Mursi hakkındaki kararın açıklanmasının ertelenmesi

Mursi hakkındaki kararın açıklanmasının ertelenmesi
Mursi hakkındaki kararın açıklanmasının ertelenmesi
- Uluslararası Rabia Platformu Koordinatörü İşbilir: "Mısır'da henüz yeni bir devrim eşiği yok ama sosyal patlama riski çok yüksek. Muhtemelen darbe yönetimi bunu dikkate aldığından, bu kararların tarihiyle oynuyor'' - "Bugün idam kararı açıklansaydı, Mısır çok daha büyük olaylara gebeydi. Darbe yönetimi toplumsal tepkileri test ederek tiyatrosunu zamana yayıyor"

ERZURUM (AA) - Uluslararası Rabia Platformu Koordinatörü Cihangir İşbilir, "Mısır'da henüz yeni bir devrim eşiği yok ama sosyal patlama riski çok yüksek. Muhtemelen darbe yönetimi bunu dikkate aldığından bu kararların tarihiyle oynuyor" dedi.

İşbilir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Mısır'da mahkemenin, "hapishaneler baskını" ve "casusluk" davalarında, idam konusunda görüş için dosyaları müftülüğe gönderilen ülkenin ilk seçilmiş cumhurbaşkanı Muhammed Mursi ile 121 kişi hakkındaki kararın açıklanmasını ertelediğini hatırlattı.

Mısır'da normal hukuki bir düzenin olmadığını ifade eden İşbilir, mahkemelerin siyasi kararlar verdiğini söyledi.

" Bugün idam kararının nihai duruşması yapılacaktı" diyen İşbilir, "16 Mayıs'ta idam kararı verilmişti. Bugün müftüden dönen istişare kararla birlikte nihai karar açıklanacaktı. Karardan hemen önce bazı İhvan liderlerinin tutuklanması ve İhvan-ı Müslimi'nin hükümete yönelik saldırılar planladığına dair haberlerin uluslararası basında yayılması nedeniyle, Mısır'ın darbe yönetimi bugün karar alınmasının sonuçlarını tam kestiremediğinden yine yeni bir tiyatro oynuyor" ifadelerini kullandı.

İşbilir, bu erteleme kararının mahkemenin bağımsız tavrıyla alınmadığını, ertelemeyle darbe yönetiminin sosyal zemini yeniden yokladığını vurguladı.

İdam kararının açıklanmasının ertelenmesini darbe yönetiminin "geri adımı" olarak yorumlayan İşbilir, şöyle devam etti:

"7 Haziran'da yani Türkiye 'deki seçim gününde, Mursi'nin Katar'a istihbarat sağladığına dair bir casusluk davası daha var. Bu duruşmada da hakim idam kararı verebilir. Bu kararların ertelenmesi, alınması, mahkemenin toplanma şekli, toplu yargılama veya bireysel yargılama, tamamı Mısır darbe yönetiminin siyasi bir tavrı olarak değerlendirilebilir.

Mısır'da henüz yeni bir devrim eşiği yok ama sosyal patlama riski çok yüksek. Muhtemelen darbe yönetimi bunu dikkate aldığından bu kararların tarihiyle oynuyor."

Batı'nın "darbeye evet, idam kararlarına hayır" tavrı sergilediğini ve bu durumun Mısır'daki darbe yönetimini meşrulaştırdığını ifade eden İşbilir, şunları kaydetti:

"Körfez ülkelerinden idam kararlarına hiçbir tepki yok. Bir tek tepki şu ana kadar Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türkiye'den geldi. Dolayısıyla Mısır darbe yönetiminin bu kararları almasının önünde hiçbir engel yok bugün. İdam kararlarını aldığı gibi, bir gün sabah uyandığımızda bazı İhvan liderlerinin ya da darbe karşıtlarının infaz edildiği haberini alabiliriz.

Buna karşı yine Batı ve Körfez ülkelerinden endişe ve kaygı duyulduğuna dair açıklamaların dışında bir tepki gelmeyecek. Türkiye'den kitlesel tepkiler olacak. Fakat bu kararlar Mısır'ı günbegün radikalizme itiyor, günbegün Mısır'daki silahlı direniş fikrini daha da geliştiriyor. Asıl korkulan bu. Çünkü Mısır'da darbe sonrası aktif hale gelen silahlı örgütler, her geçen gün daha çok zemin buluyor. Darbe yönetimi, darbe karşıtlarına, Mısır halkına siyasi manevra alanı bırakmıyor. Mısır gençliğine, Mısır halkına demokratik bir alan bırakmıyor. Darbe yönetiminin bu kararları radikalizmi teşvik ediyor. Mısır aslında bir kaosa doğru sürükleniyor."

İşbilir, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Adil el-Cubeyr'in Kahire'de Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'yi ziyaret ettiğini hatırlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Açıklanmasa bile, görüşmede bu kararların da görüşüldüğünü ve ertelemede Suudi Arabistan'ın payının olduğunu düşünüyorum. Suudi Arabistan darbeye yönelik desteğini azaltırsa, Mısır'daki darbe yönetimi için sonun başlangıcı anlamına geliyor. Zaten mevcut hal sürdürülemez bir haldir. Mısır'daki darbe yönetiminin sosyal patlama olmadan bu rejimi sürdürmesi mümkün değil. Burada anahtar Türkiye'nin darbe karşıtı tavrına, Katar'ın, Suudi Arabistan'ın katılmasıyla denklem çözülecek, darbe zayıflayacaktır.

Batı'dan gelen tepkiler ve Körfez ülkelerinin tavrı Mısır'a geri adım attırmaz. Bugün idam kararı açıklansaydı, Mısır çok daha büyük olaylara gebeydi. Darbe yönetimi toplumsal tepkileri test ederek tiyatrosunu zamana yayıyor. 3 Temmuz darbenin yıl dönümü. 3 Temmuz'a doğru darbe karşıtlarını iyice sindirerek idam kararlarını da elinde bir koz gibi kullanıyor. Bu idam kararlarının sayısı her an artabilir, infaz da edilebilirler. Darbe yönetimi için 'idam edemez' diye bir durum söz konusu değil. Darbe yönetimi makul adım atmıyor. Bugüne kadar 6 idam uygulandı, İhvan liderlerine de her an idam uygulanabilir."