Türkçeyi "Karagöz ve Hacivat"le öğreniyorlar

Türkçeyi "Karagöz ve Hacivat"le öğreniyorlar
Türkçeyi "Karagöz ve Hacivat"le öğreniyorlar
- ESOGÜ Türkçe Öğretimi, Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde derslere katılan 65 ülkeden 210 öğrenci, Türkçeyi ve Türk kültürünü "Karagöz ve Hacivat" oyunu eşliğinde öğrenmenin heyecanını yaşıyor - Merkezin müdürü Yrd. Doç. Dr. Demiral: "Bu çalışmayla 65 ülkeye, hiçbir şey yapmadan, sadece çocukları sınıflarda Karagöz ve Hacivat'la buluşturarak, Türk kültürünü çok rahat şekilde tanıtabileceğiz" - Bangladeşli öğrenci Rahman: "Karagöz ve Hacivat oyununda gerçek hayatta gerçekleşen olaylar da yansıtılabilir. Ülkemde de bu oyunu göstermek istiyorum"

ESKİŞEHİR (AA) - ZEHRA AYDIN - Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Türkçe Öğretimi, Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde (TÖMER) derslere katılan 65 ülkeden 210 öğrenci, Türk gölge oyunu "Karagöz ve Hacivat"la desteklenen görsellerle Türkçeyi ve Türk kültürünü öğreniyor.

TÖMER Müdürü Yrd. Doç. Dr. Hilmi Demiral, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son 3 yılda yaklaşık 500 öğrenciye Türkçe öğrettiklerini söyledi.

Öğrencilere bu sene Türkçe öğretirken farklı bir şey denemek istediklerini belirten Demiral, Türk kültürünü de kullanarak onların konuşma becerisini geliştirmeye çalıştıklarını anlattı.

Gölge oyununun, konuşma becerisini geliştirmede çok etkin bir yol olduğunu vurgulayan Demiral, "Konuşmak biraz cesaret istiyor. Gölge oyunu bize bu konuda bir kapı açıyor çünkü öğrenciler sahnenin arkasında oluyor ve kendilerini gizleyip, gerçek kimlikleri dışında bir kimliğe bürünebiliyor" dedi.

Demiral, hayali (gölge oyunu oynatan kişi) Atay Altın'ın öğrencilere sadece metin hazırlamada yardımcı olduğunu söyledi.

Dersler bittikten sonra öğrencilerin Karagöz ve Hacivat kültürünü ülkelerinde tanıtacaklarını ifade eden Demiral, şunları kaydetti:

"65 ülkeden 210 öğrencimiz var. Bu çalışmayla 65 ülkeye, hiçbir şey yapmadan, sadece çocukları sınıflarda Karagöz ve Hacivat'la buluşturarak Türk kültürünü çok rahat bir şekilde tanıtabileceğiz. Bu çocuklardan asıl istediğimiz, Karagöz'ü güncellemeleri. Bu çocuklar bu konuyla ilgili yeni ürünler ortaya koyabilecek. Karagöz ve Hacivat, onlar aracılığıyla farklı bir kimliğe bürünecek. Bunu ilerletebilirsek yurtdışında çocukların oynadığı Karagöz ve Hacivat sahneleri canlandırılabilir."

ESOGÜ Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Muharrem Dayanç ise dilin soyut bir yapıda olmadığını, kültürle öğrenilmesi gerektiğini bildirdi.

Karagöz ve Hacivat ya da değişik tiyatro oyunları, sinema filmi ve belgesellerin, öğrencilerin Türkçeyi öğrenmesine çok ciddi katkılar sağladığına değinen Dayanç, "Çocuklar, Türkçeyi öğrenmenin dışında bir kültüre ısınıyor" ifadesini kullandı.

Atay Altın da "Karagöz ve Hacivat" gölge oyununun istenilen noktaya taşınamadığını savunarak, bunun hak ettiği değeri bulması için üniversiteden gelen teklife olumlu yanıt verdiğini dile getirdi.

Eğitim programında görev almaktan büyük mutluluk duyduğunu anlatan Altın, şunları söyledi:

"İlk etapta gelen yabancı öğrencilerimize hayal perdesini daha yakından tanıtmak, onları eğlendirmek ve bu işin güzelliğini onlara sunmak istedik. Daha sonra aşamalı olarak küçük bir perdede öğrencilere bunu öğretmek istiyoruz. Öğrencilerimizin burada daha mutlu olarak Türkçeyi öğreneceğine inanıyoruz. Bu, Türkiye 'de bir ilk olacak. Çok uzaklara kadar Karagöz ve Hacivatımızı ulaştıracak olmanın mutluluğunu yaşıyoruz."

 

- Türk kültürünü ülkelerine taşıyacaklar

Bangladeşli öğrenci Moshiur Rahman, ESOGÜ TÖMER'de Türkçe öğrendiğini, gelecek sene Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Basın Yayın Bölümünde öğrenim görmeye başlayacağını söyledi.

Karagöz ve Hacivat oyununu izleyip öğrenince çok heyecanlandığını ve beğendiğini ifade eden Rahman, "Geçen hafta başka bir arkadaşımla oynadık. Karagöz ve Hacivat'ın Türk kültürünü yansıttığını düşünüyorum. Oyunu çok beğendim. Karagöz ve Hacivat oyununda gerçek hayatta gerçekleşen olaylar da yansıtılabilir. Ülkemde de bu oyunu göstermek istiyorum" diye konuştu.

Ukraynalı Elvina Turnavieva da TÖMER'deki eğitiminden sonra sinema ve televizyon bölümünde öğrenim göreceğini belirterek, Türkiye'de öğrendiği farklı her şeyi ülkesine gittiğinde ailesine anlattığını ve iki ülke arasında karşılaştırma yaptığını söyledi.