Mursi'ye verilen idam cezası

Mursi'ye verilen idam cezası
Mursi'ye verilen idam cezası
- Uluslararası Rabia Platformu Koordinatörü İşbilir: - "İslam dünyası küresel bir kuşatma altında tutuluyor. Ramazandan iki gün önce verilen bu kararlar İslam dünyasının onuruna da hakaret anlamı taşıyor. Bu kararlardan darbeye destek veren tüm aktörler sorumludur"

ERZURUM (AA) - Uluslararası Rabia Platformu Koordinatörü Cihangir İşbilir, İslam dünyasının küresel bir kuşatma altında tutulduğunu belirterek, "Ramazandan iki gün önce verilen bu kararlar İslam dünyasının onuruna da hakaret anlamı taşıyor. Bu kararlardan darbeye destek veren tüm aktörler sorumludur" dedi.

İşbilir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Mısır mahkemesinin, "Hamas ve Hizbullah'a casusluk" davasında daha önce idam konusunda görüş için dosyasını müftülüğe gönderdiği, darbeyle görevinden uzaklaştırılan seçilmiş cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'ye müebbet hapis, "hapishaneler baskını" davasında ise idam cezası verdiğini hatırlattı.

Mursi'nin "Katar'a casusluk" ve " mahkeme heyetine saygısızlık" olmak üzere iki davası daha olduğunu ifade eden İşbilir, "Katar'a casusluk davasından bir idam kararı daha çıkabilir. Mahkeme heyetine saygısızlıktan da muhtemelen düşük çaplı bir karar çıkacak" diye konuştu.

İşbilir, bugün darbenin 713. gününe gelindiğini vurgulayarak, Mısır'da 713 gündür hukuki bir zemin bulunmadığını, darbe sürecindeki bütün mahkeme kararlarının siyasi olduğunu söyledi.

Bu kararların amacının bölgedeki statükoyu korumak, darbe karşıtlarını tamamen sindirmek, Müslüman Kardeşler gibi siyaset yapan yapıları tasfiye etmek olduğunu dile getiren İşbilir, "Bu alınan kararlar, sadece Müslüman Kardeşlere bir mesaj niteliği taşımıyor. Bölgede tehdit olarak algılanan, statükoyu tehdit ettiği düşünülen tüm aktörlere, tüm seçilmiş liderlere, hükümetlere bir mesaj niteliği taşıyor. İslam dünyası küresel bir kuşatma altında tutuluyor. Ramazandan iki gün önce verilen bu kararlar İslam dünyasının onuruna da hakaret anlamı taşıyor. Bu kararlardan darbeye destek veren tüm aktörler sorumludur" ifadelerini kullandı.

İşbilir, darbe yönetimine "dur" denilmezse Mısır'ın içinden çıkılamayacağı uzun ve karanlık bir döneme gireceğini ve bölgedeki kaosun da derinleşeceğini söyledi.

Bu darbe yönetiminin Mısır'daki radikalizmi, silahlı mücadele isteyen grupları güçlendirdiğini belirten İşbilir, şunları kaydetti:

"Darbe yönetimine karşı en etkili duruşu Türkiye göstermiştir. Türkiye'nin duruşunun haklılığı bugün daha da çok ortadadır. Eğer darbe karşıtı küresel bir tepki çıkmazsa bu bölge için yeni bir kaos senaryosunun devreye girmesi demektir. Mısır, Suriyeleşebilir, Yemenleşebilir, Iraklaşabilir. Tehlike bu, o kadar büyük. Darbeye destek veren tüm aktörler tavırlarını gözden geçirip darbe yönetimini durdurmalıdır. Türkiye, başından beri ilkeli tutumunu koruyor, bundan sonra da koruyacağından eminim. Darbe yönetimi sadece Mursi'ye değil birçok kişiye idam kararı verdi. Mursi'ye verilen idam kararını onaylayabilir de onaylamayabilir de... Sisi 'affediyorum' da diyebilir. Mühim olan darbe yönetiminin hukuksuz uygulamalarına 'dur' demektir. Sadece bu idam kararlarını durdurmak yetmez fakat bunları durdurmak için de sadece Türkiye'nin değil başta Suudi Arabistan olmak üzere Körfez ülkelerinin ve Batı demokrasilerinin çok güçlü bir şekilde darbe yönetimine tepki koymaları gerekmektedir."

İşbilir, Mısır'daki darbe yönetimine 140 milyar dolar destek verildiğini savundu.