bir ortamda Yunanistan’ın borçlarını ödemede Uluslararası Para Fonu ve AB kurtarma paketine rağmen zorlanacağı düşüncesini yine gündemin ön sıralarına çıkartacak. (Radikal)

‘Bu kadar aptal yatırımcı bulamayız’
Eski Ulaştırma bakanı Kostis Hacıdakis reform açıklamalarının ve yabancı yatırımcı arama çalışmalaranın Yunan Demiryolları’nın büyük bölümünün vadesi 2014 yılında dolacak borç yükü düşünüldüğünde kozmetik bir çaba olduğunu söylüyor.
Hacidakis “Ben ulaştırma bakanıyken Yunan Demiryolları’nı özelleştirmeyeceğimi söylüyordum. Çünkü bu kadar büyük borcu olan bir şirkete yatırım yapacak kadar aptal bir yatırımcı bulamayacağımı biliyordum” dedi. Yunanistan Ulaştırma Bakanlığı yetkililerinden Haris Tsiokas da ülkede demiryolu sistemini işler halde tutmak için çaba sarfettiklerini belirtiyor.

IMF incelemesi var
Haziran’da Yunanistan’da işlerin iyi gittiğini belirten IMF ve AB yetkilileri sosyal güvenlik sistemi ve sağlık harcamaları konusunda uyarıda bulunmuştu.
Ekonomistler bugün başlayacak incelemede Yunan Demiryolları’nda işleri toparlamak için neler yapıldığının da sorulması muhtemel olan konular arasında yer aldığını ifade ediyor.


    ETİKETLER:

    Avrupa Birliği