CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu Erzurum'da

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu Erzurum'da
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu Erzurum'da
- Kılıçdaroğlu: "Bize güvenmeniz lazım. 4 yıl istiyorum. 4 yıl deneyeceksiniz ve göreceksiniz" - "Güneydoğu'ya gidin, devlet mi var orada. Devlet yok. Açılımın ne olduğunu bilmiyoruz ki destekleyelim. Benim bildiğim Doğu ve Güneydoğu'da devlet diye bir şey yok. Ben de bunu kabul etmiyorum"

ERZURUM (AA) -  CHP Genel Başkanı  Kemal Kılıçdaroğlu , "Güneydoğu'ya gidin, devlet mi var orada. Devlet yok. Açılımın ne olduğunu bilmiyoruz ki destekleyelim. Benim bildiğim Doğu ve Güneydoğu'da devlet diye bir şey yok. Ben de bunu kabul etmiyorum" dedi.

Partisinin Erzurum Bölge Toplantısı'na katılmak üzere kente gelen Kılıçdaroğlu, Şehit Üstteğmen İsmail Aksu Mahallesi'nde kahvehanelerde vatandaşlarla bir süre sohbet etti.

Erzurum'u 1970'li yıllardan beri tanıdığını belirten Kılıçdaroğlu, şehrin hak ettiği yerde olmadığını söyledi.

Vatandaşlardan birinin Büyükşehir Belediyesi temizlik işlerinde taşeron olarak çalıştığını ve bir düzenleme olup olmadığı sorusu üzerine Kılıçdarğlu, "Bir kanun çıktı, 'taşeron işçiler sendikalaşırsa ve işten atılırsa tazminat ödenmez' diye. Biz Anayasa Mahkemesi'ne gittik, Anayasa Mahkemesi kanunu iptal etti. Herhangi bir nedenle taşeron işçiler sendikalaşırsa ve işlerine son verilirse 16 maaş tazminat isteme hakkınız olacak. Biz bunu sağladık" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, taşeron işçileri Ankara'ya davet edeceklerini, grup toplantısından önce onlara söz vereceklerini söyledi.

Erzurum'da tarımın, fabrikanın olmadığını, işsizliğin ileri boyutlarda olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, bu kadar olumsuzluk varken neden iktidar partisine oy verildiğini merak ettiğini vurguladı.

Vatandaşın sorunlarını dinleyen Kılıçdaroğlu, CHP iktidara gelirse sosyal yardımların kesileceği yönünde propaganda yapıldığını öne sürdü.

Sosyal yardımları Turgut Özal'ın başlattığını söyleyen Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Herkes sanıyor ki sosyal yardımlar bu iktidarla başladı. Sosyal yardımların alanını genişleten de Rahmetli Bülent Ecevit'tir, Hasan Gemici'dir. Engellilere, yaşlılara sosyal yardım verdiler, imkanlar sağladılar. Bu hükümet de verdi. Şimdi şu politika yapılıyor, 'CHP iktidara gelirse bu sosyal yardımlar kesilecek' Ya niye kesilsin. Tam tersine arttıracağız. Onlar yediklerinin artığını veriyorlar, biz yemeyeceğiz. Daha fazla vereceğiz. Ben 3 yıl önce buraya gelip, 'Bu politika sonunda Türkiye saman ithal eder duruma gelecek' deseydim bana gülerdiniz. Ediyor şimdi. Erzurum'un, Kars'ın yaylaları malum. Bir de Güneydoğu'ya gidin, devlet mi var orada. Devlet yok. Açılımın ne olduğunu bilmiyoruz ki destekleyelim. Benim bildiğim Doğu ve Güneydoğu'da devlet diye bir şey yok. Ben de bunu kabul etmiyorum. Devletin mahkemesi var, çalışmıyor. Vergi dairesi çalışmıyor. PKK orada mahkeme kurmuş. Türkiye Cumhuriyeti Devleti yok mu?"

Kılıçdaroğlu, bir vatandaşın kaçak sigara sattığı için ceza aldığını ve bunun vicdan azabını da yaşadığını belirtmesi üzerine, "Bizim eskiden yerli tütünümüz, yerli sigaramız vardı. Kaçak sigara sattığın için vicdanen rahatsız olma. Sen evine helal ekmek götürüyorsun" diye konuştu.

Din üzerinden de siyaset yapıldığını savunan Kılıçdaroğlu, kimin daha iyi Müslüman olduğunu Allah'tan başka kimsenin bilemeyeceğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, Allah ile kulun arasına kimsenin giremeyeceğini dile getirerek, "Kimin daha iyi dindar olduğuna kim karar verebilir. Bu şirktir. Bunu bir tek Allah bilir. Din siyasete alet edilmez, yazıktır, günahtır. Etnik kimlik siyasete alet edilmez. Kim annesini, babasını seçme özgürlüğüne sahip ama hepimiz annemizle babamızla gurur duyuyoruz. Benim inancımı bir başkası sorgulayamaz" ifadelerini kullandı.

Türkiye'de huzur olması gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Bize güvenmeniz lazım. 4 yıl istiyorum. 4 yıl deneyeceksiniz ve göreceksiniz. Ulusal Kurtuluş Savaşı Erzurum'da başladı. Meclis burada toplandı. Burası bir ışık yaktı. Bin odalı saraylarda oturalım demediler. Bu sarayın yapıldığı parayla Ovit Tüneli biterdi. Ekonomi güçlenirdi. Biz bin odalı diyoruz da Ankara Mimarlar Odası açıkladı 2 bin odalıymış. Bir tarafına birisi girse öbür tarafında birisi olsa bunlar 10 sene de birbirlerini bulamazlar."