Türk müzik kültürüne "Osmanlı Türkçesi" ile katkı sağlıyorlar

Türk müzik kültürüne "Osmanlı Türkçesi" ile katkı sağlıyorlar
Türk müzik kültürüne "Osmanlı Türkçesi" ile katkı sağlıyorlar
- Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı'nda öğrenim gören öğrenciler, "Osmanlı Türkçesi" eğitimi sayesinde daha önce anlaşılmasında güçlük çekilen 1928 yılı öncesi Osmanlıca müzik eserlerini günümüz Türkçesine çevirip anlaşılmasını sağlıyor - Devlet Konservatuvarı Müzikoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Alaner: "Mezunlarımız rahatlıkla 1928 öncesi basılı ya da el yazması eserlere ulaşabiliyor. Bilgileri dahilinde okur ve yazar haline geliyorlar" - "Osmanlı kaynaklarını günümüz Türkçesine çevirip, ilgili kişilerin kullanımına sunmak gibi amaçlarımız var. Bu amaç doğrultusunda çalışmalar yapıyoruz"

ESKİŞEHİR (AA) - DENİZ AÇIK -  Anadolu Üniversitesi (AÜ) Devlet Konservatuvarı Müzikoloji Bölümü'nde öğrenim gören öğrenciler, 4 yıl boyunca gördükleri "Osmanlı Türkçesi" eğitimi sayesinde daha önce anlaşılmasında güçlük çekilen 1928 yılı öncesi Osmanlı Türkçesi  müzik eserlerini günümüz Türkçesine çevirip anlaşılmasını sağlıyor.

AÜ Devlet Konservatuvarı Müzikoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Bülent Alaner, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu yıl 5'inci yılını dolduran bölümün ilk mezunlarını verdiğini belirterek, bölümün ana hedefinin Türk kültürünü araştırmak, yaymak ve dünya kültürü üzerinde hak ettiği yeri almasını sağlamak olduğunu vurguladı.

Türk kültüründe bir müzik bilimcinin 1928'den önceki yazılı kaynaklara ulaşmasının büyük zorluk olduğunu ifade eden Alaner, şöyle konuştu:

"Bunu fark ederek ders programlarımızı hazırladık. 4 yıl boyunca Osmanlı Türkçesini müfredatımıza aldık. İlk mezunumuzu verdiğimizde doğru karar aldığımızı gördük. Mezunlarımız rahatlıkla 1928 öncesi basılı ya da el yazması eserlere ulaşabiliyor. Bilgileri dahilinde okur ve yazar haline geliyorlar. Geçmişle ilgili bir kaynakça sorunumuz vardı. Osmanlı kaynaklarını günümüz Türkçesine çevirip, ilgili kişilerin kullanımına sunmak gibi amaçlarımız var. Bu amaç doğrultusunda çalışmalar yapıyoruz. 14. yüzyıl müzik eseri olan Kadızade Tirevi'yi çevirdik. Darul Elham dergilerini çevirdik. Hocalarımız, öğrencilere bazı cönkleri çevirtiyor."

- "Osmanlı eserlerin günümüze çevrilmesi çok güzel"

"Osmanlı Türkçesi kullanımı" dersini veren Edebiyat Fakültesi Araştırma Görevlisi Günay Çelikelden ise 15. yüzyıldan sonra Osmanlı Beyliği'nin devlet haline gelmesiyle bir dil ile yazı dili oluştuğunu hatırlatarak, fetih ile birlikte gelişen yazı diline de "Osmanlı Türkçesi" dendiğini kaydetti.

Bölümdeki Osmanlı Türkçesi derslerine öncelikle Arap harflerini öğreterek başladıklarını anlatan Çelikelden, şöyle devam etti:

" Türkiye Türkçesinin tarihi bir dönemi olan Osmanlı Türkçesinde yazılmış eserleri anlayabilme kaygısını taşıyoruz. Arap harflerini öğrenen öğrenciler, Türkçenin Arap harfleriyle nasıl yazıldığını bu dildeki Arapça ve Farsça unsurların nasıl tanımlanacağını ve bir metne nasıl yaklaşılacağını öğrenirler. Böylece öğrenciler susmuş olan eserler karşısında onları inceleme, tarihi özellikler çıkartmak ve bunu kendi müzik alanlarında evrensele giden bir yolda kullanma fırsatlarını yakalarlar. Yapılan çalışmalar Arap harfli yazılmış bir Türkçenin ve bunu kaynak olarak olarak kullanmış bir öğrencinin Türkiye Türkçesine aktarıp kendi alanında kullanması çok güzel bir durum." 

- "Müzik eserlerini günümüz Türkçesine çevirebiliyoruz"

Bölümden geçen yıl mezun olan Çiğdem Baloğlu da zor olarak görünen Osmanlı Türkçesini gördükleri eğitimle kolaylıkla öğrendiklerini bildirdi.

Eğitimiyle birlikte alanını Osmanlı Türkçesi üzerine yönlendirdiğine değinen Baloğlu, "İlk yaptığımız çalışmalarda 1926 yılında yayımlanan 7 sayılık Darul Elham dergisini çevirdim. Bunu bildiri olarak yayınladım. Kadızade Tirevi'nin edvarını çevirdim. Müzikoloji tek başına bir alan değil. Farklı disiplinler çalışması gereken bir alan. Şu anda 1926'dan önceki müzik eserlerini günümüz Türkçesi'ne çevirebiliyoruz. Önceden matbaa yazısı okurken şimdi el yazısı okuyabiliyorum" diye konuştu. 

Müzikoloji Bölümü 2'nci sınıf öğrencisi Ezginur Küçükdürüm ise 1'inci sınıftan beri aldıkları "Osmanlı Türkçesi" dersiyle dönemin eserlerini okuyup anlayabilmenin kendilerini mutlu ettiğini dile getirdi.