Ölülere bayram hediyesi: kabir ziyareti

Ölülere bayram hediyesi: kabir ziyareti
Ölülere bayram hediyesi: kabir ziyareti
- Ramazan ayının bitimine sayılı günler kala vatandaşlar, kabristanları temizleyerek bayrama hazırlıyor - Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yaylalı: "Bayram günü ve bazı yerlerde de arife günü kabir ziyareti yapılıyor. Aslında kabir ziyaretinin bir zamanı yoktur ama bayramda yapılan ziyaretleri, ölülerimiz için bir bayram hediyesi olarak da düşünebiliriz"

ERZURUM (AA) - Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Davut Yaylalı, bayramda ve arife gününde yapılan kabir ziyaretlerinin ölülere bayram hediyesi olduğunu belirterek, "Ziyaretçinin ona yapacağı duayı ve okuyacağı Kuran'ın sevabını Cenab-ı Hak ölülere ulaştırır. Bu da onlar için bir bayram hediyesi olur" dedi.

Yaklaşan Ramazan Bayramı için vatandaşlar, mezarlıklardaki otları temizleyerek ziyarete hazır hale getirdi. Bazı yerlerde ise belediye ekipleri kabristanlarda temizlik çalışmalarını yürütüyor.

Prof. Dr. Yaylalı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kabir ziyaretlerinin ölülere ve fanilere mutlaka bir yararının olacağını ifade etti.

En az ölüler kadar fanilerin de bu sevaplardan ve dualardan yararlanacağını dile getiren Yaylalı, kabir ziyaretlerinin fanilere asıl yararının, kişinin ölümü hatırlamasına ve ona göre davranışlarını değiştirme fırsatı bulmasına katkı sağlaması olduğunu söyledi.

Yaylalı, "Biz dünya hayatına daldığımız zaman ölümü biraz ötelemiş oluyoruz, zihnimizden çıkarmış oluyoruz ama kabre gittiğimiz zaman şu, şu hastalıktan öldü, şu bir anda öldü diye düşünerek, ölümün her an geleceğini hissederiz. Zaten Müslüman ülkelerin çoğunda yoldan gelip geçen insanlar ölümü hatırlasın diye mezarlıklar yola yakın yerlerde yapılır. Bunun amacı, hayatta olan insanı yanlışlardan uzaklaştırmak, kendisinin de bir gün kabre gireceğini hatırlatmaktır. Yani kısaca kabir ziyaretleri, insanı ruhen ölüme hazırlıklı hale getirir" şeklinde konuştu.

Kabir ziyaretlerinin dinimizce sünnet olarak kabul edilen bir ibadet çeşidi olduğunu ifade eden Yaylalı, şöyle devam etti:

"Peygamber Efendimiz 'Beni kabrimde ziyaret eden, gerçek hayatta ziyaret etmiş gibidir. Ben onun verdiği selamı alırım. Kabirleri ziyaret edin çünkü kabir insana ahireti hatırlatır, kendi ölümünü hatırlatır' diye buyuruyor. Hz. Peygamber de zaman zaman Cennet'ül Baki'ye gidip şehit olan sahabeleri ziyaret etmiştir. Hatta geceleri bile gittiği olmuştur."

- "Üzülmek, ağlamak, isyan etmekle karıştırılmasın"

Mezar başında isyan ederek ağlamanın ölüden ziyade ağlayan kişiye zararının olduğunu söyleyen Yaylalı, üzülmekle, isyan etmenin karıştırılmaması gerektiğini vurguladı.

Yaylalı, Peygamber Efendimizin döneminde isyan ederek ağlamanın yasaklandığını dile getirerek, şunları kaydetti:

"Ağlamanın ölüyü rahatsız ettiği konusunda rivayetler var. Fakat mezardaki insanın bir suçu yok, sonuçta o 'ağla' demiyor. Özellikle eski dönemlerde ağlamak için parayla tutulan insanlar olurmuş. Yani git babamın mezarlığı başında her gün şu kadar ağla ben sana şu kadar para vereyim gibi şeyler... İslam bunları yasaklıyor. Hazreti. Peygamber ağlamaktan ziyade, çığlık koparmak, feveran etmek, Allah'ın rızasına karşı gelmek, isyan etmek gibi şeyleri yasaklıyor. 

Peygamber Efendimiz oğlu İbrahim'i defnederken gözlerinden yaş geliyor. Ashabı soruyor, 'Sen bize ağlamayı yasakladın ama kendi gözlerinden yaş geliyor.' Efendimiz, 'Kalp üzülür, göz de yaş döker, bu insanın normal halidir. Ben evladımı kaybetmişim üzülmem mi hiç. Benim yasakladığım bağırarak, çağırarak, Allah'ın emrine isyan ederek, feveran etmektir. Yoksa insan kabre gittiği zaman elbette hüzünlenir.' diye buyuruyor."