Atatürk Üniversitesi Bilimsel Teşvik Ödülleri

Atatürk Üniversitesi Bilimsel Teşvik Ödülleri
Atatürk Üniversitesi Bilimsel Teşvik Ödülleri
- Atatürk Üniversitesi'nde akademisyenlere bilimsel teşvik ödülü verildi ve cübbeleri giydirildi - Rektör Prof. Dr. Koçak: - "Üniversiteler, toplumların bilimle barışık yaşamalarını, onların refah seviyelerini ve yaşam kalitelerini arttıracak ve baş döndürücü bir hızla gelişen çağdaş dünyaya entegre olabilmelerini sağlayacak temel kurumlardır" - YÖK Başkanlığı Başdanışmanı Prof. Dr. Safran: - "Kasım ayında bir teşvik daha çıktı. Biz bunu geçen hafta bitirdik ve Maliye Bakanlığına gönderdik. Burada istiyoruz ki her bir arkadaşımız taranan bir dergide yazı yazsın ve teşvikten faydalansın"

ERZURUM (AA) - Atatürk Üniversitesi'nde akademisyenlere bilimsel teşvik ödülü verildi ve cübbeleri giydirildi.

Erzurum Valisi Ahmet Altıparmak, Kültür Merkezinde düzenlenen törende yaptığı konuşmada, Atatürk Üniversitesi'nin, köklü bir üniversite olduğunu söyledi.

Altıparmak, Erzurum'un bilim dünyası açısından tohum şehir olduğunu ifade ederek, "Buradan yetişen tohumlar Türkiye 'nin her yerine dağılıyor ve bizim kültürümüz olanı her yerde yeşertiyor. Benim evladım da hukuk fakültesini bitirdiği zaman akademisyen oldu. Ben de bir akademisyen babasıyım. Akademisyenlere verilen teşvik ödüllerinin eve gidinceye kadar yetmediğini öğrendim. Atatürk Üniversitesi'nin ödülleri de en yüksek miktarmış ve evden dönüşe de yetiyormuş. Büyükşehir Belediyesi ve ben de ödül vermeye çalışacağım" diye konuştu.

Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hikmet Koçak da 2010 yılından beri 'Bilimsel Teşvik' ödül töreni yaptıklarını belirterek, "Marifet iltifata tabidir. İnşallah hem sayı hem kalite itibarıyla ödül alan arkadaşlarımız ve yaptıkları çalışmalar daha da artacaktır. Özellikle bilimini üretime dönüştürüp, kaydadeğer nitelik yakalamış olan çalışmaları teşvik ile akademik gelişimini bir üst noktaya taşımış olan arkadaşlarımızı tebrik edeceğiz" dedi

Üniversitelerin varlık sebeplerinden birinin bilimsel üretimde bulunmak ve insanların refah içinde yaşamasını sağlayacak koşullar oluşturmak olduğunu anlatan Koçak, ülkelerin gelişmişlik düzeylerinin bilimsel üretim potansiyelleri ve bilimsel üretimlerini kullanma yetenekleriyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı.

Bilimsel nitelikteki sürdürülebilir üretimin akılcı, stratejik, istikrarlı bilim politikaları ile mümkün olduğunu bildiren Koçak, şunları kaydetti:

"Yaşadığımız çağ bilim çağıdır. Bilgiyi kullanan ve bilginin işlenmesinde teknolojinin ağılıklı olarak yer veren çağdaş toplumlar potansiyelini üniversitelerin öncülüğünde gerçekleştirmektedirler. Üniversiteler, toplumların bilimle barışık yaşamalarını, onların refah seviyelerini ve yaşam kalitelerini arttıracak ve baş döndürücü bir hızla gelişen çağdaş dünyaya entegre olabilmelerini sağlayacak temel kurumlardır. Üniversiteler ve dolayısıyla bilimsel üretim özellikle günümüzde hayati öneme sahiptir."

Üniversitelerin bilimsel üretim potansiyelleri, bilime katkı oranları anlamında yarış içinde olduğuna dikkat çeken Koçak, Türkiye'deki 180'den fazla üniversitenin nitelikli akademisyen kadrosu oluşturma, uygun araştırma koşulları oluşturma ve kaliteli öğrenci potansiyeline sahip olma konularında yoğun çaba harcadığını söyledi.

Bilimsel üretim ve bilimsel üretime yapılan teşvik ve takdirlerin değerli olduğunu ve üniversite olarak yapılan çalışmaları takdir etmek için çalıştıklarını belirten Koçak, toplam 12 dalda bilimsel üretim yapan akademisyenleri ödüllendirdiklerini, 2014-2015 döneminde akademik ünvan alan öğretim üyelerine de cübbe giydirdiklerini sözlerine ekledi.

YÖK Başkanlığı Başdanışmanı Prof. Dr. Mustafa Safran ise Atatürk Üniversitesi mezunu olduğunu belirterek, kürsüye çıkınca heyecanlandığını dile getirdi.

Erzurum'un kendisi için özel bir anlam ifade ettiğini söyleyen Safran, hayatında yaşadığı bazı anıları paylaşırken duygulandı.

Safran, Atatürk Üniversitesi'nin Yüzüncü Yıl, Marmara, 19 Mayıs, Trabzon Teknik, Selçuk, Gazi üniversitelerini kuran hocaları yetiştirdiğini anımsatarak, şöyle dedi:

"Akademik Teşvik Ödülleri bütün üniversitelerde veriliyor. En üst kademeden veren üniversite de burası. Biz Gazi Üniversitesi'nde akademik teşvik aldığımız zaman eve gidinceye kadar bitiyordu. Türkiye'de 2010-2014 yılları arasında ortalama 22 bin makale taranmış öğretim üyesi sayımız 130 bin. Bu konuda Türkiye'nin ciddi anlamda sıkıntısı var. Bu teşviklerin yanında kasım ayında bir teşvik daha çıktı. Biz bunu geçen hafta bitirdik ve Maliye Bakanlığına gönderdik. Burada istiyoruz ki her bir arkadaşımız taranan bir dergide yazı yazsın ve teşvikten faydalansın. Özellikle burada genç araştırma görevlisi, öğretim görevlisi, uzman, çevirici arkadaşlara biraz daha ayrıcalık sağladık, onları biraz daha teşvik eder duruma getirdik. Biz bu sayıyı ikiye katlayamadığımız takdirde Türkiye'de bilimsel alanda taranan dergilerde ciddi olarak, sayı olarak ciddi bir sıkıntımız var. Umarım devletin vermiş olduğu teşvikle bir araştırma görevlisi arkadaşımız eğer taranan bir dergide yayın yapabiliyorsa en azından 200 lira parayı hakediyor demektir."

Konuşmaların ardından akademisyenlere bilimsel teşvik ödülleri verildi ve ünvan alan akademisyenlere cübbeleri giydirildi.