"Gençler şiddete karşı bilinçli değil"

"Gençler şiddete karşı bilinçli değil"
"Gençler şiddete karşı bilinçli değil"
- ESKAM Müdürü Doç. Dr. Parlaktuna: "Üniversitede öğrenim gören kız öğrenciler daha çok 'flört şiddeti'ne maruz kalıyor. Bu flört şiddeti; evli olmayan çiftlerden birinin ya da çiftlerin birbirlerine karşı fiziksel, sözel, cinsel ve duygusal şiddet içeren davranışlar uygulaması ve sosyal kısıtlamalar getirmesidir" - "Gençler en çok bununla karşılaşıyor ve bu şiddete karşı bilinçli değiller. 'Seviyor ki kıskanıyor' deyip bunun şiddet olduğunu algılayamıyorlar" - "Sorunun çözümü, kadının birey olması ve toplumun kadını birey olarak görmesinde yatıyor"

ESKİŞEHİR (AA) - YILDIZ NEVİN GÜNDOĞMUŞ - Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Kadın Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (ESKAM) Müdürü Doç. Dr. İnci Parlaktuna, gençlerin şiddete karşı bilinçli olmadığını ve üniversitelerde öğrenim gören kız öğrencilerin daha çok "flört şiddeti"ne maruz kaldığını söyledi.

Parlaktuna, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ESKAM'ın 2010 yılında kurulduğunu belirtti.

Ulusal ve uluslararası düzeyde her alanda toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı bakış açısı geliştirilmesi ve yasalarda eşitliği sağlamaya yönelik yapılanmaya katkıda bulunmayı amaçladıklarını ifade eden Parlaktuna, ayrıca kadına yönelik her türlü fiziksel ve psikolojik şiddetin kaldırılmasına ilişkin politikalar üretmeyi, onların ulusal düzeyde her alanda aktif rol alabilmesine yönelik stratejiler geliştirmeyi ve farkındalık oluşturmayı da vizyon edindiklerini anlattı.

Ankara Üniversitesi öncülüğünde başlatılan cinsel taciz ve saldırı (CTS-ESKAM) adlı bir alt çalışma grubu da kurduklarını aktaran Parlaktuna, "Kadın yaşamının her alanında cinsel taciz ve saldırı var, bunun önüne nasıl geçeriz diye düşündük. Çünkü kadınlar seslerini çıkarmıyor ve yerleri değiştiriliyor. Cinsel saldırıyı yapanlar ise aynı yerde kalıyor ya da sesini çıkarmıyor. Kadınlar burada mağdurken yer değiştirmek zorunda kaldığı için iki kere mağdur oluyor. Bu yüzden başta kızlar olmak üzere öğrencilerimizi bilgilendiriyoruz" diye konuştu.

- "Çok sinirli ama evlenince değişir"

Parlaktuna, yine ESKAM' bünyesinde oluşturulan Genç ESKAM ile cinsel taciz ve şiddete yönelik çalışmalar yaptıklarına değindi.

Üniversite öğrencilerine yönelik şiddet olgusuna değinen Parlaktuna, şöyle devam etti:

"Üniversitede öğrenim gören kız öğrenciler daha çok 'flört şiddeti'ne maruz kalıyor. Bu flört şiddeti; evli olmayan çiftlerden birinin ya da çiftlerin birbirlerine karşı fiziksel, sözel, cinsel ve duygusal şiddet içeren davranışlar uygulaması ve sosyal kısıtlamalar getirmesidir. Gençler en çok bununla karşılaşıyor ve bu şiddete karşı bilinçli değiller. 'Seviyor ki kıskanıyor' deyip bunun şiddet olduğunu algılayamıyorlar. Bunun gibi 'Başlarda böyle değildi', 'Evlenince aldatmaz', 'Çok sinirli ama evlenince değişir' gibi sözlerle kendilerini kandırıyor ve erkek arkadaşlarından 'Gece çevrim içi olmuşsun' gibi takip sözleri, 'Yanında ben olmadan dışarı çıkma tamam mı' gibi uyarı sözlerini işitip bunun şiddet olduğunu bilmiyorlar. Bunlar gençlerin çok fazla karşılaştıkları sözler. Bunlar aslında şiddettir. Bu konuda farkındalığı artırmak için el broşürleri hazırladık."

- Üniversite öğrencisi Özgecan'ın öldürülmesi

İnci Parlaktuna, Mersin'in Tarsus ilçesinde üniversite öğrencisi Özgecan Aslan'ın öldürülmesiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Bu konuda toplumda çok ses çıkarıldığını, tepki gösterildiğini ancak yeni benzer durumların yaşandığını dile getiren Parlaktuna, "Başka bir şeyler yapmak gerekiyor. Bu bir kadın sorunu ama aslında insanlık ve toplumsal bir sorundur. Sonuçta insan, insanı öldürüyor" ifadesini kullandı.

Toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimlerine önem verilmesini öneren Parlaktuna, özellikle erkek bireylerin bilinçlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Söz konusu eğitimin yaş sınırı olmadığına işaret eden Parlaktuna, "Bütün sistem buna yöneltilmeli, hikaye kitapları, televizyonlar, diziler, reklamlar, haberlerde bu yer almalı çünkü birey olarak büyütülmüyor çocuklar, toplumsal roller biçiliyor. Erkek çocukları, 'Sen güçlüsün, kadının namusu senden sorulur' diye eğitiliyor. Toplum kendi kararlarını, kendi tercihlerini yapabilen bireylerden oluşmalı. Sorunun çözümü, kadının birey olması ve toplumun kadını birey olarak görmesinde yatıyor" diye konuştu.