Suriye'deki iç savaş

Suriye'deki iç savaş
Suriye'deki iç savaş
- Şam Cephesi Askeri Komutan Yardımcısı Mudar Nacar: - "Terör örgütü DAEŞ sıradan insanları haklı olduğuna inandırarak kandırmaya çalışıyor. DAEŞ kendisini İslam devleti olarak görüyor. DAEŞ, devrimin önemli komutanları ile basın mensuplarını tutukladı" - DAEŞ bu topraklara gelmeden biz bu ülkenin bu toprağın çocuklarıydık ve hala da öyleyiz''

GAZİANTEP (AA) - Suriyeli muhalifler bir araya gelerek Suriye'nin Halep kentinin kuzeyindeki DAEŞ, rejim güçleri ve yaşanan çatışmaları değerlendirdi.

Palmiye Otelde düzenlenen toplantıda konuşan Şam Cephesi Askeri Komutan Yardımcısı Mudar Nacar, terör örgütü DAEŞ'in sıradan insanları haklı olduğuna inandırarak kandırmaya çalıştığını, DAEŞ'in kendisini İslam devleti olarak gördüğünü ve devrimin önemli komutanlarıyla basın mensuplarını tutukladığını söyledi.

Suriye'de muhaliflerin adalet ve özgürlük taleplerinin olduğunu, rejim güçlerinin bu talepleri kötüye kullanarak ülkeyi yakıp yıktığını ifade eden Nacar, rejim güçlerinin Suriye'deki birçok bölgeyi ateşe verip yaktığını, uluslararası yasak olan silahları yönetim karşıtlarına karşı kullandığını belirtti.

Rejim güçlerinin ve DAEŞ terör örgütünün Suriye halkını öldürdüğünü anımsatan Nacar, ''Esed,  Suriye halkını öldürmede başarısız olunca terör örgütü DAEŞ'i devreye soktu. Şimdi terör örgütü DAEŞ, Suriye halkını öldürüyor. DAEŞ terör örgütü üyeleri, internet ve televizyon izlemediği için sahadaki olayların farkında olmayıp üst yönetim onları ailelerine karşı dahi dolduruyor'' ifadelerini kullandı.

Halep kenti ve kuzeyi devrimin insan kaynağı olduğunu, bunu tüm Suriyelilerin bildiğini dile getiren Nacar, Suriyeli muhaliflerin Humus'un Kuseyr ilçesi kadar ilerlediğini kaydetti.

1980'lı yıllar ile şun ki zaman arasında ülkede faaliyet gösteren basın yayın organları arasında ciddi bir fark bulunduğunu dile getiren Nacar, ''2011 yılındaki devrimde ülkedeki gerçekleri dünyaya ulaştırmak için ciddi bir basın yayın organları vardı. Esed'in ordusu kısmen dağılınca dışarıdan milis güçleri getirdi. Biz delilsiz ve kanıtsız konuşmuyoruz. Bu iddialarımızın delili ve belgeleri bizde mevcuttur. Örneğin, Afgan milislerinin rejimin yanında çatıştığı ile ilgili elimizde yeterince doküman vardır. Rejim güçleri elindeki tüm silahları muhaliflere karşı kullandı. Esed güçleri Halep'i dört koldan kuşatmak istiyor. Uluslararası kanunlara aykırı olan tüm silahları muhaliflere karşı kullandı'' diye konuştu.

Rejim güçlerinin Halep kentinde büyük kayıplar vererek birçok noktadan geri çekildiğini ifade eden Nacar, rejim güçlerinin başarılı olmadığı yerlerde terör örgütü DAEŞ'i kullanarak ilerlemeye çalıştığını, DAEŞ'in kadın çocuk ayırt etmeden muhalif olan herkesi öldürdüğünü vurguladı.

DAEŞ sıradan insanları haklı olduğuna inandırarak kandırmaya çalıştığını dile getiren Nacar, şöyle devam etti:

''DAEŞ, kendisini İslam devleti olarak görüyor. Fakat devrimin önemli komutanları ile basın mensuplarını tutukladı ve bazılarını da öldürdü. Bomba yüklü araçlarla, insanları ve evleri yakıp yıktı. DAEŞ, İslam adını kullanarak insanların aklını çeldi. Maalesef DAEŞ, din adına insanları öldürdü. Kendisine muhalif ve biat etmeyenleri öldürdü. Rejimde bizi terörist gördüğü için öldürürken, Rejim ve DAEŞ aynı amaca hizmet ediyor. Rejim ve DAEŞ aynı üslubu kullanarak bizi öldürüyor.''

- ''DAEŞ rejimin ulaşamadığı yerlere ulaşmak istiyor

Rejim güçlerinin Halep'in kuzeyindeki Handarak ve Başköy bölgesinden ilerleyerek Halep'i kuşatma altına almak istediğini ifade eden Nacar, ''Rejim güçlerinin ilerlemesi karşısında terör örgütü DAEŞ ise farklı bölgelerden ilerliyor. DAEŞ Halep kentine bağlı Mari ilçesini alarak kuzeydeki tüm bölgeleri kontrolü altına almak istiyor. DAEŞ, Soran, Talalyin, Harbel bölgelerini ele geçirerek rejimin ulaşamadığı yerlere ulaşmak istiyor'' dedi.

Terör örgütü DAEŞ'in muhaliflere yönelik tüm ağır silahlar ile kimyasal bombaları kullandığını işaret eden Nacar, DAEŞ'in ağır silahları kullandığına dair ellerinde kanıtların olduğunu, uluslararası kamuoyunun terör örgütü DAEŞ'in kullandığı kimyasal silahları kimsenin belgelendirmek istemediğini, hiçbir devletin DAEŞ'in kimyasal saldırılarına karşı bir maske dahi göndermediğini belirtti.

DAEŞ ilgili bilgiler aktaran Nacar, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Terör örgütü DAEŞ, 3-21 Ağustos tarihleri arasında Halep kentinin Mari ilçesine kimyasal silahla saldırdı. DAEŞ, Mari ilçesinde hardal gazıyla saldırdı. DAEŞ, Hardal gazını nereden getirdi? DAEŞ'in Mari ilçesinde hardal gazıyla saldırmasında bir aylık kız çocuğu yaşamını yitirdi. DAEŞ yine 23 bomba yüklü araçla Mari'ye saldırdı. Bomba yüklü araçların heri biri 10 tondan fazla patlayıcı taşıyordu. Muhalifler DAEŞ'in bombalı araçlarına hafif silahlarla karşı koyuyordu. DAEŞ ve rejim güçleri Halep kırsalında şimdiye kadar birbirine karşı dahi atmış değil. Biz DAEŞ'in içerisinde ne olduğunu iyi biliyoruz. Terör örgütünün içerisinde büyük problemler var. DAEŞ üyeleri nereye yöneleceklerini bilmiyorlar. DAEŞ, üst yönetim üyelerini kullanıyor. Onları amaçları dışında kullanıyor.''

Rejim güçleri ile DAEŞ terör örgütü arasında ciddi bir koordinasyonun bulunduğunu, muhaliflerin Suriye'nin sahipleri olduklarını, muhaliflerin rejim güçleri ve DAEŞ ile mücadelesinin devam edeceğini, Suriye'nin bir olduğunu, bölünmesine asla izin vermeyeceklerini dile getiren Nacar, Halep kenti ve kırsalında insani durumun çok kötü olduğunu, Suriye'den göç eden Suriyelilerin gittikleri yerlerde durumlarının Suriye'den farklı olmayacağını sözlerine ekledi.