Küçük akbabalar yok olma tehdidi altında

Küçük akbabalar yok olma tehdidi altında
Küçük akbabalar yok olma tehdidi altında
- AÜ Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yamaç: "İspanya'dan sonra Avrupa'daki ikinci küçük akbaba popülasyonuna sahip Türkiye'de, tür için en büyük tehditlerin başında zehirlenme ve üreme alanlarındaki insan baskısı geliyor" - "Türün korunabilmesi amacıyla tüm Türkiye için popülasyonunun net bir şekilde belirlenmesi, tehditlerin ortaya konulması ve koruma önlemlerinin uygulanması son derece önemli"

ESKİŞEHİR (AA) - EMRAH YAŞAR - İspanya'dan sonra Avrupa 'daki ikinci küçük akbaba popülasyonunun bulunduğu Türkiye 'de, Anadolu Üniversitesi (AÜ) tarafından desteklenen proje kapsamında söz konusu tür için en büyük tehditlerin başında zehirlenme ve üreme alanlarındaki insan baskısının geldiği tespit edildi.

AÜ Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Elif Yamaç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, proje kapsamında Orta ve Yukarı Sakarya Bölgesi'nde üreyen küçük akbabalarla ilgili araştırma yaptıklarını ve yüksek lisans öğrencisi Sunay Balaban'ın tez konusunu oluşturan çalışmalarının 2013-2014 yıllarını kapsadığını söyledi.

Türkiye'de, "kara", "kızıl", "sakallı" ve "küçük" olmak üzere 4 akbaba türünün yaşadığını ifade eden Yamaç, şöyle konuştu:

"Eskişehir ve çevresinde en büyük kara akbaba kolonisi bulunuyor. Küçük akbaba türüyle ilgili yeni bir çalışmayı sürdürüyoruz. AÜ tarafından desteklenen ve 2013-2014 yıllarında yaptığımız küçük akbabaların Orta ve Yukarı Sakarya Bölgesi'ndeki popülasyonuyla ilgili çalışmalarımız sonucunda 36 küçük akbaba yuvası tespit ettik. Üreme başarısını 2013 yılında yüzde 56, 2014 yılında ise yüzde 73 olarak belirledik. Bu veriler bölgede türün üreme başarısının düşük olduğunu gösteriyor. Genel olarak küçük akbabanın dağılım gösterdiği bölgelere baktığımızda ortak birtakım tehditlerle karşılaşıyoruz. Örneğin, zehirlenme önemli sorunlardan birini oluşturuyor." 

Yamaç, Türkiye'de akbabalarla ilgili zehirlenme olaylarının görüldüğünü bildiklerini dile getirdi.

Bir diğer tehdidin de yaşam ortamındaki insan baskısı olduğunu anlatan Yamaç, şunları kaydetti:

"Özellikle çalışmalarımız sırasında üreme alanlarında yoğun insan faaliyetleriyle karşılaştık. Son dönemlere ait detaylı çalışmaların olmaması nedeniyle tam bir sayı söylemek mümkün olmasa da Türkiye'de bin 500-3 bin çift küçük akbaba olduğu tahmin ediliyor. İspanya'dan sonra Avrupa'daki ikinci küçük akbaba popülasyonuna sahip Türkiye'de tür için en büyük tehditlerin başında zehirlenme ve üreme alanlarındaki insan baskısı geliyor. Bu nedenle tehdit altında olan bu tür için Türkiye önemli bir yere sahip bulunuyor."

Yamaç, küçük akbaba türünün yok olmaması için zehirlenmeye neden olabilecek faktörler ve üreme alanlarında insan baskısının ortadan kaldırılmasının son derece önemli olduğunu belirtti.

Küçük akbabanın avlanması yasak olan bir tür olduğuna ancak kaçak avlanma yapılabildiğine, bunun engellenmesinin son derece önemli olduğuna dikkati çeken Yamaç, "Türün korunabilmesi amacıyla tüm Türkiye için popülasyonunun net bir şekilde belirlenmesi, tehditlerin ortaya konulması ve koruma önlemlerinin uygulanması son derece önemli" ifadesini kullandı.