Yunanlı EFG, Türkiye'de büyüyecek

Tekfenbank'ı satın alarak adını duyuran Yunanlı EFG Eurobank Ergasias Group'un Türk mali piyasalarındaki ilk yatırımı olan EFG İstanbul Menkul Değerler Türkiye'de büyüme planları yapıyor.
Haber: YASEMİN KAPIYOLDAŞ / Arşivi

İSTANBUL - Tekfenbank'ı satın alarak adını duyuran Yunanlı EFG Eurobank Ergasias Group'un Türk mali piyasalarındaki ilk yatırımı olan EFG İstanbul Menkul Değerler Türkiye'de büyüme planları yapıyor. EFG İstanbul Menkul Değerler'i Nisan 2005'te 25 milyon dolara satın alan EFG Eurobank Ergasias Group, Yunan sermayesinin Türkiye pazarına ilgisinin belki de ilk haberciydi. EFG İstanbul Menkul Değerler Genel Müdürü Elif Bilgi Zapparoli, Yunanistan'ın önde gelen finans gruplarından EFG Eurobank'ın, Türkiye'de büyüyeceğini ve yeni satın almaların olabileceğini belirterek "Onlarla birlikte biz de büyüyeceğiz. Ortaklarımız buna iştahlı bir grup. Başka bir aracı kurum alabiliriz" dedi.
'Türkiye'de imkân var'
EFG İstanbul'un yüzde 95'ine sahip EFG Eurobank'ı, İsviçre'ye yerleşmiş Yunanlı bir aile kontrol ediyor. Zapparoli'nin verdiği bilgiye göre sadece Yunanistan'da değil, Polonya, Bulgaristan, Sırbistan, Romanya gibi Balkan ülkelerinde etkin bankacılık yapılıyor. Zapparoli, grubun büyüme planlarına ilişkin şöyle konuştu: "Yeni satın almalar olabilir. Biz başka bir aracı kurum alabiliriz, kendimiz büyüyebiliriz. Türkiye'de bu imkan mevcut. Örneğin bizim yerli faaliyetimiz yok. Yerli faaliyeti olan bir aracı kurumu alabiliriz. Hem pazar payımız artar, hem ürün gamı genişler."
Ağırlıklı olarak ABD ve Avrupalı fonlarla çalışan EFG'nin yerli müşterisi için "Bir elin parmaklarını geçmez" diyen Genel Müdür Zapparoli, İMKB'deki yabancı işlemlerinde ilk üçte yer aldıklarını söyledi. Sadece İngiltere ve ABD'de değil İsveç'ten İtalya'ya çok sayıda Avrupa ülkesine giderek fonlarla görüştüklerini anlatan Zapparoli, özellikle Avrupa Birliği'ne üyelik sürecindeki ülkelere yönelen, 'converge parası' denilen sermayeyi Türkiye'ye getirme peşinde olduklarını belirtti.
'Yatırımcı bakışı değişti'
Zapparoli Yabancı fonların Türk sermaye piyasalarına ilgisini şöyle değerlendirdi: "Dünyadaki likidite, pek çok şeyle birlikte yatırımcı konseptini de değiştirdi. Eskiden fon yatırımı deyince, spekülasyon yapan, çıktığı piyasaları altüst eden sermaye hareketleri akla gelirdi. Şimdi, yatırım yapanların çoğu 'hedge' fonlar ve sektöre özel, uzun vadeli yatırım yapıyor. Ülkenin, sektörün, şirketin büyümesine ortak oluyorlar. Bizim müşterimiz olan hedge fonların hisse senedini elde tutma süresi yedi yılı buluyor."
Yabancıların Türkiye'ye bakışının geçmiş göre değiştiğini ve artık ülkeyi iyi tanıdıklarını vurgulayan Zapparoli, bunu 'neredeyse her ay düzenlenen özel konferanslara' bağlıyor. "Yabancılarla Türk şirketleri bir araya geliyor. Şirketin büyüme stratejisi nedir, üç, dört yıl sonra bu şirket nerede olur, ona bakıyorlar" diyen Zapparoli, yabancıların Türkiye'ye bakışındaki değişimi ise şöyle özetledi: "Eskiden İslam'ın rolü, kadının yeri gibi sorular gelirdi. Bugün büyüme ile ilgileniyorlar."
2006'nın en önemli özelleştirmesinin Halk Bankası olacağını söyleyen Zapparoli, yöntemin halka arz değil stratejik satış olması gerektiğini belirtip "Önemli bir ismi, önemli bir piyasa payı olan' Halk Bankası için hem yerli hem yabancı oyuncular yarışacak" iddiasında bulundu.
Lojistikten gayrimenkule, hizmetten otomotiv yan sanayisine kadar pek çok sektöre yabancı ilgisi olduğunu ifade eden Zapparoli bankalara ilişkin de şu değerlendirmeyi yaptı: "Yabancı sermaye, Türkiye'deki bankalara geldiğinde, o bankanın global stratejisi içinde Türkiye'nin yeri nerededir, ona bakıyor. Balkanlar'daki, Avrupa'daki bankacılık trendlerine bakıyor, Türkiye'nin oradaki yeri ne olur, onu hesaplıyor."
'Halkbank'ı Türk almalı'
Sektörde bir konsolidasyonun gerekliliğini de savunan Zapparoli'nin ifadesiyle bugüne kadar 'yabancılar geldi ve yerli bankaları aldı'. Optimum rekabet için belli sayıda oyuncu gerektiğini söyleyen Zapparoli, bu nedenle Halk Bankası özelleştirmesinde yerli bir büyük oyuncunun alıcı olmasını istiyor. Zapparoli'ye göre başka bir oyuncu girip pastayı biraz daha böleceğine Halkbank'ı Yapı Kredi-Koç alabilir, Fortis alabilir, Akbank alabilir.
Türkiye çok ucuz değil
Sermaye piyasalarında iyi haberlerin önemli kısmının fiyatlara dahil olduğunu öne süren Zapparoli şöyle konuştu: "İMKB'nin seyri artık likiditeye bağlı. Türkiye'nin hikâyesi hâlâ cazip. Ancak petrol, bölgemizdeki politik gelişmeler önemli. Bu riskleri yatırımcılar, bugüne kadar umursamadı. Dünyadaki global piyasalar da olumsuz politik gelişmelere rağmen iyi. Biz de bunun bir parçasıyız. Dolayısıyla Türk piyasasının çok cazip, çok ucuz olduğunu düşünmüyorum."
Yunan sermayesinin arkası gelecek
İki ülke arasında benzerliklerin çok fazla olduğunu söyleyen EFG İstanbul Menkul Değerler Genel Müdürü Elif Bilgi Zapparoli şu yorumu yaptı: "Bana göre tek farklılık din. Özellikle eğitimli, belli bir sofistikasyonun üzerindeki Yunanlıların İstanbul sevgisi İstanbullulara benzer. Yunanistan Avrupa Birliği sürecini iyi değerlendirdi ve zengin oldu. Büyümek istiyorlar. Yunanistan'da nüfus az, yatırım imkânları ise kısıtlı.
National Bank of Greece'in (NBG) Finasbank'ı satın almasında ekonomik boyuttan çok politik boyut önemli. NBG, Yunanistan'ın Ziraat'i gibidir. Bu satın almayla önemli bir yunan sermayesi Türkiye'ye girmiş oldu. Bu, NBG'nin çıkarlarıyla Türkiye'nin çıkarlarının örtüşmesi demek. Bundan sonra Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ilgili sorunlarda yanında bulacağı kurumlardan biri NBG olacak."