Erzurum'da katledilen belediye çalışanları anısına anıt

Erzurum'da katledilen belediye çalışanları anısına anıt
Erzurum'da katledilen belediye çalışanları anısına anıt
- Erzurum'da 10 Mart 1918'de Ermeni çeteleri tarafından katledilen dönemin Belediye Başkanı Hakkı Paşa ve belediye meclis üyeleri anısına sembolik anıt dikildi - Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Aslan: "1918'den 1921 yılına kadar, Erzincan'dan Erivan'a kadar olan coğrafyada, 500 bine yakın Müslüman Türk, Ermeniler tarafından katledilmiştir" - Atatürk Üniversitesi Türk-Ermeni İlişkileri Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Kürkçüoğlu: "Parlamentoların, din adamlarının bu konuda ferman ve hüküm vermesi mümkün değildir. Mesele tarihi bir meseledir. Bu noktada elimizde somut belgeler var."

ERZURUM (AA) - Erzurum'da 10 Mart 1918'de Ermeni çeteleri tarafından katledilen dönemin Belediye Başkanı Hakkı Paşa ve belediye meclis üyeleri anısına sembolik anıt dikildi.

Rus komutan Antranik ile 10 Mart 1918'de görüşmek isterken Ermeniler tarafından belediye binası önünde kurşuna dizilerek katledilen Belediye Başkanı Hakkı Paşa ve belediye meclis üyeleri anısına, Yakutiye Kent Meydanı'nda tören düzenlendi.

Yakutiye Belediye Başkanı Ali Korkut, Yakutiye Kent Meydanı'na yerleştirilen sembolik anıta karanfil sunduktan sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, belediye olarak bu konuda farkındalık oluşturmak istediklerini söyledi.

Erzurum'un Ermeni katliamından en çok etkilenen şehirlerden biri olduğunu hatırlatan Korkut, şunları kaydetti:

"Şehir hafızasında da çok fazla yer alamayan bir konu var. O dönemde belediye başkanlığı yapmış ve belediye üyeliği yapmış kişiler, 10 Mart 1918 itibarıyla Ruslara giderek, Ermeniler'in silahlandırılmasına karşı, 'Ya bu silahları bunlardan alın ya da bizleri de silahlandırın ki bizler de bunlara karşı koyalım' demişlerdir. Rus komutan Antranik, daha sonra bu heyeti pusuya düşürerek Ermeni çetelerinin eline vermiştir. Antranik ile görüşmeye giden 12 temsilci, belediye binası önünde kurşuna dizilmiştir."

Son günlerde Papa Franciscus ve Avrupa Parlamentosu'nun Ermeni soykırımı ile ilgili ciddi açıklamalar yaptığını anımsatan Korkut, Osmanlı Devleti'nin, Yahudiler soykırıma uğradığı zaman  onları İspanya'dan alıp ve topraklarında idame ettirdiğini hatırlattı.

Korkut, şunları kaydetti:

"Tehcir Yasası 1915 yılında çıkmıştır. Bu yasayı ilgili devletler farklı değerlendirmekte ve bunun soykırım olduğunu iddia etmektedirler. Bir kavram kargaşası oluşturmaya gayret etmektedirler. Bu olaylara hassasiyet gösteren Avrupa ülkeleri maalesef çok yakın tarihte, Saraybosna ve Arnavutluk'ta yapılan katliamlara seyirci kalmıştır. İnsanlıktan nasibini almamış bu ülkelerin yaptığı açıklamaları zaten hükümetimiz ve Başbakanımız da ciddiye almıyor. Biz de şiddetle kınıyoruz, lanetliyoruz. Açıklamalarını başlarına çarpıyoruz."

- "500 bine yakın Müslüman Türk katledildi"

Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Yavuz Aslan da Rusların Erzurum'u terk etmesi ile halkın Ermenilerin katliamına maruz kaldığını ifade etti.

Aslan, özellikle 1918 yılının ocak, şubat ve mart aylarında Erzurum ve çevresinde soykırıma varıncaya kadar toplu katliamlar gerçekleştirildiğini anımsatarak, şunları ifade etti:

"Şehrin o günkü idaresi olan belediye heyeti de bu katliamlara maruz kaldı. Tespit ettiklerimizin isimlerini bu panoda bir araya getirdik ancak kesin sayıyı tam olarak bilemiyoruz. 20'ye yakın kişinin bu heyette olduğunu, çeşitli kaynaklar söylüyor ama 13 isim tespit edilebildik. Bunların içinde Azerbaycan'dan gelip, Türklerin hakkını savunan temsilciler de var. Onlarda şehit oldular. Bunlardan biri Bakü Müslüman Cemiyeti Hayriye Temsilcisi Seyidov, diğeri de Erzincan Temsilcisi Abdul Mabud'dur. Erzincan'da katliamlar başlayınca Erzurum'a gelmiş ve burada belediye heyeti ile Antranik'i ziyaretten sonra öldürülmüşlerdir. Bunlar bizim şehitlerimiz olarak bugünde andığımız ve rahmet dilediğimiz insanlar. Erzurum ahalisi bu dönemde çok büyük katliamlara maruz kalmıştır. Sadece şehir içinde tespit edebildiğimiz 13 binin üzerinde insan hayatını kaybetmiştir."

Erzurum'da yaklaşık 50 bin kişinin çeteler tarafından öldürüldüğünü belirten Aslan, 1918'den 1921 yılına kadar, Erzincan'dan Erivan'a kadar olan coğrafyada, 500 bine yakın Müslüman Türk'ün Ermeniler tarafından katledildiğini dile getirdi.

- " Dünya aldatılıyor"

Atatürk Üniversitesi Türk-Ermeni İlişkileri Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Erol Kürkçüoğlu da 100 yıl önce yaşanan 2. Van Ayaklanmasını örtbas eden Ermenilerin, dünyayı aldattığını ifade etti.

Ermenilerin kendi cinayetlerini örtmek amacıyla 24 Nisan 1915'i "Soykırım Günü" olarak ilan ettiğini söyleyen Kürkçüoğlu, şöyle konuştu:

"Başta katolik dünyasının ruhani lideri Papa olmak üzere, sözde Ermeni soykırımı iddialarını kabul eden parlamentolar, Ermeniler tarafından kandırılmaktadır. 24 Nisan 1915'te Van'daki ayaklanma sonrası Taşnak, Hınçak, Ramgavar, Veragöz gibi Ermeni cemiyetleri kapatılmış, 235 kişi İstanbul 'da tutuklanmıştır. Rus ve Ermenilerin hedef şehirlerinden biri Erzurum'dur. İlk isyan 20 Haziran 1890'da Erzurum'da başlatılmış ve Anadolu'nun muhtelif yerlerinde devam etmiştir. 2. Van Ayaklanması, bardağı taşıran son damladır. Osmanlı hükümetinin aldığı bir tedbirle cemiyetler kapatılmış ve yöneticileri tutuklanmıştır. Bu da etkili olmayınca 'tehcir' denir ama aslı 'Sevk ve İskan Kanunu' olan kanun, 30 Mayıs 1915'te Osmanlı hükümeti tarafından kabul edilmiştir. Bu kanun kesinlikle soykırım kanunu değildir."

Katliamın aslında Müslümanlara yapıldığını vurgulayan Kürkçüoğlu, Anadolu'da savaşla alakası olmayan sivil ahalinin evinde, bahçesinde Ermeni çeteleri tarafından katledildiklerini anlattı.

Birinci Dünya Savaşı sırasında eli silah tutan herkesin cepheye gittiğini dile getiren Kürkçüoğlu, "12 Mart 1918'de Erzurum'un önemli yerlerinden toplanıp bugünkü Yüzüncü Yıl Parkı'nın bulunduğu mezara defnedilen Müslüman sivil sayısı 9 bin 553'tür. Tarih bir belge bilimi. Kesinlikle parlamento ve din adamlarının bu konuda ferman ve hüküm vermesi mümkün değildir. Mesele tarihi bir meseledir. Bu noktada elimizde çok somut belgeler var. Son günlerde algı operasyonu yapılmaktadır. İhale üzerimize bırakılmaya çalışılıyor. Melese tarihçilerin mutlaka çözmesi gereken bir meseledir" diye konuştu.

Konuşmaların ardından temsili anıta karanfil bırakıldı ve dua okundu.