Genel seçime doğru

Genel seçime doğru
Genel seçime doğru
- Eski İçişleri Bakanı Ala: "17-25 Aralık darbe girişimi, Gezi ve 6-7 Ekim olayları Türkiye'yi Suriye'ye, Irak'a, Libya'ya çevirme girişimleridir. Ukrayna'ya çevirme projeleridir"

ERZURUM (AA) - Eski İçişleri Bakanı Efkan Ala, "17-25 Aralık darbe girişimi, Gezi ve 6-7 Ekim olayları Türkiye 'yi Suriye'ye, Irak'a, Libya'ya çevirme girişimleridir. Ukrayna'ya çevirme projeleridir" dedi.

Erzurum'da Birlik Haberleşme ve İletişim Çalışanları Sendikası tarafından düzenlenen programında konuşan Ala, Türkiye'nin, etrafındaki istikrarsızlığa rağmen bir istikrar adası olarak yoluna devam etme fırsatı yakaladığını söyledi.

Dünyada problemsiz ülke olmadığını, bu nedenle de ülkelerin ve sistemlerin temelde ikiye ayrıldığını belirten Ala, "Birisi problemlerini çözerek yoluna devam eden gelişen ülkeler, birisi de problemlerini çözemeden onları biriktirerek, halının altına süpürerek yoluna devam eden ülkeler" diye konuştu.

Ala, Türkiye'nin, 1990'lı yılları dikkate alındığında, problemlerini biriktiren, erteleyen, halının altına süpüren bir ülke olduğunu ancak 2002'den bu yana meselelerini çözerek yoluna devam eden bir ülke haline geldiğini ifade etti.

Türkiye'nin her geçen gün sorun çözme kapasitesinin arttığına dikkati çeken Efkan Ala, şöyle konuştu:

"Biz problemleri 2002'de 5 senede çözüyorsak şimdi 5 ayda çözüyoruz. Ama devam ettikçe, mesela Türkiye 2023 hedeflerine yaklaştıkça, oraya geldikçe bu sefer o 5 ayda çözdüğümüzü de 5 haftada çözeceğiz. Çünkü milletimizin sandıkta istikrara sunduğu aritmetik katkı Türkiye'ye geometrik sorun çözme kapasitesi kazandırıyor. İki birim katkı sunduğunda biz 4 birim, 4 birim katkı sunduğunda biz 8 birim veya 16 birim elde ediyoruz. Yani kapasitemiz o kadar genişliyor. Dolayısıyla bizim en başta bütün o problemlerimizi masaya yatırmadan önce mutlaka korumamız gereken bir şey var. O da sorun çözme kapasitemizi zinhar kaybetmeyelim. Bunu ne ile sağlıyoruz, bunu siyasi istikrarla sağlıyoruz. Siyasi istikrarın bize sunduğu fırsatlarla sağlıyoruz. Siyasi istikrarın sağladığı güvenle de sermayemiz yetmese bile, içerideki imkanlarımız dar gelse bile bu sefer dünyanın başka imkanlarından da yararlanabilme imkanımız artıyor."

-"Biz de petrol bulmadık"

Ülkedeki siyasi istikrarın önemini vurgulayan Ala, şu değerlendirmede bulundu:

"Bizim Petrol kuyumuz var mı, yok. Yanı başımızda istikrarı olmayıp petrol kuyuları olan ülkelere bakın, Irak'a bakın, Libya'ya bakın ne halde. Kardeşlerimizin biran önce bu kaostan kurtulmasını arzu ediyoruz, istiyoruz, katkıda bulunuyoruz ama o kadar petrol kuyusu olmasına rağmen bir şey yapamıyorlar, kaos ortamı var. Gelişme elde edemiyorlar. Biz de petrol bulmadık, yerin altından altın çıkarmadık. Bunları yerin üstünde insanı, demokrasiyi keşfederek, ileri demokrasiyi hedefleyerek ve siyasi istikrarı sağlayarak yapabiliyoruz. O bakımdan bizim her türlü kaynağımızın başında, bütün bunları yapılabilir kılan siyasi istikrarımız geliyor."

Ülkede artık savaş helikopteri, tank ve fırkateyn yapıldığını, bunun dışında şimdi de insansız hava aracı üretildiğini anlatan Ala, "İnsansız hava aracını İsrail'den alıyorduk, tam lazım olduğunda çalışmıyordu. Tankı, bir problem olduğunda bir yere göndereceğiz, 'oraya gönderemezsiniz' deniyordu. Şimdi böyle savunma olur mu? Böyle vatanseverlik, böyle milliyetçilik, böyle muhafazakarlık, böyle ülke sevdası olur mu? Yani siz savunma sanayide bile başka yere bağlısınız. Böyle olmaz arkadaşlar" diye konuştu.

Ala, 1980'den sonra merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın biriktirdiklerinin çalınıp tarumar edildiğini ileri sürerek şunları söyledi:

"Yine gözlerini diktiler şimdi 6 ay yeter diyorlar. Tabi çalmak, çırpmak için yeter. Bizim 2023 hedefi olarak koyduğumuz bir sürü şeyi alt alta diziyorsun, şunu vereceğim, bunu vereceğim. Ondan sonra ne söylüyorsun, yüzde 35 maksimum hedefim. Yüzde 35 koalisyon demek. Nasıl yapacaksın bunu? Birbiriyle de tutmuyor. Kimi 5 bin, kimi bin, kimisi de bin 500 lira vereceğim diyor. Yahu koalisyonla bunu nasıl yapacaksın? Yapamayacağı belli ama yıkmak için, AK  Parti hükümetini, istikrarı yıkmak için oy talep ediyorlar. Yapmak için değil, yapmak için 6 ayın yetmeyeceğini herkes biliyor. Ama yıkmak için yeter, biz bunu daha önce gördük. Uluslararası bir projenin de müttefikidir bunlar.

Bakın Türkiye'yi de Mısır'a çevirmeye çalıştılar. 17-25 Aralık darbe girişimi, Gezi ve 6-7 Ekim olayları, Türkiye'yi Suriye'ye, Irak'a, Libya'ya çevirme girişimleridir. Ukrayna'ya çevirme projeleridir. Bunu hepimiz biliyoruz. Allah'ın izniyle hep birlikle dimdik, sağlam durduk." 

-Mursi hakkındaki idam cezası

Mısır'da darbeyle görevinden uzaklaştırılan seçilmiş Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin idama mahkum edilmesini de değerlendiren Ala, bu girişimin "demokrasinin idam kararı" olduğunu söyledi.

Ala, halk iradesine savaş açan bir zihniyetin ayakta durmayacağının altını çizerek, konuşmasına şöyle devam etti:

"Mısır'da dün bir karar verdiler. Neyin kararı? Bu aslında demokrasinin idamının kararı. Çünkü Türkiye'de görüyorlar, istikrarlı, demokratik, ileri demokrasi hedefleriyle bir ülke ilerlemeye başlarsa onu durduramıyorlar. Onun için orada böyle bir şey olmasın diye derhal harekete geçtiler, halk iradesinin katline karar verdiler. Demokrasinin idamına karar verdiler. Tahrir Meydanı'nda ortaya çıkan anlayışın, halk iradesinin idamına ve hürriyetin imhasına karar verdiler. Ama biz biliyoruz, ne mümkün zulüm ile, bidad ile imhayı hürriyet? Çalış, idraki kaldır, muktedirsen ademiyetten. Kaldırabiliyor musun insanların zihninden düşünceyi? Böyle zulüm ile, bidad ile insanların geleceğini katledemezsin, Anca olsa olsa kendi intiharına karar vermiş olursun. Çünkü o zihniyette, öyle yapanlar aslında intihar kararı alıyorlar ve tarihte yok oluyorlar. Hiç öyle halk iradesine savaş açmış da ayakta duran bir zihniyet tanıyor musunuz, yok. Ama halk iradesini ne pahasına olursa olsun savunanlar, onlar bir zulme maruz kalsa da ilanihaye milletin gönlünde yaşıyorlar."

Mursi'ye yönelik idam kararını şiddetle kınadığını ve telin ettiğini dile getiren Ala, "Bizim kültürel coğrafyamızda bu tür göz korkutmalarla, bu tür faaliyetlerle bütün bu coğrafyanın ayağa kalkmasının engelleneceği planlanıyor. Hele hele Türkiye'de de utanmadan bazıları, zihinlerinin arkasına gizlenmiş olan hinlikleri açığa çıkaracak manşetler atıyorlar ve sözler söylüyorlar. Ama siz o karanlık dünyanızda boğulacaksınız. Siz bu ülkenin geleceğini karartamayacaksınız" ifadelerini kullandı.