Nakil olabilmek için 34 kilo verdi

Nakil olabilmek için 34 kilo verdi
Nakil olabilmek için 34 kilo verdi
- Erzurum'da, 15 yıldır tedavi gören ve hastalığının son evresine gelinen Hikmet Arabacıoğlu, bir yılda 34 kilo verdikten sonra Atatürk Üniversitesi Organ Nakli Merkezi'nde kardeşinden yapılan nakille yeniden hayata tutundu - Arabacıoğlu: "Organ nakli olmam gerektiğini söylediler, kardeşim 60, ben 124 kilogramdım. Bir yıl boyunca diyet yaptım, her akşam spor salonuna gittim ve nakil olabilmek için hasta halimle tam 34 kilo verdim. Nakille güzel bir hayata kavuştum" - Merkezin müdürü Prof. Dr. Aydınlı: "Hastayı, vericisinin karaciğer gramajına uygun hale getirdik, ondan sonra nakil yaptık. Hem kilolarından kurtuldu hem de sağlığına kavuştu. İkisinin de sağlığı çok iyi"

ERZURUM (AA) - AYŞE YILDIZ - Erzurum'da, nakil olabilmek için bir yılda 34 kilo veren karaciğer hastası,  Atatürk Üniversitesi Organ Nakli Merkezi'nde kardeşinden yapılan nakille yeniden sağlığına kavuştu.

Kentte bir kamu kurumunda memur olarak çalışan iki çocuk babası Hikmet Arabacıoğlu, 15 yıl önce bir rahatsızlığı nedeniyle gittiği hastanede sarılık hastası olduğunu öğrendi.

Düzenli olarak tedavi olan Arabacıoğlu, bir süre sonra sıkılınca tedavilere 4-5 yıl ara verdi. Bu süre zarfında hastalığı iyice ilerleyen Arabacıoğlu'nda Hepatit B'ye bağlı siroz gelişti.

Nakil olması için listeye alınan ancak kadavradan uygun organ bulunamayan Arabacıoğlu'ya canlı vericiden nakil yapılması için birinci derecedeki akrabalarının doku uygunluk testi yapıldı. Tahlil sonuçlarına göre, kardeşi Murat Arabacıoğlu'nun dokularının uygun olduğu belirlendi.

Karaciğer hastası Arabacıoğlu 124, kardeşi ise 60 kilo olmasından dolayı, nakil için şartlar sağlanamadı. Bunun üzerine Atatürk Üniversitesi Organ Nakli Merkezi tarafından düzenlenen diyetle hasta bir yılda 34 kilo verdi.

Merkezin müdürü Prof. Dr. Bülent Aydınlı başkanlığında, ekibi tarafından Hikmet Arabacıoğlu'na, kardeşinden yapılan karaciğer nakliyle yeniden sağlığına kavuşması sağlandı.

- "Güzel bir hayat "

Arabacıoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ilk hastaneye gittiklerinde sarılık hastası olduğunu öğrendiğini belirterek, birkaç yıl hastaneye giderek düzenli olarak tedavi gördüğünü söyledi.

Bir süre sonra bıktığı için tedavilere 4-5 yıl ara verdiğini anlatan Arabacıoğlu, "O zaman hastalık tam ilerlemiş. Organ nakli olmam gerektiğini söylediler. Kardeşim 60 kilo, ben 124 kiloydum. Diyet verdiler, bir yıl boyunca her akşam spor salonuna gittim, diyet yaptım. Nakil olabilmek için hasta halimle tam 34 kilo verdim" diye konuştu.

Nakil sayesinde sağlığına kavuştuğunu belirten Arabacıoğlu, "Yeni hayata kavuştum. Güzel bir hayat. Hasta olan insanlar tereddüt etmesinler, vericisi varsa hemen nakil olsunlar. Sağlıklı olmak çok daha iyi" dedi.

Arabacıoğlu, kendisi için yeni bir hayat başladığını belirterek, kilo vermeyi daha önce çok düşündüğünü, kaç kez spor salonuna gittiğini ancak bir ay sonra bıraktığını anımsattı.

Kardeşi Murat Arabacıoğlu ise ağabeyinin siroz olduğunu vurgulayarak, "Kardeşiniz olunca hiç düşünmeden 'tamam' diyorsunuz. Bir sürü tahlil yaptırdık, hepimiz testlerde geçtik. Beş kardeşiz, sadece benim dokularım uydu. Ağabeyimde, benim parçam var. İkimiz de çok iyiyiz, inşallah çok daha iyi olacağız. Çıkınca spora başlayacağız" şeklinde konuştu.

- "İkisinin de sağlığı çok iyi"

Merkezin müdürü Prof. Dr. Aydınlı da hastayı uzun zamandır takip ettiklerini, Hepatit B'ye bağlı karaciğer yetmezliği olduğunu belirterek, hastalığı ilerlediği için nakil yapmaya uygun gördüklerini söyledi.

Hastanın hiç vericisinin olmadığını dile getiren Aydınlı, "Sadece kardeşi vericisiydi. Şu ana kadar kadavradan uygun nakil için karaciğer bulunamadı. Kilosu vardı, diyet programı uyguladık. Çünkü vericisinin ciğerinin miktarı, verebilmesi için ona uygun değildi.  Hastayı, vericisinin karaciğer gramajına uygun hale getirdik. Ondan sonra nakil yaptık. Hem kilolarından kurtuldu hem de sağlığına kavuştu. İkisinin de sağlığı çok iyi" dedi.

Aydınlı, beyin ölümü gerçekleşenlerde organ bağışı konusunda direnç oluştuğunu ancak canlı vericilerin organlarını seve seve verdiğine dikkati çekti.