"Devlet, barış sürecinin sürdürülmesinde kararlıdır"

"Devlet, barış sürecinin sürdürülmesinde kararlıdır"
"Devlet, barış sürecinin sürdürülmesinde kararlıdır"
- Akil İnsanlar Heyeti Doğu Anadolu Bölgesi Grubu üyelerinden Dilipak: - "Devlet, barış sürecinin sürdürülmesinde kararlıdır. Kürtlerin tek meşru temsilcisi, HDP değildir. HDP mevcut yapısıyla barış sürecini engelleyecek olursa kendi içinde bölünür" - "HDP, KCK gibi yapılar da süreçte etkin değil. Yeniden şiddet yoluyla barış sürecini sona erdirme gayreti söz konusu" - Akil İnsanlar Heyeti Akdeniz Bölgesi Grubu Genel Sekreteri Çelenk: - "Çözüm Süreci yol haritasının kaldığı yerden uygulanması gerekiyor. Aksi takdirde Çözüm Süreci'nin rafa kalkması, toplumsal, sosyal ve dış politika manasında ülkemizin aleyhine olur"

ERZURUM/ANTALYA (AA) - AYŞE YILDIZ - HATİCE ÖZDEMİR - Akil İnsanlar Heyeti Doğu Anadolu Bölgesi Grubu üyelerinden Abdurrahman Dilipak ve Akil İnsanlar Heyeti Akdeniz Bölgesi Grubu Genel Sekreteri Tarık Çelenk, Çözüm Süreci'nin devam etmesinin ülke için büyük önem taşıdığını belirtti.

Abdurrahman Dilipak, son günlerdeki terör olaylarına ve Çözüm Süreci'nde gelinen noktaya ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, birilerinin aynı ülkenin çocuklarının kanı ve gözyaşları üzerine kendilerine iktidar ve servet üretmek istediğini söyledi.

Dilipak, " PKK içindeki barış ve çözüm projesine karşı çıkan şahinler kanadı, Türkiye 'nin ve bölgenin içinde bulunduğu şartlardan da istifade ederek, derin devlet, Paralel Yapı, Esed, MOSSAD, Türkiye karşıtı bir koalisyonun da desteği ile topyekun saldırıya geçmeye hazırlanıyor. Kandil, silahları bırakmadı, Öcalan adı artık fazla dillendirilmiyor. HDP, KCK gibi yapılar da süreçte etkin değil. Yeniden şiddet yolu ile barış sürecini sona erdirme gayreti söz konusu. Dağa insan kaçırmalar, iş makinelerine saldırılar, tehdit, şantaj, haraç alma gibi eylemlerdeki artış, yeni bir seçim ihtimali karşısında seçim öncesi şiddet yanlılarının inisiyatifi ele geçirme planıyla ilgili olabilir" diye konuştu.

- "Halkın büyük bir kesimi barış istiyor"

Dilipak, Çözüm Süreci'nin bir hükümet ve devlet politikası olduğunu vurguladı.

Ya belli şartlarda hükümetin kurulacağını ya da Türkiye'nin seçime gideceğine işaret eden Dilipak, "Devlet, barış sürecinin sürdürülmesinde kararlıdır. Kürtlerin tek meşru temsilcisi de HDP değildir. HDP, mevcut yapısıyla barış sürecini engelleyecek olursa kendi içinde bölünür. Burada asıl önemli olan Kürt halkının çok büyük kesiminin barış sürecinin arkasında durmasıdır. Eskiden 'terörü bitireni bitirirler' diyen bir halk vardı. Bugün 'barışı bitireni bitiririz' diyen bir halk var" ifadesini kullandı.

Halkın büyük bir kesiminin barış istediğine dikkati çeken Dilipak, terör korkusu ve baskının, bu gerçeğin sandığa yansımasının önündeki en büyük engel olduğunu belirtti.

Dilipak, şunları kaydetti:

"Bir de AK Parti karşıtlığının Nişantaşı sosyetesi ve polis lojmanlarındaki yansıması gerçeği gölgeliyor. KCK, Kadir Gecesi sabahı, bayram arifesinde, hükümet kurma çalışmaları devam ederken, silah bırakma yerine, ateşkesin bittiğini açıkladı. HDP ise seçim öncesi vaatlerini unutmuş gözüküyor. HDP'ye oy verenler şimdi derin bir sukutuhayal içinde."

- "Çözüm Süreci'nin rafa kalkması, ülkemizin aleyhine olur"

Akil İnsanlar Heyeti Akdeniz Bölgesi Grubu Genel Sekreteri Tarık Çelenk de Kandil'in çekilme alanlarını egemenlik alanı gibi gördüğünü, bu yerlere otoyol, baraj gibi yatırımların yapılmasını istemediğini, buna karşı eylemler yaptığını belirtti.

Çelenk, PKK'nın tutumunun Çözüm Süreci'ne herhangi bir katkı sağlamadığını vurgulayarak, "Halkın HDP'ye verdiği desteğin en önemli nedenlerinden biri, Çözüm Süreci'nin Ankara'da, parlamentoda yürütülmesinin sağlanması. Bu açıdan HDP'ye büyük sorumluluk düşüyor" dedi.

HDP'nin vatandaşlardan aldığı desteğin sorumluluğu içinde gerek Kandil gerek İmralı ekseninde inisiyatif almasını isteyen Çelenk, her şeye rağmen Çözüm Süreci'nin devam etmesi gerektiğini belirtti. Çelenk, "Çözüm Süreci yol haritasının kaldığı yerden uygulanması gerekiyor. Aksi takdirde Çözüm Süreci'nin rafa kalkması, toplumsal, sosyal ve dış politika manasında ülkemizin aleyhine olur" diye konuştu.