Eski Sağlık Bakanı Akdağ:

Eski Sağlık Bakanı Akdağ:
Eski Sağlık Bakanı Akdağ:
- "Türkiye'de, seçimden sonra bu medyatik imparatorlukları ortadan kaldıracak, medya kanunları bence değiştirilmelidir" - "Bu medya, büyük paralarla özellikle devlet ihalelerine giren ve çıkan büyük patronların tekelinde olmaktan kurtarılmalıdır. Bunun için demokratik sistem içerisinde, ticari özgürlükler de dikkate alınarak bir takım kanunlar yapılabilir"

ERZURUM (AA) - Eski Sağlık Bakanı ve AK Parti Erzurum Milletvekili Recep Akdağ, " Türkiye 'de, seçimden sonra bu medyatik imparatorlukları ortadan kaldıracak, medya kanunları bence değiştirilmelidir" dedi.

Akdağ, bir otelde 21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü dolayısıyla basın mensuplarıyla bir araya gelerek, gazetecilerin gününü kutladı.

Akdağ, Türkiye'deki en büyük sorunlardan birinin de gazeteler eliyle siyaseti dizayn etme çabaları olduğunu söyledi.

Bir başbakanı günlük kıyafeti ya da pijamasıyla eli cebinde karşılayan patronların Türkiye'de medyaya hakim olduğunu ve bu yüzden de basın özgürlüğünden bahsetmenin mümkün olmadığını belirten Akdağ, "Aynı kişiler sayın Cumhurbaşkanını, yerine göre partimizi suçluyorlar ama ellerinde müthiş güç var. İstediklerini asıyorlar, istediklerini kesiyorlar, istediklerini işten atıyorlar ve istediklerine de zulüm yapıyorlar" diye konuştu.

Türkiye'de medyatik imparatorlukların olduğunu dile getiren Akdağ, şöyle devam etti:

"Türkiye'de, seçimden sonra bu medyatik imparatorlukları ortadan kaldıracak, medya kanunları bence değiştirilmelidir. Bu medya, büyük paralarla özellikle devlet ihalelerine giren ve çıkan büyük patronların tekelinde olmaktan kurtarılmalıdır. Bunun için demokratik sistem içerisinde, ticari özgürlüklerde dikkate alınarak bir takım kanunlar yapılabilir. Mesela bugün seçim kanunu partilere yardımı belli bir limite bağlamıştır. Buna benzer birtakım kurallar medyayı geliştirebilir. Gerçekten büyük para sahiplerinin yıllardır Türkiye üzerinde bir karabasan gibi medyaya hakim olmaları, aslında demokrasimizin önündeki en büyük engellerden birisidir. Başkalarını suçlayanlar kendi gözlerindeki merteği görmüyorlar."

Akdağ, bir gazetede HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ'ı hedef aldığı yönünde iddiaların olması ve HDP'nin de bunun üzerine suç duyurusunda bulunmasına ilişkin soru üzerine ise sosyal paylaşım sitelerde sahte hesaplar üzerinden HDP'lilerin kara propaganda yaptığını ifade etti.

Türkiye'de HDP'nin kara propaganda, yalan ve iftiranın merkezi haline geldiğini iddia eden Akdağ, şunları kaydetti:

"Ben, birilerinin sırtlarını PKK 'ya yasladığını söyledim. 'Kim sırtını PKK'ya yaslıyorsa yanlış yapıyor, PKK'lı bir kurşunla yere serilir ve o da sırt üstü yere serilir. Yani yanlış yere sırtını yaslama' dedim. Buradan bir HDP Eş Başkanını hedef aldığım çıkarılabilir mi? Çıkarılamaz, zaten niyetimde de o yok. Lafta da cümlede de o yok. Önce kendi taraflarına inandırdılar, sonra da bu şekilde işlemeye devam ettiler. Tamamen yalandan ve iftiradan ibarettir. Bunları yayınlayan yayın organlarına dava açtık. Onun dışında da bu bahsettiğimiz husus özellikle HDP'nin kara propagandasının, yalancılığının çok bariz bir örneğidir. Benim karakterimi herkes bilir. Kararlı bir insanım, terörle mücadelenin önemli olduğuna inanan insanım ama hiçbir siyasetçiyi tehdit edecek bir yapı ve karakterim yoktur."