Okul sıralarını meraya taşıdılar

Okul sıralarını meraya taşıdılar
Okul sıralarını meraya taşıdılar
- Şanlıurfa'dan Eskişehir'in Alpu ilçesine gelip çadırda kalan tarım işçilerinin çocukları, Göç Okulu Projesi kapsamında mera alanında kurulan Türkiye'deki ilk uygulama okulunda eğitim görecek - Proje Koordinatörü Kaygusuz: - "Projenin amacı, hem bu çocukların eğitimlerinden geri kalmamaları hem de aile bireylerinin çeşitli konularda bilgilendirilmelerini sağlamak. Kurulan iki çadır sınıfta yaklaşık 200 öğrenci eğitim görecek"

ESKİŞEHİR (AA) - EMRAH YAŞAR - Anadolu Üniversitesi (AÜ), Milli Eğitim Bakanlığı  ve Birleşmiş Milletler (BM) Nüfus Fonu işbirliğiyle gerçekleştirilen Göç Okulu Projesi kapsamında kurulan Türkiye 'deki ilk uygulama okulunda Şanlıurfa'dan Eskişehir'in Alpu ilçesine gelip yaklaşık 2 bin 500 çadırda kalan geçici tarım işçilerine ve çocuklarına eğitim verilecek.

Alpu ilçesi yakınlarında bir mera alanında kurulan iki çadırdan oluşturulan yaklaşık 200 öğrencinin eğitim göreceği sınıflarda, çocukların eğitimlerinin yanı sıra yetişkinlere de mesleki eğitim konularında çeşitli bilgiler verilecek. 

Göç Okulu Proje Koordinatörü ve BM Nüfus Fonu Medya ve Savunuculuk Uzmanı Handan Kaygusuz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, amaçlarının 1 yıl önce BM Nüfus Fonu ile AÜ'nün savunuculuk, farkındalık ve iletişim faaliyetleri ile başlattıkları bu projede mevsimlik tarım işçilerinin durumunu ortaya çıkarabilmek, görünmeyenleri ve duyulmayanları ifade edebilmek olduğunu söyledi.

 Her yıl Şanlıurfa'dan Eskişehir'e gelen tarım işçilerinin bulunduğunu ifade eden Kaygusuz, şöyle konuştu:

"Alpu ilçesinde yaklaşık 2 bin 500 çadır bulunmakta ve her çadırın içinde 10 kişi yaşıyor. 25 bin kişi gibi büyük bir rakam var. Burada insanların sahip olduğu hiçbir şey yok. Eğitim, sağlık, sosyal yaşam, sahip olabilecekleri hiçbir alan yok. Su ve elektrik yok. Çocuklar eğitimlerine devam edemiyorlar çünkü yılın 8 ayı Eskişehir'de tarlalarda çalışıyorlar. Türkiye'de yaklaşık 5 milyon civarında geçici tarım işçisi bulunmakta. Bu işçiler yaşadıkları Şanlıurfa'dan ülkenin 48 ayrı kentine dağılıyorlar ve yaşamlarını idame ettirebilmek için tarlalarda çalışıyorlar. Bulundukları alanlar genellikle kentten çok uzak olan mera alanları. Bu sebeple sosyal bir hayatları yok. Aileleri ile birlikte tarlaya çalışmaya giden çocuklar 8 ay boyunca eğitimden mahrum kalıyorlar. Projenin amacı, hem bu çocukların eğitimlerinden geri kalmamaları hem de aile bireylerinin çeşitli konularda bilgilendirilmelerini sağlamak. Kurulan iki çadır sınıfta yaklaşık 200 öğrenci eğitim görecek."

-"Genç kızlar çocuk olmadan kadın oluyorlar"

Kaygusuz, Göç Okulu Projesi'nde kadınlar için de yer olduğunu dile getirerek, geçici tarım işçisi kadınların günün 12-13 saati çalışmak zorunda kaldığını, çadırda, tarlada büyük bir sorumluluğun ve yükün altında ezildiklerini bildirdi.

Geçici tarım işçileri arasında çocuk gelinlerin de bulunduğunu belirten Kaygusuz, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Geçici tarım işçisi kadınlar iki kat eziliyorlar. Tarlada çalışıyorlar, ev işlerini yürütüyorlar, çocuk bakımını yapıyorlar. 12-13 saat bir çalışma sistemi içerisinde adeta kendilerini tüketiyorlar. Buradaki genç kızlar çocuk olmadan kadın oluyorlar. O yüzden AÜ İletişim Fakültesi olarak bu çalışmayı başlattık. BM Nüfus Fonu çok büyük desteklerini sundu. Burada kadın doğum oranı çok yüksek, engelli çocukların doğumu oluyor. Bunun sebebi de akraba evliliklerinin olması. Bunlar için de bir çalışma yürütmemiz gerekiyor. Göç Okulu bu noktada mevsimlik tarım işçilerinin ailelerinin eğitimlerinin yanı sıra her konuda desteklenmeleri ve bilgilendirilmelerini sağlıyor. Bu insanlar dağların arkasında bulunuyor, aslında dokunulmayana dokunmak, onların seslerini ifade etmek, sorunlarını çözebilmek tabi ki toplum olarak bizim görevimiz. Yasaların eksik olması buradaki insanların haklarını buduyor." 

-"Göç Okulu'nu iyi bir noktaya taşıyacağız"

Kaygusuz, geçtiğimiz yıl kurulan TBMM Mevsimlik Tarım İşçilerinin Sorunlarını Araştırma Komisyonu'nun ciddi çalışmalar yürüttüğünü anımsattı.

Ailelerin sorunlarının belirlenmesi için büyük bir çalışma başlatıldığını kaydeden Kaygusuz, şunları söyledi:

"Başta Eskişehir'in Alpu ilçesi bunun en güzel örneğini oluşturacak. Çocukların eğitiminin verilmesi aynı zamanda 19-25 yaş arasındaki yetişkinlerin eğitimlerinin sağlanması, bunun yanı sıra ailelerin sağlık, eğitim, çevre düzenlemeleri konusunda, kamu kurum ve kuruluşları ile çalışmalar aralıksız sürüyor. Göç Okulu'nu iyi bir noktaya taşıyacağız. Burada meslek edindirme kursları açacağız. Buradaki insanlar kendi memleketlerine döndükleri zaman ne yazık ki ekonominin dışında kalıyorlar. 4 ay boyunca hiç bir yapamıyorlar. Bu zaman zarfında alacakları mesleki eğitimlerle üretim içerisine dahil olacaklar ve aile ekonomilerine katkı sağlayacaklar."

Kaygusuz, Eskişehir'de çalışan mevsimlik tarım işçilerinin ve ailelerinin güçlendirilmesi ile sağlık ve eğitim başta olmak üzere kamu hizmetlerine erişimlerinin artırılmasına yönelik eğitim, farkındalık, iletişim kurma faaliyetlerini kapsayan Göç Okulu Projesi'nin Milli Eğitim Bakanlığı'nın da dahil olduğu, 3 paydaş kurumun çalışmalarıyla 2 yıl süreceğini kaydetti.

Geçici tarım işçisi Mahmut Ova ise çadırlarda zor şartlar altında yaşam mücadelesi verdiklerini, çocukların eğitimleri için projenin çok önemli olduğunu, onlar için büyük bir şans olduğunu vurguladı.