UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Oğuz:

UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Oğuz:
UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Oğuz:
- "Biz, binyıllar boyunca bir kültür ürettik, ürettiğimiz bu kültürü buraya kadar getirdik ama bundan sonra gelecek kuşaklara aktaramıyoruz" -"Bunun için el birliğiyle devlet sistemi içerisinde bu kültürün gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlayacak mekanizmalar oluşturacağız"

ERZURUM (AA) - UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Öcal Oğuz, kültürel mirasın öğrenilmesi ve gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlamak için el birliğiyle devlet sistemi içerisinde mekanizmalar oluşturacaklarını söyledi.

Oğuz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kültürün binyıllar boyunca oluşturulan, nesilden nesile aktarılan somut olmayan, hayatın içinden ögeler aktardığını ifade etti.

Kültürün küreselleştiğine dikkati çeken Oğuz, insanlığın, kentleşme, modernleşme, sanayileşme gibi birçok nedenle bin yıllar boyunca doğayı akıllıca kullanarak, kültürünü inşa ettiği alanları artık kaybettiğini dile getirdi.

Oğuz, "Bu kayıpla birlikte de artık somut olmayan miras dediğimiz, kaybını çok iyi hissedemediğimiz aidiyet duygusu veren kültür alanı da yok oluyor. Bu bize ait bir konu olmaktan ziyade insanlığın kentleşme, sanayileşme, kültürel değişim, kültürel mekanların kaybı, doğanın kaybı gibi çok boyutlu bir konu" diye konuştu.

UNESCO'nun bunu 1972 yılında imzaladığı Kültürel Miras Sözleşmesi'nde fark edemediğini belirten Oğuz, zaman içinde bunun eksikliğinin görüldüğünü ve 2003 yılında "Somut Olmayan Kültürel Miras Sözleşmesi"nin imzalandığını ifade etti.

Oğuz, kültür üretim ve tüketim ilişkilerini elinde bulunduran bu kültür üzerinden inovatif işler yapan ülkeler veya medeniyetlerin kendi esin kaynaklarından yararlanarak yeni bir şeyler oluşturduklarını vurguladı.

- "İçerik oluşturmak gerekiyor" 

Her insanın öğrendiği kültürü yaşadığını anımsatan Oğuz, gelecek kuşakların büyüklerinden ve eğitim sisteminde öğrenmesi gereken kültürü öğrenemedikleri zaman öğrendikleri yeni kültür üzerinden kendilerini tanımladığını dile getirdi.

Devletin eğitim sisteminin, halkın kültürün aktarılmasında ortak hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Oğuz, şunları kaydetti:

"Biz binyıllar boyunca bir kültür ürettik, ürettiğimiz bu kültürü buraya kadar getirdik ama bundan sonra gelecek kuşaklara aktaramıyoruz. Bunun için yapmamız gereken el birliğiyle devlet sistemi içerisinde bu kültürün gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlayacak mekanizmalar oluşturacağız. Bu konuyu Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ile görüştük. İkinci boyutu Gençlik ve Spor Bakanlığı, üçüncü boyutu Kültür ve Turizm Bakanlığında, dördüncü boyutu ise Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığında. Buralarda içerik oluşturmak gerekiyor. Mühendislik ve tıp alanında da bu içerikten yararlanmalıyız. Topyekun kültürün yaratıcılığın temeli ve bir aidiyet olduğu önemsenmeli."

Oğuz, "Arkaik birtakım unsurları gelecek kuşakların sırtına yüklemek gibi bir ile kültür öğretilmez, kültür geleceği inşa etmek için kullanılması gereken bir şey. Bin yıllık bir deneyim var" ifadesini kullandı.

Eğitim materyallerinin buna göre düzenlenmesi gerektiğini vurgulayan Oğuz, "Bir kitapçıya gittiğiniz zaman Nardaniye Hanım ile ilgili bir materyal bulabilir misiniz, ama Pamuk Prenses ile ilgili boyama kitabı, hikaye kitabı, film gibi yüzlerce ürün bulabilirsiniz. Önce içerik hazırlamak lazım. Hayatın tüm alanında seferberlik olmalı. Topyekun olmak zorunda ki o zaman kültür öğrenilsin ve aktarılsın, kültür seferberliği başlatılmalı" dedi.