ABD'de "1915 olaylarını" belgelerle anlatacaklar

ABD'de "1915 olaylarını" belgelerle anlatacaklar
ABD'de "1915 olaylarını" belgelerle anlatacaklar
- Asılsız Soykırım İddialarıyla Mücadele Derneği'nce, Amerika Birleşik Devletleri'nde konferanslar verilerek, Ermeni iddialarına ilişkin belge ve fotoğraflarla doğrular anlatılacak - Dernek başkanı Yrd. Doç. Dr. Eğilmez: "1921'de işgalci güçlerin başı olan İngiltere Kraliyet Başsavcılığı, 'Ermenilere soykırım yapıldığına dair ne Kafkasya'da ne de Türkiye sınırları içerisinde delil olabilecek herhangi bir belge, bilgi yoktur' diye karar alıyor" - "Ermeniler çok bilinçli ve organize şekilde Dağlık Karabağ işgali ve burada yapılan katliamlar konusundan uzak duruyor. Dünya kamuoyu bunlardan haberdar değil, çünkü insanlara bu görüntüler gösterilmiyor, anlatılmıyor. Bizim ne yapıp edip bunu hem Avrupa hem Amerikan kamuoyuna anlatmamız gerekiyor"

ERZURUM (AA) - AYŞE YILDIZ - Asılsız Soykırım İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMED) Başkanı Savaş Eğilmez, farklı ülkelerde verecekleri konferanslarda, belge ve fotoğraflarla doğruları anlatacaklarını belirterek, 1921'de Osmanlı Devleti'nin bütün arşivleri, emirleri, fermanları, belgeleri elinde olan İngiltere'nin 1921'de Ermenilere, Kafkasya'da ve Türkiye sınırları içerisinde soykırım yapılmadığı yönünde karar aldığını bildirdi.

ASİMED Başkanı ve Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Eğilmez, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Ermeni diasporası ve Ermenistan'ın 1915 olaylarını bir soykırım söylemiyle dünyaya kabul ettirmeye çalıştığını söyledi.

Ermenilerin 100'üncü yıl hazırlıklarını çok ciddi şekilde ve yoğun olarak dünya çapında devam ettirdiklerinin altını çizen Eğilmez, "Bu sene en önem verdikleri faaliyetlerden bir tanesi muhtelif yerlerde konferanslar ve tanıtım toplantıları düzenlemek. O bölgedeki halkı, Türklerin kendilerine karşı bir soykırım yaptığına inandırma yolunda çalışıyorlar" diye konuştu.

Yapılan çalışmalar karşısında Türkiye olarak, belgelerle doğruları anlatmaya çalışacaklarını ifade eden Eğilmez, şunları kaydetti:

"Kendimizi savunmaktan ziyade gerçekleri anlatmak amacıyla bazı faaliyet içerisinde bulunacağız. Bunlardan bir tanesi de önümüzdeki günlerde Amerika Birleşik Devletleri'nde konferansa katılıp, bölgedeki sivil toplum örgütlerine Ermeni meselesi hakkında bilgilendirme yapacağız. Biz kimseyi savunmayacağız, Türk tarafını da savunmayacağız. Biz sadece kaynaklar üzerinden gerçekleri anlatmaya çalışacağız. Zaten gerçekler anlatıldığı zaman kim haklı kim haksız net bir şekilde ortaya çıkacaktır."

Önceki yıllardan farklı olarak konuyla ilgili uluslararası yargının ne tür kararlar aldığını anlatacaklarını belirten Eğilmez, tarihten günümüze alınan kararları ve bu kararların hangi temellere dayandırıldığını insanlara anlatacaklarını söyledi.

Eğilmez, bu kararlardan birinin Osmanlı döneminde devletin bütün kurumlarını kontrol eden İngiltere'nin 1919'in başı ile 1921'in Ağustos ayı arasında Osmanlı Devleti içerisinde savaş esirlerine kötü muamele, sözde Ermeni soykırımına neden olan olayların araştırılması için bir komisyon oluşturduğunu ve bu olayların üzerine gittiğini anımsattı.

"Şuna dikkat etmek lazım, bütün kontrol yani devletin bütün arşivleri, emirleri, fermanları, belgeleri her şey İngiltere'nin elindedir. Esirlere kötü muamele yaptığını, Türkiye'de ve Kafkasya'da Ermenileri soykırıma tabi tuttuklarını iddia ettikleri 147 kişiyi, 1919'un Mayıs ayında Malta'ya götürürler ve burada bir yargılanma başlar" diyen Eğilmez, bu dönemde Osmanlı Devleti'nin fiilen olmadığını ve bütün kontrolün yargılamayı yapan İngiltere'nin elinde olduğuna dikkati çekti.

-İngiltere Kraliyet Başsavcılığının kararı

Eğilmez, yargılama sonucunda İngiltere Kraliyet Başsavcılığının, "Eldeki belge ve bilgiler suçlamalar için hukuk mahkemesinde kanıt değeri taşımamaktadır. Dolasıyla kimsenin bu konuyla ilgili bir hukuk mahkemesi önünde cezalandırılması söz konusu değildir" yönünde karar alarak, İngiltere Dışişleri Bakanlığı'na gönderdiğini anımsattı. 

Osmanlı Devleti'nin bütün arşivine hakim olan bir devletin, kendisi için çok önemli gördüğü bir propaganda durumu için yargılama yaptığını ancak yaptığı araştırmada iddia edildiği gibi sözde soykırım yapıldığına dair hiçbir belge bulamadığını anlatan Eğilmez, "1921'de işgalci güçlerin başı olan İngiltere Kraliyet Başsavcılığı, 'Ermenilere soykırım yapıldığına dair ne Kafkasya'da ne de Türkiye sınırları içerisinde delil olabilecek herhangi bir belge, bilgi yoktur' diye karar alıyor. Tutukladığı 147 kişiyi, 1921 yılının ekim ayında serbest bırakmak zorunda kalıyor. İngiltere Başsavcılığı'nın kararı bu, soykırım yapıldığına dair hiçbir şekilde kanıt ve bilgi bulunamamıştır. Biz de bunun üzerinden çalışmaları temellendireceğiz" diye konuştu.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin 2013 yılında Doğu Perinçek davasıyla ilgili de "tarihsel araştırmalar doğaları gereği tartışmaya açıktır. Nihai sonuçlara veya nesnel ve mutlak hakikat iddialarına imkan vermez" yönünde karar aldığını anımsatan Eğilmez, "Yani bu tarihi bir olaydır diyor, mahkeme tarafından bilgi, belge olmadan karar verilmesi söz konusu değildir' diyor. Bu konu da üzerinde durulması gereken ve dünya kamuoyuna anlatılması gereken bir durumdur" dedi.

- "Dağlık Karabağ işgali konusundan uzak duruyorlar"

"Ermeniler çok bilinçli ve organize şekilde Dağlık Karabağ işgali konusundan ve burada yapılan katliamlar konusundan uzak duruyor. Bunun gündeme gelmesini hiç istemiyor ve gündemden düşmesi için elinden gelen her şeyi yapıyor" ifadesini kullanan Eğilmez, 1915 olayları tartışmalı olsa bile Karabağ işgalinin, orada yapılanların, katledilen masum insanların fotoğraflarla hareketli görüntülerle resimlerle bilgi ve belgelerle net şekilde ortada olduğunu vurguladı.

Karabağ katliamını da dünyaya anlatacaklarının altını çizen Eğilmez, "Bunlar 23 yıl önce bu katliamları yaptılar, görüntüleri de 'işte' diye anlatmamız lazım. Dünya kamuoyu bunlardan haberdar değil, çünkü insanlara bu görüntüler gösterilmiyor, anlatılmıyor. Özellikle önüne geçiliyor. Bizim ne yapıp edip bunu hem Avrupa kamuoyuna hem Amerikan kamuoyuna anlatmamız gerekiyor" şeklinde konuştu.