Yükseköğretimde "kalite artırıcı" öneri

Yükseköğretimde "kalite artırıcı" öneri
Yükseköğretimde "kalite artırıcı" öneri
- ESOGÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Torlak: - ''Bölgesel anlamda hem öğrencilerimizi hem de öğretim üyelerimizi biraz daha mobil hale getirebilir ve bir üniversitedeki sınırlı sayıdaki insan kaynağı yerine birkaç üniversitede var olan insan kaynağını bir araya getirerek daha nitelikli, çok daha güçlü diploma veren doktora programlarını yapabiliriz" - "Üniversitelerimizde dünyayı tanıyan, evrensel bakış açısına sahip çok donanımlı gençler yetiştirmemiz gerektiği kanaatindeyim"

ESKİŞEHİR (AA) - SİNAN BALCIKOCA - Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Torlak, ''Bölgesel anlamda hem öğrencilerimizi hem de öğretim üyelerimizi biraz daha mobil hale getirebilir ve bir üniversitedeki sınırlı sayıdaki insan kaynağı yerine birkaç üniversitede var olan insan kaynağını bir araya getirerek daha nitelikli, çok daha güçlü diploma veren doktora programlarını yapabiliriz" dedi.

Torlak, AA muhabirine yaptığı açıklamada,  Türkiye 'de son yıllarda yükseköğretimde okullaşma oranının artmasının kendilerini mutlu ettiğini belirterek, Türkiye'nin 2023, 2053 ve 2071 vizyonları kapsamında yükseköğretimdeki nitelik ve kalitenin de artmasını istediklerini söyledi.

Türkiye'nin bu konuda da Ar-Ge potansiyeli ve harcamalarının gayrisafi yurt içi hasıladaki payının yüzde 3,5 seviyesine çıkarılması gibi çok önemli bir hedefinin olduğunu anlatan Torlak, şöyle devam etti:

"Bugünlerde ulaşılan nokta yüzde 1'in biraz altında. Dolayısıyla alacak epeyce mesafemiz var ve yükseköğretim kurumlarına burada önemli işler düşüyor çünkü Ar-Ge'nin temeli üniversitelere dayanıyor. Okullaşma oranını artırırken nitelik ve kalitenin de yüksek olması gerekiyor. Son yıllarda gerek üniversite sayısındaki artış gerek bölüm program sayısındaki ve yükseköğretimde yer alan öğrenci sayısındaki artışa baktığımızda aynı düzeyde öğretim elemanlarında böyle bir artış olmadığını görüyoruz. Olayı sadece niceliksel bir artış olarak görmemek lazım. Bu anlamda bize çok önemli bir görev düştüğünü düşünüyorum. Özellikle kaliteyi artıracak olan doktora programlarımızı ciddi anlamda gözden geçirmek, revize etmek gerekir. Yani Türkiye'de daha nitelikli doktora veren programlara ihtiyacımız var. Doktoralı mezun sayımızı artıracağız aynı zamanda nitelik ve kalitesini de artırmamız gerekiyor."

- Çözüm önerileri

Torlak, kaliteyi artıracak çözümün var olduğunu vurguladı.

Buna ilişkin bilgi veren Torlak, "Bölgesel anlamda hem öğrencilerimizi hem de öğretim üyelerimizi biraz daha mobil hale getirebilir ve bir üniversitedeki sınırlı sayıdaki insan kaynağı yerine birkaç üniversitede var olan insan kaynağını bir araya getirerek daha nitelikli, çok daha güçlü diploma veren doktora programlarını yapabiliriz. Böylece sayıyı da nitelikli şekilde artırabiliriz. Bu elbette bir taraftan Ar-Ge ve bilimsel çalışmalara, diğer taraftan da daha nitelikli öğrenci yetiştirmemize yansıyacak" değerlendirmesinde bulundu.

Şu anda lisans programlarındaki öğrencilerin mezuniyet sonrası yoğun şekilde istihdam merkezli bakış açısına sahip olduğuna dikkati çeken Torlak, üniversitelerin salt mesleğe insan yetiştiren kurumlar olarak görülmemesi gerektiğini anlattı. Torlak, şunları kaydetti:

"Üniversitelerimizde dünyayı tanıyan, evrensel bakış açısına sahip çok donanımlı gençler yetiştirmemiz gerektiği kanaatindeyim. Mutlaka kendilerine eğitim gördükleri mesleki bilgiler kazandırılacaktır ama üniversite öğrenimi sadece mesleki bilgilerden ibaret olmamalı. İşte bunu sağlayacak olan da büyük ölçüde nitelikli doktora programlarından mezun olup bu eğitim ve öğretimde genç arkadaşlara rehberlik yapacak, onlara eğitim öğretim katkısı sağlayacak doktoralı akademik personelimiz olacaktır. Bunu sağlayabildiğimiz ölçüde 'A' bölümünden mezun olduğu halde o bölüme istihdam odaklı bakmayıp gerçekten geniş perspektifte düşünebilen, etik değerlere sahip her meslekten çok daha nitelikli gençler yetiştirebilir ve ülkemizin geleceği adına bu anlamda çok daha rahat konuşabiliriz."