Zeytin tersine göç başlattı

Zeytin tersine göç başlattı
Zeytin tersine göç başlattı

Son bir yılda 35 aile geri dönerken, Büyükbelen?de sekiz zeytin işleme merkezi ve altı yağ fabrikası da faaliyete geçti. Buralarda yüzlerce işçi çalışmaya başladı. FOTOĞRAF: ALİ ATMACA / AA

Zeytin bir ilçenin kaderini değiştirdi. Fabrikalarda çalışmak üzere köylerinden şehir merkezine göç eden Manisa Büyükbelenliler, zeytindeki getirinin artmasıyla geri dönmeye başladı

MANİSA - Manisa’da asırlık zeytin ağaçlarının bulunduğu Çal dağının eteklerinde kurulu Büyükbelen beldesi, zeytin ağacıyla başlayan bir sosyal dönüşüme tanıklık etmeye başladı. Bir kaç yıl öncesine kadar sanayi bölgesindeki fabrikalarda çalışmak üzere kente göçen aileler, zeytine verilen teşvik ve pazarlama olanaklarının artmasıyla köylerine geri dönüyor.
Ege’de ‘kalamata’ olarak da bilinen ‘Büyükbelen Tekiri’ zeytiniyle ünlü Saruhanlı’ya bağlı 3 bin 500 nüfuslu Büyükbelen beldesinde 2009- 2010 hasat sezonu başladı. 700 bini meyve veren yaklaşık 1 milyon 200 bin ağacın bulunduğu beldede genci, yaşlısı, herkes günün ilk ışıklarıyla zeytinliklerin yolunu tutuyor.  Beldede zeytin ağacına verilen teşvikler ve üretim tekniklerindeki değişiklikle kalitenin artması sonucu son 2 yılda önemli değişimler yaşanmaya başladı. Üreticinin gelirinin artmasına neden olan bu gelişim beldeyi yeniden cazip hale getirdi.
Belediye Başkanı Mehmet Keyik, toplam 100 bin dekar arazisi bulunan beldede 10 yıl öncesine kadar tütüncülükle uğraştıklarını, ancak tütünde değişen politikalarla üreticinin alternatif aramaya başladığını söyledi. Bu süreçte bir çok üreticinin köyü bırakarak Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde açılan fabrikalarda çalışmak üzere ailece kente göçmeye başladığını anlatan Keyik, geçmişte 5 binler düzeyinde olan nüfusun önce 4 binlere, 2004’den sonra da 3 binlere gerilediğini kaydetti. Keyik, son iki yılda ise geri dönüşlerle nüfusun tekrar tırmanmaya başladığını bildirdi.

Tütün önemini yitirdi
Beldenin yıllardır organik biçimde ürettiği zeytin ve zeytinyağını yeniden keşfettiğini, bir kaç yıl öncesine kadar sadece meyve satışı yapılan beldede, şu anda 8 zeytin işleme merkezi ve 6 kontinü yağ fabrikası kurulduğunu belirten Keyik, sözlerini şöyle sürdürdü: “Zeytinde fidan başına verilen destekle ağaç sayısı kısa sürede yüzde 300 oranında arttı. Eskiden tütünün ekili bulunduğu araziler zeytin ağaçlarıyla doldu. Geçen yıl 2 bin 450 ton sofralık zeytin, 3 bin 500 ton da yağ çıkardık. Geçen yıla kadar düzensiz olarak Avrupa ülkeleri ve ABD’ye zeytin ve yağ gönderdiğimiz oldu. Ancak 2 yıldır İran’a büyük miktarda zeytin göndermeye başladık. İranlı girişimci beldemizde bir işleme tesisi kurmak istediğini söyledi. Şu anda uygun yeri belirlemeye çalışıyoruz. Gelecek sezon ilk yabancı yatırımımızı da çekmiş olacağız. Ayrıca Gemlik’ten de bir yatırımcı bölgemizde inceleme yapıyor. Üretimin artması ve işleme tesislerinin kurulmasıyla daha fazla çalışana ihtiyaç duyar hale geldik.
Hasat sezonunu açalı 10 gün oluyor. Bir hesap yaptık, bu sürede beldeye 3 milyon liraya yakın para girmiş. Hal böyle olunca göç eden vatandaş da geri dönmeye ikna oluyor. Zaten sanayide kriz var. Kimsenin iş garantisi yok. Çoğu asgari ücretle, bir kısmı sigortasız çalışıyor. Birebir görüştüklerimize ’Manisa’da kiralık evin önünde sabahın köründe fabrikanın servis otobüsünü bekleyeceğine gel köyüne tarlanın traktörünün başına geç, işini geliştir, daha rahat ve güvenilir ortamda yaşamını sürdür’ diyoruz. Son bir yılda 35 aile geri döndü.”
Büyükbelen Belediye Başkanı Mehmet Keyik, beldede yıllardan bu yana organik üretim yapıldığını, iki tesisin sertifika aldığını, belediyenin de 300 dönümlük arazisinde sertifika bulunduğunu, ancak maliyetli olması nedeniyle küçük üreticinin bu belgeyi alamadığını sözlerine ekledi. 

Hasat ekim sonunda başladı
Her yıl Ekim ayı sonunda başlayan hasat sezonu zeytincilikle geçinen bölgelere canlılık getiriyor. Büyükbelen beldesinde genci yaşlısı herkes günün ilk ışıklarıyla zeytinliklerin yolunu tutuyor. Her bir ağaçta beş kişi, ağaç altına yaygılarını sererek başlıyor işe. Eskiden sırıklarla dallara vurarak düşürdükleri zeytinleri artık plastik taraklarla dalları tarayarak topluyorlar. Kasalarda toplanan zeytinler, vakit geçirmeden alım merkezleri, salamura veya zeytinyağı tesislerine gönderiliyor.  Salamura yapmaya uygun irilikteki zeytinler çizme makinesine giriyor. Daha sonra üzerine tuz dökülüp tanklara yerleştiriliyor. Nisan-mayıs aylarında salamura olan zeytinler tanktan çıkarılıp satışa sunuluyor. 
(aa)