Cumhurbaşkanı Erdoğan Erzurum'da

Cumhurbaşkanı Erdoğan Erzurum'da
Cumhurbaşkanı Erdoğan Erzurum'da
- Erdoğan: (2) - "Tayyip Erdoğan ne bir terör örgütü mensubuyla ne İmralı'dakiyle ne masaya oturmuştur, ne bir mektup göndermiştir" - "Bu defa ülkenin başına eski Türkiye koalisyonu musallat oldu. Bölücü örgütüyle, paralel örgütüyle, eş başkanlarıyla, Ermeni lobisiyle içerideki ve dışarıdaki darbeci medyasıyla bir oldular, eski Türkiye koalisyonunun arkasında mevzi aldılar. Bütün amaçları Türkiye'nin istikrarına darbe vurmak" - "Bunlar Danıştay kararı da dinlemez. Bunlar en sonunda bana şunu dedirtecekler, ey Kılıçdaroğlu ne zamandan beri Beytepe Külliyesi'nin tuvaletlerini gezdin veya oralarının temizliğini yaptın da bunların altın suyuna batırılmış klozet olduğunu öğrendin"

ERZURUM (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan , "Tayyip Erdoğan ne bir terör örgütü mensubuyla ne İmralı'dakiyle ne masaya oturmuştur, ne bir mektup göndermiştir" dedi.

Erzurum İstasyon Meydanı'nda vatandaşlara hitap eden Erdoğan, Erzurum Havalimanı'nın 1 milyona yaklaşan yolcu trafiğiyle bölgesel bir havalimanı özelliği taşıdığını belirterek, "Kim yaptı burayı? Atatürk Üniversitesi bünyesinde kurulan Açıköğretim Fakültesi ile yeni ve önemli bir imkana kavuştu. Kim yaptı? Şehrimizin ikinci devlet üniversitesi olan Erzurum Teknik Üniversitesi'ni de 2010 yılında kurduk? Kim?" diye sordu.

Sağlık alanında Erzurum'un tüm bölgeye hizmet verdiğini ifade eden Erdoğan, eski Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın görevi döneminde burada dev bir araştırma hastanesi kurulduğunu, şimdi de 700 yataklı bir şehir hastanesiyle Erzurum'un bu alandaki gücünün daha da ileriye taşınacağını söyledi.

2011 yılındaki kış oyunları için yapılan tesislerin Erzurum'u bu alanda önemli bir merkez haline getirdiğini vurgulayan Erdoğan, Erzurum'un yeni projeler, yeni yatırımlarla 2023 Türkiyesi'nin marka şehirlerinden biri olma yolunda ilerlediğini kaydetti.

Erdoğan konuşması sırasında, "Dadaş, sana gurban dadaş" diyerek, "Huma kuşu yükseklerden seslenir. Yar koynunda bir çift suna beslenir. Sen ağlama kirpiklerin ıslanır.  Ben ağlim ki belki gönül uslanır" türküsünün sözlerini okudu.

"Biz istiyoruz ki artık Erzurumlu hep gülsün, Erzurum ile birlikte Türkiye gülsün" diyen Erdoğan, "Erzurum 7 Haziran'a hazır mı? Erzurum yeni Türkiye'ye hazır mı? Erzurum yeni anayasa hazır mı? Erzurum başkanlık sistemine hazır mı?" diye sordu.

Bu ülkenin, bu milletin başı ne zaman dara düşse Erzurum'un "Allahu Ekber" diyerek vazifeye koştuğunu ifade eden Erdoğan, "Onun için Erzurum'da yer Allahu Ekber'dir, gök Allahu Ekber'dir, dağ, taş Allahu Ekber'dir. Bugün Erzurum bir kez daha 'Allahu Ekber' demeye hazırlanıyor. Ben sizlerde onu görüyorum, bu nidalarınızda onu görüyorum" şeklinde konuştu.

- "Eğer bunu ispat edemezsen alçaksın, namertsin"

Bu defa ülkenin başına "eski Türkiye koalisyonunun" musallat olduğunun altını çizen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bölücü örgütüyle, paralel örgütüyle, eş başkanlarıyla, Ermeni lobisiyle içerideki ve dışarıdaki darbeci medyasıyla bir oldular, eski Türkiye koalisyonunun arkasında mevzi aldılar. Bütün amaçları Türkiye'nin istikrarına darbe vurmak. Bu milletin huzurunu, gelişmesini, büyümesini, kalkınmasını engellemek için her yola başvuruyorlar. Bölücü örgütün güdümündeki partiyi cilalamak için atmadık takla bırakmadılar. Milliyetçi olduğu iddiasındaki parti de bunlara alet oluyor, destek veriyor. Bu partinin genel başkanı eğer bölücü örgütün güdümündeki parti Meclis'e giremezse ülkede kaos çıkacağını, erken seçime gidilmesi gerekeceğini söylüyor. Daha ilginci ne biliyor musunuz? Bölücü örgütün güdümündeki partinin eş başkanı da aynısını söylüyor. Şimdi konuşmalar yapıyor. Cumhurbaşkanı için, yani bana terör örgütüyle masaya oturduğumu söylüyor. Aynı zamanda ekibimle Başbakanlığım döneminde de şu anda da defalarca meydanlarda söyledim: 'Nerede siyasi kadromdan bir arkadaşım İmralı'daki ile masaya oturdu, bunu ispat et' dedim, Bahçeli'ye. 'İspat edemezsen alçaksın' dedim. Şimdi buna benzer şeyleri yine söylüyor. Şimdi de Cumhurbaşkanlığı makamıma hakaretle... Cumhurbaşkanı olarak aynı şeyi söylüyorum, şimdi ben kendisine şunu söylüyorum: 'Eğer bunu ispat edemezsen alçaksın, namertsin.' Çünkü, Tayyip Erdoğan ne bir terör örgütü mensubuyla ne İmralı'dakiyle ne masaya oturmuştur, ne bir mektup göndermiştir."

-"Kargaya da hakaret etmiş oluyoruz"

Hukukta iddia sahibinin iddiasını ispatla mükellef olduğuna yönelik kaide bulunduğunu anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Şimdi ha Kılıçdaroğlu ha Bahçeli ha diğeri. Bunların birbirinden farkı var mı? Hepsi aynı. Şimdi çıkmış Kılıçdaroğlu, şu edepsizliğe bak ya. Diyor ki Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki klozetler altınmış, altın kaplamasıymış. Dün akşam TRT'de canlı yayında açıkladım, dedim ki- bu sabah mektup hemen gönderdim. Yazılı mektup gönderdim- bunu ispatlamakla mükellefsin. Davet edin, gelsin, gezsin bakalım nerede bir altın kaplama klozet var. 

Çünkü benim vatandaşım bazen saflığı tutuyor, bu tür yalancılara da inanıyor. Bana cevap geliyor. Cevap ne biliyor musunuz? Onun genel sekreteri, attığı cevap şu. 'Kaçak sarayı önce kaçak olmaktan çıkar' diyor.  Danıştay buranın kaçak olmadığını defaatle açıkladı ve biz de bunu yayınladık. Ama bunlar hukuktan falan anlamaz ki. Bunun o cevabını yazan kişisi zaten cahili cühela. Bunlar Danıştay kararı da dinlemez. Bunlar en sonunda bana şunu dedirtecekler, ey Kılıçdaroğlu ne zamandan beri Beytepe Külliyesi'nin tuvaletlerini gezdin veya oralarının temizliğini yaptın da bunların altın suyuna batırılmış klozet olduğunu öğrendin. İstemiyor mu bunu? O zaman bunun kılavuzu berbat. Kılavuzu karga olanın vay haline. Kargaya da hakaret etmiş oluyoruz ya. Bunların durumu bu."

- "Eğer saygısızlık yapan varsa karşılığını bulacak"

Alışılmış bir Cumhurbaşkanı olmayacağı yönündeki ifadesini anımsatan Erdoğan, şunları söyledi:

"Eğer saygısızlık yapan varsa karşılığını bulacak. Çünkü bunlar yeni Türkiye'nin önünü kesmek istiyorlar. İşte bakıyorsunuz bölücü terör örgütünün arkasında olduğu partinin başındakiler ey benim Kürt kardeşlerim, sizler benim canımsınız. Ben sizleri Allah için seviyorum. Ama bilesiniz ki bu bölücü terör örgütü mensupları ve onların desteğiyle hareket edenler sizi sevmiyorlar. Diyarbakır'da Yasin Börü'yü 3. kattan atanlar, bıçaklayıp araba ile ezenler, onu şehit edenler kimdi? Bunlar değil miydi? 6, 7, 8 Ekim'de 50 kişinin ölümüne neden olan bunlar değil miydi? Bu ölenlerin hemen hemen tamamına yakını Kürt değil miydi? Yani ölenler bunlardan olursa veya terör örgütünden olursa suç, terör örgütünden olmazsa suç değil öyle mi? Bir kınama duydunuz mu?"

(Sürecek)