"Çözüm Süreci'nin yeniden yapılanması lazım"

"Çözüm Süreci'nin yeniden yapılanması lazım"
"Çözüm Süreci'nin yeniden yapılanması lazım"
- Erzurum Sivil Toplum Kuruluşları Platformu Başkanı Güvenli: - "Sürecin komple gözden geçirilerek, yeniden yapılanması lazım. Bu bir camiayı muhatap almamalıdır, halkın kendisi muhatap alınmalıdır, halkı temsil eden unsurların tamamı muhatap alınmalıdır" - Atatürk Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Eğilmez: - "Şunu net bir şeklide belirtmeliyiz ki devlet, kamu düzenine en ufak halel getirilmesine izin vermemelidir. Bu tür girişimler şiddetle cezalandırılmalıdır" - Memur-Sen Muş Şube Başkanı Fehmi Kuzey Vurar: - "İstihdam odaklı yatırımlar çözüm ve barış sürecine katkı sağlayacaktır"

ERZURUM/MUŞ (AA) - Erzurum Sivil Toplum Kuruluşları Platformu Başkanı Mustafa Güvenli, "Sürecin komple gözden geçirilerek, yeniden yapılanması lazım. Bu bir camiayı muhatap almamalıdır, halkın kendisi muhatap alınmalıdır, halkı temsil eden unsurların tamamı muhatap alınmalıdır" dedi.

Güvenli, AA muhabirine yaptığı açıklamada, özellikle son günlerde Ardahan, Ağrı ve Iğdır başta olmak üzere bazı bölgelerde yaşanan terör olaylarına tepki gösterdi.

Çözüm Süreci'nin bazı hatalarla ilerlediğini öne süren Güvenli, "Bu hatalarda ısrar edilmesi, daha önemlisi terör çevresinin Çözüm Süreci'ni ciddi anlamda suistimal etmesi, istismar etmesi hatta bir anlamda bir fırsata dönüştürmeye çalışmalarıyla gelinen noktanın neticesidir bu" diye konuştu.

Süreçle ilgili geçmişte yapılan çalışmaların hepsinin, ciddi bir şekilde gözden geçirilerek, yeniden yapılanması gerektiğinin altını çizen Güvenli, şunları kaydetti:

"Eğer çözüm sunulacaksa bu halklara sunulmalıdır. Doğu ve Güneydoğu halklarına sunulmalıdır. Çözüm halkın çözümü olmalıdır, birtakım çevrelerin ve ya bunu istismar edenlerin değil. Başlangıçta olumlu bir gidişat gibi görünse de terör taşradan şehre inmiştir. Güneydoğu kısmında muhafazakar kesim orada ciddi anlamda baskı altında. Çözüm Süreci bir anlamda bölgedeki muhafazakar kesimin yok edilmesi için terör tarafından fırsata dönüştürülmeye çalışıldı. Bir kere bu süreçte Doğu'da ve Güneydoğu'da yaşayan birçok cemaat ve sivil toplum dikkate alınmadı. Oysa onlar da halkın temsilcileridir. Sürecin komple gözden geçirilerek, yeniden yapılanması lazım. Bu bir camiayı muhatap almamalıdır, halkın kendisi muhatap alınmalıdır, halkı temsil eden unsurların tamamı muhatap alınmalıdır."

Güvenli, "Çözüm Süreci aslında çok geniş bir platformda ele alındı gibi göründü ama uygulama noktasında dar bir çevrenin talepleri doğrultusunda hareket edildi. Bu çok önemli. Halkı da küstürdüler ve bunun olumsuz sonuçları seçim çevresine de yansımıştır" şeklinde konuştu.

- "Yol kesmek de terör eylemidir"

Atatürk Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Savaş Eğilmez de özelikle son günlerde ülkede terör eylemlerinin arttığını belirterek, "Tabii terör sadece çatışmaya girip de polisimizi, askerimizi ya da vatandaşımızı şehit etmek değildir. Yol kesmek de bir terör eylemidir, araç yakmak da bir terör eylemidir. Son günlerde ne yazık ki ülkemizin Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yol kesmeler, araç yakma olayları fazlalaştı" diye konuştu.

Terör eylemlerinin vatandaşı tedirgin ettiğini dile getiren Eğilmez, şöyle devam etti:

"Yine eşkıya başlarından birinin geçen gün 'barış bitti, savaş başlıyor' şeklindeki açıklamasından sonra olayların biraz daha arttığı net bir şekilde görülmekte. Bir kere biz şunu çok net ortaya koymalıyız ki terörle mücadele farklı bir konudur, devletin Kürt vatandaşlarına olan görevleri, mesafesi farklı bir konudur. Devlet, tarih boyunca dünyanın hiçbir yerinde terörle müzakere edilerek, mücadele edilmemiştir. Otorite teröre karşı çok şiddetli tedbirler alarak, terörle bütün gücüyle mücadele etmiştir. Sonrasında devlete karşı, milletin huzuruna ve  sosyal hayata karşı eli silah tutan militanlar etkisiz hale getirildikten sonra terörü besleyen kaynaklar kurutulmalı, terörü doğuran sebepler ortadan kaldırılmalıdır."

Devletin kamu düzenini mutlak suretle en üst düzeyde tesis etmesi özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde vatandaşlarla teröristleri baş başa bırakmaması gerektiğini belirten Eğilmez, devletin her zaman ülkenin her yerindeki vatandaşların yanında olduğunu çok açık bir şekilde icraatlarıyla ortaya koyması gerektiğini vurguladı.

Eğilmez, "Şunu net bir şekilde belirtmeliyiz ki devlet, kamu düzenine en ufak halel getirilmesine izin vermemelidir. Bu tür girişimler şiddetle cezalandırılmalıdır" ifadesini kullandı.

- Muş

Memur-Sen Muş Şube Başkanı Fehmi Kuzey Vurar ise Çözüm Süreci'yle bölgede özellikle kamu alanında ciddi yatırımlar gerçekleştiğini söyledi.

Süreçle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde okullar, barajlar ve hastaneler başta olmak üzere insanların hizmet alacağı yatırımları takdir etmek gerektiğini belirten Vurar, "Ülkemiz ekonomik açıdan büyüyor ama kamu yatırımları yeterli değil. Genellikle okullar konusunda ilçeler yetersiz kaldı. Yatırımların ilçelerle birlikte tüm kente orantılı dağıtılması lazım" dedi.

Kamu yatırımlarının gerçekleşmesinin yanı sıra istihdam alanına yönelik yatırımların yetersizliğine değinen Vurar, "Özel sektörün devlet aracılığıyla bu bölgeye yönlendirilmesi gerekiyor. İlimizde genç nüfus fazla ama iş olmayınca gençler enerjisini başka taraflara harcıyor, madde bağımlılığı gibi yollara sürükleniyorlar. İstihdam odaklı yatırımlar çözüm ve barış sürecine katkı sağlayacaktır. Devletin gençliğe, bu bölgeye sahip çıkması gerekiyor. Sadece kamu yatırımlarıyla olmaz, bu bölgede en büyük faktör istihdam alanı yaratmak" ifadelerini kullandı.