Cumhurbaşkanı Erdoğan Erzincan'da

Cumhurbaşkanı Erdoğan Erzincan'da
Cumhurbaşkanı Erdoğan Erzincan'da
- Erdoğan, toplu açılış töreninde konuştu: (2) - "99'da kaçıp gitti. Nereye? Pensilvanya'ya. Biz de tabii samimiyiz, dedik ki 'gel bak sen ağlıyorsun, burada da ağlayanlar var. Buradakileri de fazla ağlatma, gel'. Gelemedi. Dedi ki 'sizleri daha da zorda bırakmam'. 'Gel ya gel, madem suçun yok, gel, niye gelmiyorsun? Gelemedi. Niye? Çünkü sinsi planlar çalışıyordu. Şimdi her şey meydana çıkıyor" - "Bölücü örgütle Paralel örgüt bir olmuşlar şimdi milletin iradesini hiçe saymanın, seçim sonuçlarını da değersiz hale getirmenin gayreti içindeler. Anlaşılan bu seçimden de ümitlerini kestiler. Milletin kendilerine bu defa da yüz vermeyeceğini, destek vermeyeceğini gördükleri için eski yöntemleri devreye sokmaya çalışıyorlar. Tehdit, tehdit, tehdit"

ERZİNCAN (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan , "99'da kaçıp gitti. Nereye? Pensilvanya'ya. Biz de tabii samimiyiz, dedik ki 'gel bak sen ağlıyorsun, burada da ağlayanlar var. Buradakileri de fazla ağlatma, gel'. Gelemedi. Dedi ki 'sizleri daha da zorda bırakmam'. 'Gel ya gel, madem suçun yok, gel, niye gelmiyorsun? Gelemedi. Niye? Çünkü sinsi planlar çalışıyordu. Şimdi her şey meydana çıkıyor" dedi.

Erdoğan, Cumhuriyet Meydanı'ndaki toplu açılış törenindeki konuşmasında, Kudüs'ün sızısını yüreklerinde hissederken, birilerinin bu şehri Yahudilere armağan etmenin çabası içinde olduğunu söyledi.

Sadece Kudüs'ün birilerine peşkeş çekmekle kalınmadığını, Kabe'ye de saldırıldığını vurgulayan Erdoğan, "Ne diyor? Bizim Kabemiz Taksim. Bunların zaten kıblesi filan yok, pusulayı da kaybetmişler. Ben buradan tüm terör örgütünü arkasına almış olan bu partinin yöneticilerine sesleniyorum, onlara oy verenlere değil, Kürt kardeşlerime değil, şu anda ekranları başında bizi izleyen tüm o oy veren kardeşlerime sesleniyorum: Ne diyor: Bizim Kabemiz Taksim, Kudüs Yahudilerin. Bakıyorsunuz Avrupa Parlamentosunda, Ermeni soykırımı için ayağa kalkıyor saygı duruşunda" ifadelerini kullandı.

Erdoğan, bunların iyi tanınması gerektiğini kaydederek, örnek aldıkları, izinden gittikleri CHP 'nin geçmişte, "Kabe Arap'ın olsun, bize Çankaya yeter" dediğini anlattı.

Bunların Diyanet İşleri Başkanlığını da kaldıracaklarını söylediklerini aktaran Erdoğan, "Öyle mi, bunların dinle diyanetle alakası yok ki. Bir tane şimdi sözde müftüleri aday yaptılar. Diyarbakır müftüsünün söylediği lafa bak, 'partimin dini Zerdüştlük olsa, ben yine orada olurdum' diyor. Şu hale bak" dedi. 

Erdoğan, ana muhalefetin imam hatip okullarını kapatmanın peşine düştüğüne dikkati çekerek, "Beyefendi, önce kendine gel, Müslüman bir sokulduğu yerden bir daha sokulmaz, o geçmişte kaldı" diye konuştu.

- "Buradakileri de fazla ağlatma, gel"

İmam hatiplerdeki öğrenci sayısının 60 binden bir milyona çıktığına değinen Erdoğan, bundan rahatsız olunduğuna işaret etti.

Erdoğan, kendisi ile çocuklarının da imam hatip mezunu olduğunu ve bununla gurur duyduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ön kestiler, 'başınızı açacaksınız' dediler. Tabii açmadılar başını, dünyanın değişik yerlerine gittiler ama bir tanesi daha çıktı, Pensilvanya'da malum zat. O zaman 'Başörtüsü füruattandır' dedi. Aynı kişi İzmir'de Kestanepazarı'nda konuşurken, 'Bu itikadi bir meseledir, baş açılamaz' diyordu. Daha sonra ayarı bozuldu ve 'füruattandır' dedi. 

99'da kaçıp gitti. Nereye? Pensilvanya'ya. Biz de tabii samimiyiz, dedik ki 'ya gel, bak sen ağlıyorsun, burada da ağlayanlar var. Buradakileri de fazla ağlatma, gel'. Gelemedi. Dedi ki 'sizleri daha da zorda bırakmam'. 'Gel ya gel, madem suçun yok, gel, niye gelmiyorsun? Gelemedi. Niye? Çünkü sinsi planlar çalışıyordu. Şimdi her şey meydana çıkıyor. Hatırlayın, Erzincan'da da bir kumpas vardı ama şimdi hepsi çözülüyor."

İmam hatiplerin önünün bir müddet kesildiğini vurgulayan Erdoğan, şu anda ortaokul, lise ve imam hatiplere de başörtülü olarak herkesin istediği gibi girebildiğini söyledi.

Erdoğan, en son Danıştay'ın orta öğretimde başörtülü olarak derslere girme kararı aldığına değinerek, bunun tarihi bir karar olduğunu dile getirdi.

Hakkın er veya geç tecelli ettiğine işaret eden Erdoğan, "Tüm imam hatip ve meslek liseli yavrularıma sesleniyorum. Şimdi sizden başarı bekliyoruz, yeni Türkiye'yi siz gençler inşa edeceksiniz" dedi.

- "Seçim sonuçlarını değersiz hale getirmenin gayreti içindeler"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu milletin mescidiyle, camisiyle, cemaatiyle uğraşıp iflah olan kimsenin olmadığını belirterek, tek parti CHP'sinin bunun için çok çalıştığını ama 14 Mayıs 1950'de Adnan Menderes ve arkadaşlarının gelip, bu anlayışa hak ettiği dersi verdiğini ifade etti.

Cuntacılarla birlik olunup, 27 Mayıs darbesinin yapıldığını, Menderes ve arkadaşlarının idam edildiğini kaydeden Erdoğan, o kararın verildiği Yassıada ve yanındaki Sivriada'yı Başbakanlığı döneminde "Burayı demokrasi ve özgürlükler adası yapacağız" dediğini anımsattı.

Erdoğan, o zaman bir yarışma açtıklarını, AK Parti Merkez Karar Yürütme Kurulu'ndan bir mimarın yarışmayı kazandığını ve temelinin atıldığını hatırlatarak, bir yılda TOBB'un yükleniciliğiyle süratle bu inşaatın devam edeceğini ve biteceğini bildirdi.

"Orada demokrasi ve özgürlükler konuşulacak" diyen Erdoğan, uluslararası düşünce tartışmalarının yapılacağı merkezin inşa edileceğini, bütün objelerin sergileneceğini anlattı.

Erdoğan, başta ana muhalefet olmak üzere ve onun kalemşörlerinin, kendisine ve arkadaşlarına "sonunuz Adnan Menderes gibi olur" dediklerini aktararak, şunları kaydetti:

"Bölücü örgütün güdümündeki parti de bizi sokaklarla tehdit ediyor. Tüm partilere sesleniyorum: Sivas'ın ötesine neden gitmiyorsunuz? Sadece iktidar partisi gidiyor ama diğerleri gitmiyor, siz de gidin. Bir demokrasi mücadelesi bu, bu demokrasi şenliğini oralara yayın. Muş'a, Van'a, Hakkari'ye gidin, niye gitmiyorsunuz? 26 Mayıs'ta başbakanımız ile inşallah iki yıl ertelemeyle Hakkari Selahaddin Eyyubi Havaalanı'nı açacağız.

Onu da engellediler, müteahhitleri tehdit ettiler, iş makinelerini yaktılar. Hani bunlar seviyordu, hani Kürtlerin temsilcisiydi, hani Kürt kardeşlerime hizmet gelecek. Niçin bunu engelliyorsunuz? Bunlarda yalan bol, talan bol, yaptıkları iş bu. Bölücü örgütle paralel örgüt bir olmuşlar şimdi milletin iradesini hiçe saymanın, seçim sonuçlarını da değersiz hale getirmenin gayreti içindeler. Anlaşılan bu seçimden de ümitlerini kestiler. Milletin kendilerine bu defa da yüz vermeyeceğini, destek vermeyeceğini gördükleri için eski yöntemleri devreye sokmaya çalışıyorlar. Tehdit, tehdit, tehdit. Eski Türkiye'yi hatırlatmanın gayreti içindeler." 

(Sürecek)