12 Marvel sinematik evreni filminin 12 ikonik karesi

12 Marvel sinematik evreni filminin 12 ikonik karesi
12 Marvel sinematik evreni filminin 12 ikonik karesi
Gözümüzü kapattığımızda aklımıza ilk hangi sahne geliyor? Her film için bu soruyu sorduk, şu yanıtları aldık!
Haber: Yiğitcan Erdoğan / Arşivi

Şimdi evveliyatla bu cümleden neyi kast ettiğimizi açıklamak lazım. Biz Marvel Cinematic Universe filmlerini karşımıza bir aldık. 12'sini birden defalarca izlediğimizden, tekrar açmadık. Bilakis bu egzersiz için açmayalım diye düşündük. Dedik ki, gözümüzü kapatıp, aklımıza o filmi getirdiğimizde ilk hangi sahne geliyor? Hemen hemen her filmde o ikonik sahne çok netti. İlla çok iyi çekilmiş olmasından, çok kaliteli görüntü yönetmenliği mahsulü olmasından kaynaklanmıyordu bu durum. Bir sebepten, biri o filmi anınca, bizim aklımıza bu sahneler geliyordu.

 

Katılıyorsanız, süper! Katılmıyorsanız -ki öyle olduğunu tahmin ediyoruz- siz de aşağıda tartışmaya katılın. Kendi favori sahnenizi ekleyin, tartışalım, muhteşem bir kütüphane yaratalım ortaya. Fakat bizim için, 12 filmden 12'şer sahne, şu şekilde!

 


1. "Gerçek şu ki... Iron Man benim."

İlk Iron Man'de pek çok ikonik sahne var şüphesiz. Tony'nin füzeyi sıkıp arkasını dönmek suretiyle olay mahalini terk etmesi, deneme sürüşleri... Ama ben MCU'nun ilk eserini düşündüğümde, aklımı hep o son sahneye kayarken buluyorum. Tony'nin bir anda "Iron Man benim ulan oh, rahatladım!" diyerek kimliğini deşifre etmesi, hem karşımızdakinin geleneksel bir kahraman olmayacağının altını çiziyor, hem de Tony'nin vurdumduymaz karakterini çok net gösteriyordu. Bir anlamda, bana soracak olursanız, MCU'yu özel kılan şeylerin pek çoğu bu sahneyle başladı.

 


2. Bir dakika... O kapıdan giren kim öyle?

Evet, Iron Man'in finalinde Nick Fury çıkıp o konuşmayı yapınca da hisseder pek çok izleyici aynı şeyi. Gelin görün ki o sırada tüm olay hâlâ tek bir filmde başlayıp bitmektedir. Nick Fury'nin gelmesi büyük olaydır, ama devasa bir şey de değildir. Fakat Hulk'ın sonunda Tony'nin o bara girip, General Ross ile konuşması... İşte o an seyrettiğimiz şeyin gerçek bir paylaşılmış evren olduğuna dair tüm şüpheler ortadan kalkar, bizim hayranlık başlar!

 


3. Widow'a dev saygı!

Kabul edelim, Iron Man 2 vasat bir film. Biz de sıralamamızda onu hep diplere yerleştiriyoruz zaten. Fakat bir şeyi daha kabul etmek gerek, bu vasatlığın ortasında en parıl parıl parıldayan şey, Scarlett Johansson'un Black Widow performansı. Filmin ilk yarısında cezbedici ve gizemli bir karakteri canlandıran Johansson'un bir anda "badass" anahtarını çevirip gaza bastığı bu sahne, bence Iron Man 2'nin en kaliteli sahnesi.

 


4. Normal görünüşün iyiymiş Thor!

E, evet, Thor da vasat bir film. Dürüst olmak gerekirse biraz da zorladı bizi. Asgard'ın ilk gözüktüğü sahne, Thor'un masa devirişi, Mjölnir'i çekmeye çalışan kasaba eşrafı, Hawkeye'ın teşrif edişi... Hepsi akılda kalıcıydı. Fakat sonrasında Natalie Portman'ın "Normal görünüşün bu mu?" demesiyle başlayan, ve "iyi görünüşmüş" demesiyle sonlanan sahne, bizce çok iyi çekilmişti, müziğin yükselişiyle, ışıkların parlamasıyla gayet iyi süslenmişti ve bu sebepten de uzun süre aklımızda kaldı.

 


5. İhtiyar Adolf'un çenesine bir yumruk!

Captain America: The First Avenger'ın MCU'nun en fazla hakkı yenen filmi olduğu görüşü etrafında birleşebilir miyiz? Ben şahsi oyumu Iron Man 3'ten yana kullanabilirim, ama en azından bir mutabakat oluşturacaksak, First Avenger'ı analım. Hiçbir şey değilse, çok iyi anlattığı orijin hikayesi yüzünden. Yahu bu film, hep Cap'in 70 yıllık tarihine selamı çakmayı, hem de bunu bir müzikal sekansıyla yapmayı başarmış. Nasıl bu denli az övüyoruz allasen?

 


6. Teslimiyet şartlarını konuşmaya geldik!

Bu sahneyi izaha gerek var mı? Bu listelere meze olsun diye, ekranlara duvar kağıdı olsun diye çekmiş koymuş zaten Whedon. Çok açık konuşmak gerekirse, bunu çift temsil olarak düşünebilirsiniz. Elbette bu kare çok ikonik bir kare, ve pek çok kişinin aklına da gelecektir. Fakat aynı zamanda, Hawkeye'ın ok atmasıyla başlayan, Iron Man'in Cap kalkanından ışık sektirmesiyle devam eden, Hulk'ın kaldırdığı zırhı Thor'un çivi gibi çakmasıyla yükselen ve en sonunda herkesin etrafında tur dönerek biten o sahne de aşırı ikonik. Ama işte, onun ekran görüntüsünü alamıyoruz (zira statik bir şey olmuyor orada), bunu alabiliyoruz. Siz ikisini birden sayıverin!

 

7. Destek lazım mı destek?

Rhodey Tony'e döner, "ya" der, "şu an var ya, bir zırh için adam öldürürüm". Tony tabii pis pis gülüyor. "hadi ya?" diyor. Rhodey kafayı çeviriyor, uzaktan bir ışık. Yok yok, iki ışık. Yok yok... kaç tane ışık o? Sonra kamera oraya odaklanıyor, önce bir zırh, arkasından iki, üç, dört... Bir anda bir Iron Man zırhları taburu çıkıyor ortaya. Tamam, bu filme dair hislerimiz konusunda anlaşamıyoruz. Ama itiraf edin bu sahne güzeldi be ya!

 


8. Ona yardıma gitmek için, baya çaresiz olmak lazım...

Bilmiyorum, silik filmlerden ikonik sahne bulmak genel olarak daha mı kolay? Belki öyledir. Thor: The Dark World için buraya yazabileceğimiz çok fazla gerçekten ikonlaşmış sahne yok. Zaten içerisinde öyle insan titreten hikayeler de yok. Olan biten en elle tutulur şey, Thor ve Loki'nin git gelli ilişkisi. O ilişkinin cevheri, meyvesi de bu sahne işte. Loki'nin ilk başta poz kestiği, sonra Thor'un "ilüzyonu bırak" demesiyle birlikte, ne kadar derbeder olduğunu gösterdiği sahne. Harbiden unutulmaz...

 


9. Bir asansörde ne kadar aksiyon olabilir?

Ne kadar olabilir, varın düşünün. Bu sahne MCU'nun gelmiş geçmiş en iyi dövüş koreografisiydi Daredevil geçtiğimiz aylarda koridor sahnesiyle karşımıza çıkıp aklımızı başımızdan alana kadar. Hâlâ da zirveye oynar. Ama tek mahareti, çok iyi çekilmiş olması değil elbette. Tüm MCU, bu sahnenin oluşturduğu fay hattı üzerinden kırıldı neticede. Bu sahneyle beraber, SHIELD'ın içindeki HYDRA iyice ayyuka çıktı, reddedilemez oldu. Yani bu sahnenin öncesindeki Marvel evreniyle, sonrasındaki baya farklıydı.

 


10. Senin ağzını yerim Groot ağzını!

Guardians resmen bir kartpostallar dizisi. Knowhere'i ilk gördüğümüz sahne ayrı ikonik, Drax'in iki kolunu açıp Ronan'a gider yaptığı sahne bambaşka, Peter'ın daha ilk o karaoke sahnesi bambaşka... Yalnız tüm bunların yanında, bir de o final var işte. Her biri ayrı efsane onca sahnenin arasında, Groot'un şapşal şapşal dans edişi kaldı aklımızda. İyi de oldu. Çünkü filmin genel tonunu ve atmosferini bizce en iyi özetleyen sahne oydu.

 


11. Vision? Çekiç? Lan?

Geldik bu senenin MCU mahsullerine. Age of Ultron'ı tekrar izlediğimizde, belki kanaatimiz değişir diye düşündük ilk başta, ama dürüst olmak gerekirse bunun yaşanacağını sanmıyorum. Filmi iki kere, dolu salonlarda izleme şansına eriştim. Ve iki sefer de, herkesin en güldüğü, çıktıktan sonra en fazla konuştuğu sahne buydu. Vision zaten o filmin Marvel sinematik evrenine bahşettiği en iyi karakterdi açık ara. Bu sahne de onun perçinlenmesiydi. Paul Bettany, Whedon'a göre oynamak için doğduğu karakteri, Whedon'a haklı çıkarır bir zarafetle bize kısaca tanıttı, şu sahneyle de resmen kendine aşık etti!

 


12. Hayır, Thomas, hayııııır!

Ve listemizin sonunda, Ant-Man var. Karakterimiz görsel olarak çok eşsiz bir güce sahip olduğu için, film zaten irili ufaklı unutulmaz sahnelerle dolu. Scott'ın sulardan kaçtığı sahne, Falcon ile dövüştüğü sahne, karıncanın sırtında savaşa gittiği sahne... Hepsi apayrı, ama bize öyle geliyor ki, yıllar sonra en anımsadığımız an, Thomas the Tank Engine'in kurulu olduğu masada yaşanan eşsiz dövüş sekansı olacak. Elbette film çok taze olduğundan, fikrimizi değiştirme hakkımızı da saklı tutarak söylüyoruz bunu...