2 bin rakımda midye ürettiler

2 bin rakımda midye ürettiler
2 bin rakımda midye ürettiler
- Atatürk Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi, dünyada nesli tükenmekte olan ve kırmızı listede yer alan tatlı su midyelerinin damızlıklarını Aras Nehri'nden toplayarak, akademik ortamda üretimini gerçekleştirdi - Fakültenin dekanı Prof. Dr. Atamanalp: "Bizim özellikle temiz suda stoklandığında yaptığımız duyusal analizlerde lezzeti ve aroması hakkında tüketicilerden olumlu tepkiler aldık. Dolayısıyla toplu üretim yoluna gittik" - "Kültürünün Türkiye'de ilk kez yapılıyor olması, elimizde herhangi bir literatür bilgisi bulunmaması açısından bizi birazcık zorlamaktadır. Üniversite koşullarında yetiştirildiği için akademik midye diyebiliriz"

ERZURUM (AA) - AYŞE YILDIZ -  Atatürk Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi, dünyada nesli tükenme tehlikesi altında olan tatlı su midyelerinin damızlıklarını Aras Nehri'nden toplayarak, akademik ortamda üretimini sağladı.

Yüksekliği 2 bin rakım olan ve en yakın denize 300 kilometre uzaklıkta bulunan Erzurum'da, tatlı su midyelerinin çoğalmasını sağlamak ve insanlarda bir farkındalık oluşturmak amacıyla fakülteden öğretim üyeleri, nehirden damızlık midyeleri topladı.

Fakültenin Akvaryum Balıkları Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde, havuzda ortama adaptasyonu sağlanan ve büyükleri 10 ile 90 gram arasında değişen midyeler akvaryuma alındı.

Burada bakımı bilimsel veriler ışığında özenle yapılan midyelerden ilk etapta başarılı sonuçlar alındı. Çalışmanın ileri aşamasında seri üretime geçilerek, hem söz konusu tatlı su midye türünün yok olması engellenecek hem de bölge insanının tüketimine sunulacak.

Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muhammed Atamanalp, AA muhabirine yaptığı açıklamada, önceleri su ürünleri denildiği zaman akla sadece balığın geldiğini ifade ederek, yıllar içerisinde fakültelerin su ürünleri mühendislerinin katkılarıyla su ürünleri tanımının çeşitli hale geldiğini söyledi.

Kendilerinin de bu kapsamda tatlı sularda yer alan midyelerin damızlıklarını topladıklarını anlatan Atamanalp, "Bunları üretim aşamasına getirdik. Belli bir boya geldikten sonra biz bunları halkımızın tüketimine sunacağız. Aktivitelerimizde bölge insanına balık ekmek faaliyeti yaparak, bölge insanına balığı tanıtmıştık. Bundan sonra da inşallah midye tüketim alışkanlığını kazandıracağız" diye konuştu.

Tatlı su midyesinin, denizden toplanan midyeden tat ve aroma olarak farklı olduğuna dikkati çeken Atamanalp, şunları kaydetti:

"Bizim özellikle temiz suda stoklandığında yaptığımız duyusal analizlerde lezzeti ve aroması hakkında tüketicilerden olumlu tepkiler aldık. Dolayısıyla biz bunları toplu olarak üretim yoluna gittik. Bu çalışma kapsamında Aras Nehri'nden, bizim arkadaşlarımız tarafından yakalanarak, getirilen midyeler burada kendi istedikleri ortamlar oluşturularak, kültür ortamına adapte edilerek, çoğaltılması sağlandı."

Midyelerin beslenme alışkanlıklarından ötürü, kültürünü yaptıkları balıklar kadar nazlı canlılar olmadığına dikkati çeken Atamanalp, dolayısıyla adaptasyon sürecinde kendilerini çok zorlamadığını ifade etti.

- "Bunlar, kırmızı listede ismi yer alan canlılardandır"

Atamanalp, Türkiye 'de ilk kez yapılıyor olmasının, ellerinde herhangi bir literatür bilgisi bulunmaması açısından kendilerini biraz zorladığını anlatarak, şöyle devam etti:

"Üniversite koşullarında yetiştirildiği için akademik midye diyebiliriz. Bu çalışma sonunda midye dolmayı, bölge insanımıza, tüketicilerimizin beğenilerine sunacak hale getireceğiz. Bu midyelerin en önemli özelliği dünya çapında nesli tükenen ve koruma altına alınan türler olmasıdır. Kırmızı listede ismi yer alan canlılardandır. Tabii bu çalışma sonrasında belli bir yoğunluğa ulaştığımızda, biz bunların damızlıklarını aldığımız su kaynaklarına tekrardan bırakacağız."

- "90 gramlık midyeler var"

Üretimde ilk sonuçları almaya başladıklarını belirten Atamanalp, "Seri üretime geçmek için biraz zamana ihtiyacımız var. Ağırlık olarak 60 grama kadar ulaşan midyeler var. Deniz midyelerine göre çok çok büyükler. Ortalaması 60 gram olmakla beraber, içlerinde 85, 90 gramlık midyeler de çıkabiliyor. Eğer besleme şartları gibi üreme şartları da bizi zorlamasa proje sonunda çok önemli sonuçlar alacağız" şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Atamanalp, şöyle devam etti:

"Denizden yüksekliği 2 rakımda olan bir şehirde, en yakın sahile uzaklığı 300 kilometre olan bir kentte midyenin üretiliyor olması gerçekten insanlarımız tarafından takdir edilmektedir. Bu tür, Türkiye iç sularında bulanan bir tür ama iç sularda da kirlilik denizlerdeki kadar tehdit boyutuna ulaştığı için nesli tükenme aşamasına geldi. Bizim çalışmadaki bir amacımız da bu canlı üzerine insanların dikkatini çekmekti."