Çoban bulamayınca hayvancılığı bıraktı mantarcılığa başladı

Çoban bulamayınca hayvancılığı bıraktı mantarcılığa başladı
Çoban bulamayınca hayvancılığı bıraktı mantarcılığa başladı
- Elazığ'da çoban bulamayınca hayvancılığı bırakıp mantar yetiştiriciliğine başlayan Yaşar Ekmekçi, mantarcılıktan para kazanmak için çaba gösteriyor - Ekmekçi: "Mantar yetiştiriciliği ile ilgili bilgi yetersizliğimiz nedeniyle 2-3 yıl zarar ettik ama bu zarara rağmen mücadele ettik"

ELAZIĞ (AA) - İSMAİL ŞEN - Elazığ'da çoban bulamayınca hayvancılığı bırakıp mantar yetiştiriciliğine başlayan Yaşar Ekmekçi, bu sektörden para kazanmak için gayret sarf ediyor.

Yaşar Ekmekçi (55), AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçmişte hayvancılıkla uğraştığını söyledi. Hayvancılıkta çoban bulamama gibi sorunlar yaşadığını anlatan Ekmekçi, 2000 yılında Antalya 'da katıldığı bir fuarda mantar yetiştiriciliği hakkında bilgi edindikten sonra hayvancılığı bırakarak  kültür mantarcılığına başladığını belirtti.

Hayvancılıkla uğraştığı dönemde 40 büyükbaş ve 200 küçükbaş hayvanı olduğunu belirten Ekmekçi, bu mesleği bir kenara bırakıp sektöre yabancı olmasına rağmen her türlü riski göze alarak mantarın üretim çalışmalarına başladığını ifade ederek, "Bu işe ilk başladığımda herhangi bir bilgimiz yoktu. Mersin'den bir arkadaşı geçici olarak bir aylığına getirdik. Zaten mantar yetiştiriciliğiyle ilgili bilgi yetersizliğimiz nedeniyle 2-3 yıl zarar ettik ama bu zarara rağmen mücadele ettik. İşin geleceğinin olduğunu, ileride para kazanacağımızı tahmin ediyordum. Bu şekilde o zarara da katlanıyordum" diye konuştu.

Ekmekçi, bu yıl istiridye mantarı yetiştiriciliğine de başladığını, bu mantarın halk arasında pek bilinmediği için üretimi sınırlı tuttuğunu belirterek, "Diğer üretimimizi 20 ton yaptık. İstiridye mantarında daha yeni olduğumuz ve bölgede pek tanınmadığı için fazla riske giremiyoruz. 500-600 kilo kadar üretim yaptık" dedi.

Yaşar Ekmekçi, uzmanlarca sağlık yönünden de önemli faydaları olduğu belirtilen bu mantarın Türkiye 'de üretiminin teşvik edilmesi gerektiğini söyledi. 

Fırat Üniversitesi Genel Biyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sevda Kırbağ ise Türkiye'de tüketilen besin ürünlerinin genelinin et içerikli olduğuna işaret ederek, bu alışkanlığın lezzet olarak eti aratmayan istiridye mantarıyla değiştirilmesinin sağlık yönünden faydalı olacağını söyledi.

Kırbağ, "Gelişmiş ülkelerde ete alternatif ve et kadar besleyici olmasının yanı sıra tıbbi olarak da birçok faydası olan bu mantarların tüketilmesine önem vermemiz gerekmektedir" dedi.

Fırat Üniversitesinde görevli diyetisyen Seda Albayrak ise istiridye mantarının B-C-D vitaminleri içerdiğini, demir, fosfor, potasyum, selenyum, çinko, protein, amino asit, lif, doymamış yağ asidi ve karbonhidrat bakımından zengin olduğunu vurguladı.

Albayrak, sağlık yönünden faydalı bu mantarın sofralardan eksik edilmemesini önerdi.