Yurtdışında gücümüzü dağıtmak yerine 'yekpare' olarak bakir pazarlara asılalım

Yurtdışında gücümüzü dağıtmak yerine 'yekpare' olarak bakir pazarlara asılalım
Yurtdışında gücümüzü dağıtmak yerine 'yekpare' olarak bakir pazarlara asılalım

Avrupa pazar nda yaşanan daralma nedeniyle fuarlar n doğu ve kuzey ülkelere kaydığını belirten Işıl Yazgan, rekabetin de giderek arttığını söyledi.

Türkel Fuarcılık'ın Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Işıl Yazgan, 'Yurtdışında Türk mallarını satarken birbirini baltalayan işler yerine, amacına tam ulaşan 12'den vuran işlerle yekpareliği sağlamalıyız. Bakir bölgelerde kıvrak işadamı ve işletme özelliğimizi daha çok kullanmalıyız' dedi
Haber: ÇAĞRI BİLGİN / Arşivi

İSTANBUL - Türkiye’nin önde gelen fuarcılık şirketlerinden yurtdışında yılda 25’in üzerinde fuar organize eden Türkel Fuarcılık’ın Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Işıl Yazgan, “Krizi fırsata çevirebilmek için, yurtdışında bakir bölgelerde kıvrak işadamı ve işletme özelliğimizi daha çok kullanıp parçalanan pazarları avantaja dönüştürmeliyiz” dedi. Işıl Yazgan, ayrıca, “Kimsenin elinde sihirli değnek yok, biz fuarcılarda da... Ancak elimizdeki değer ve donanımı iyi kullanarak, yekpare bilinçle eksileri artıya çevirmek de sihir gerektirmiyor. Gücü dağıtmak yerine; devlet kurumları, kamu kuruluşları, organizatörler gücü bütün tutup, bölgesel çalışmalarda birbirini baltalayan işler yerine, amacına tam ulaşan 12’den vuran yekpareliği sağlamalıyız” diye devam etti.

‘Önemli daralma var’
Yurtdışı fuarcılık sektöründe ciddi daralma olduğunu belirten Yazgan, “Değerli TL, rekabet ettiğimiz ülkelere göre pahalı enerji ve işgücü maliyetleri sanayicinin, ihracatçının karsız veya zararına, sırf işletmesini döndürebilmek için bu süreçte çalışmasına (likidite azalması) yol açtı. Hal böyleyken potansiyel fuar katılımcı firma sayıları şartlar gereği ciddi oranda azaldı. Avrupa pazarlarında her yıl yaşanan ciddi daralmalar, fuarların odak olarak kuzey komşularımıza, doğuya ve Körfez’e hızlı kayışını doğurdu. Güçlü yabancı firmaların en önemli pazarlarımıza çok hızlı girişi karşısında firmalarımız rekabette ciddi zorluklar yaşıyorlar. Fuar teşviklerinin yine uzun zamandır söylediğimiz gibi teşvik edici özelliğinin kalmamış olması, çok geç geri dönümü oluşu teşvik amacından uzaklaşmaya ve ayrıca yıl içinde alınan ve fuar katılımlarını iyice zorlaştıran bazı tedbirler maalesef bu tabloyu ortaya çıkarmıştır” dedi.
Işıl Yazgan, “En kısa süre de, ciddi tedbirler almak gerekiyor” uyarısı yaparken şöyle devam etti: “Yurtiçinde de daralmanın yoğunluğu, ihraç ürünlerimiz için pazar teşkil eden ülkelerde tanıtımın; dolayısıyla fuarların önemini daha da artırıyor. Yani krizi fırsata çevirebilme, bakir bölgelerde kıvrak işadamı ve işletme özelliğimizi daha çok kullanıp parçalanan pazarları avantaja dönüştürmeliyiz. Gücü dağıtmak yerine; devlet kurumları, kamu kuruluşları, organizatörler gücü bütün tutup, bölgesel çalışmalarda birbirini baltalayan işler yerine, amacına tam ulaşan 12’den vuran yekpareliği sağlamalıyız. Bu en azından değişik sektörlerdeki üretici firmaların, organizatörlerimizin pazar paylarını koruyabilmeleri, üretimlerine devam edebilip, Türkiye’deki ciddi istihdam probleminin daha da artmaması adına gereklidir. Bunun için ülkemizin imkânları da sonsuz değil. Sonuçları kontrol edilemeyen, amacına ulaşıp ulaşmadığı bilinmeyen dağınık katılımlar, cılız atışlar yerine, çoklu-toplu milli katılımları güç temsili düşüncesiyle daha fazla desteklenmeli önü tıkanmaması gerektiği gibi önü de açılmalı. Dikkat edilmesi gereken bir başka husus da, işini iyi yapan, uzun süredir sektörde faaliyet gösteren fuar organizatörlerinin devamlılığının sağlaması için uygun ve işleyen platform akışı lazım.”  Yazgan’a, ‘Türkel Fuarcılık olarak yaptığınız uluslararası fuarlarla marka haline geldiniz. Uluslararası fuarcılığın zor taraflarından bahseder misiniz?’ diye sorduğumuz zaman şu yanıtı aldık:
 “Hizmet sektörünün temeli olan tamamen kişinin memnuniyetine ve doğru orantıda da değişken olabilen beklentilerine bağlı için oldukça zor bir sektörde çalışıyoruz. Bizim işimizde herşeyi çok önceden tüm ayrıntılarına kadar planlamanız gerekiyor. Ülkemizin ürettiği ürünlerle örtüşen ihtiyaçtaki ülkeleri ve coğrafyaları tespit ettik. Avrupa’da hazır bir fuara katılmanın konforuyla; A’dan Z’ye kendi organizasyonumuzu, Kenya , Beyaz Rusya, Sibirya, Tanzanya, Kazakistan gibi ülkelerde fuar yapmanın oldukça ciddi farkları var. Yurtdışına çıktığınız zaman Türk bayrağının altında bu işe soyunuyorsunuz. Bu nedenle Türkiye adına yakışır ve yaraşır bir organizasyon olması gerekir.”

‘25’in üzerinde fuar düzenliyor’
Türkel Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Işıl Yazgan, “Bugün Türkiye’nin yurtdışında iki yüzü aşkın devlet destekli organizasyonu var. Türkel Fuarcılık’ın ise 25’in üzerinde. Fakat organizasyonların devamlılığı anlamında yüzdeler çok önemli. Bizim sürdürülebilir organizasyon anlamında yüzdemiz 80’ler civarında. Bu çok önemli. Genel olarak bu oran yüzde 50’ler civarında. Burada katılımcı için güven unsuru var. Önceden bu organizasyonun hedef kitleye ulaşımında, ziyaretçinin bundan bir fayda çıkarıp çıkaramayacağını kestirebilmeniz çok önemli. Bu sadece maddi imkânlarla değil profesyonellik ve düzeyli kendini geliştirebilen kadroya sahip olmakla da çok ilintili.” 

‘Her yıl iki-üç yeni pazar ekliyoruz’
Işıl Yazgan yeni ekleyecekleri fuarlarla ilgili de şunları söyledi: “Bölgesel güç olabilecek organizasyonlar yaratmak amacıyla, her yıl fuar takvimimize iki-üç yeni pazar ve sektör ilave ediyoruz. Bu yıl sonunda Kahire’de HOMEDECO Ev Tekstili fuarı düzenleyeceğiz, ayrıca İskenderiye’de tekstil, giyim, dikiş, boyama deri makineleri sektöründe bir fuarın milli katılımını gerçekleştireceğiz. Bugüne kadar düzenlediğimiz organizasyonlarla ihracatçıların dış pazar paylarını arttırmasında katkıda bulunan firmamız, bu yıl Cidde’de inşaat ve gıda sektörlerinde, Hırvatistan’da makine sektöründe milli katılım fuarları düzenledik. Ayrıca, Kazakistan’da HOMEDECO Ev Tekstili, Rusya Federasyonu, Kazakistan ve Ukrayna’da LESHOW Deri ve Kürk Fuarı gibi bölgesel marka haline gelmiş, sektörel fuarlara sahip olmamız önem taşıyor.”

Fuarcılar devletten neler bekliyor?
“Türkiye’de kişi başına düşen milli gelir yaklaşık 4 bin 700 dolar. Avrupa’da bu rakam 30 bin dolar gibi. Ülkemizin rakamları belli, yurtdışı borçlarımız ortada. İmkânlar tabiki sınırlı” diyen Işıl Yazgan şunları söyledi:
“Fuar katılım teşvikleri 15 ülke hariç geri kalan tüm dünya ülkelerinde katılıma karşılık yüzde 50. Önemli olan yüzdesinden ziyade, teşviğin teşvik edici unsur oluşundan uzaklaşmaması. Firmalar fuara gitmeden önce bu teşviği verse yada fuardan döndükten bir ay içinde teşviğine kavuşabilse bu teşvik unsuru taşımış olur. Ancak bu teşvik sekiz ile 10 ay sonra verilirse teşvik edici unsur ortadan kalkıyor. Zaten üreticinin en büyük problemi likidite.”
Yazgan, sektörde yaşanan en önemli sorunları ve çözüm önerilerini şöyle sıraladı: “Acil düzenlemeler yapılması gerekiyor. Üreticilerimiz için en uygun maliyetli pazar yaratma metodu fuarlardır. Devletimiz yurtdışı fuar katılımlarında, katılımcı firmalara teşvik vermesine rağmen, teşvikler son iki yıldır teşvik edici özelliğini kaybetti. Fuara katılan firma teşviğini 10-12 aylık sürede geri alabiliyor. Biz fuar organizatörleri devletin imkânlarının kısıtlılığının farkındayız. Burada alınması gereken acil kararlarla ilgili somut önerilerimiz şöyle:
* Devletin kontrol edemediği amacına ulaşmada verisi olmadığı organizasyonlara verilen bütçeyle, son derece sıkı bir şekilde kontrol edilen milli katılım organizasyonlarına ayrılan bütçenin aynı olmaması, güç birliğine özendirmesi.
* Katılımcı firmalara geri ödemelerin azami bir-iki ay içinde yapılmasını sağlamak.
* Milli katılım fuarlarında, rekabet koşulları mutlak surette her organizatör ve her katılımcı için adil olmalıdır. Farklı uygulamalar sisteme ciddi güvensizlik yaratır. Günümüzde maalesef teşvik kapsamındaki yurtdışı fuarların sadece yüzde 1’i Türk fuar organizatörlerinin kendilerine ait organizasyonlardır. Bu oranın mutlaka yükseltilmesine zemin sağlanmalı.

‘Kârı unuttuk, ayakta kalıyoruz’
Fuarcılık sektöründe karlılığın çok azaldığını belirten Işıl Yazgan, “Kar artık tamamen minimize durumda. Gerçi bizim bu konuda söylemlerimiz nedense yerini pek bulmuyor, hafife alınıyor. Hizmet sektöründe kalifiye iş esas olduğu için iş çok da az da olsa ödün veremeyeceğimiz bazı değerlerinimiz her geçen gün artan sabit maliyetler olarak karşımızda çığ gibi büyüyor. Bir de rekabet edebilmemiz için, dünyada rekabet edebilir fiyatlarla işimizi yapmamız gerekiyor. Hele hele işinizi iyi yapmak isteyen bir kurumsanız giderlerinizdeki artışı engellemiyorsunuz ve bu makas iyice daralmaya başlıyor. Son iki yıldır fuar sektöründe diğer tüm sektörlerde olduğu gibi kârlılık kalmadı. Sektörde ayakta durmak ve devamlılığı sağlayabilmek birinci öncelik oldu” diye konuştu.


    ETİKETLER:

    Kenya