Bir Sean Bean olmasa da filmlerinde mümkün olduğunca çok ölmeye özen gösteren 6 aktör

Bir Sean Bean olmasa da filmlerinde mümkün olduğunca çok ölmeye özen gösteren 6 aktör
Bir Sean Bean olmasa da filmlerinde mümkün olduğunca çok ölmeye özen gösteren 6 aktör
Artık üzerlerine mi yapışıyor ölüm nedir bilmiyoruz, ama bir şeyden eminiz: Artık şu aşağıdaki 6 oyuncuyu gördüğümüzde kafamızda "Ne zaman ölecekler" saatini başlatıyoruz!
Haber: Yiğitcan Erdoğan / Arşivi

Tamam, arıtk tekrar tekrar belirtmenin bir önemi kalmadı: Sean Bean her oynadığı filmde ölüyor, anladık. Ama bize kalırsa Sean "Reyiz" Bean bu konuda gereksiz derecede fazla ön plana çıkartılıyor. Eyvallah, oynadığı filmlerin 21'inde ölmüş olabilir, hatta filmlerinin çoğunda ölüm sahnesi filmin en dramatik anı yapılmış, gözümüze gözümüze sokulmuş da olabilir. Ama bize sorarsanız, Hollywood'da en az onun kadar ölme çabası gösteren aktörler var. Bu oyuncular, ellerinden geldiğince çok fazla filmlerinde ölmeye çalışıyorlar. Artık üzerlerine mi yapışıyor ölüm nedir bilmiyoruz, ama bir şeyden eminiz: Artık şu aşağıdaki 6 oyuncuyu gördüğümüzde kafamızda "Ne zaman ölecekler" saatini başlatıyoruz!

Batman sevginizi pekiştirmek için mutlaka izlemeniz gereken 10 Batman çizgi filmi / animasyonu

Başlamadan hemen malumun ilanını yapalım, aşağıda bazı spoiler'lar olacak. Meraklanmayın, hiçbir aktörün son beş senede çektiği filmlerini örnek olarak kullanmadık. Ama yine de "Ben 6 senelik filmden de olsa spoiler istemiyorum!" diyorsanız, uyarıldınız. Tamamız değil mi? Hazırız? O halde buyurun efendim, bir Sean Bean olmasa da filmlerinde mümkün olduğunda çok ölmeye özen gösteren 6 aktör!

 

1. Bruce Willis 

Öldüğü Filmler: Armageddon, Sixth Sense, Sin City, Planet Terror

90'larda Bruce Willis'in öleceği bir film görmek herhalde imkansızdı. Ekranda iki tip oyuncu kesinlikle ölmez: Birincisi, aksiyon filmi yıldızları, ikincisi ise süper kahramanlar. Ama Bruce Willis kendisine biçilen bu payeyi yaşlandıkça kaybetti ve filmlerin en rahat öldürülen adamı hâline geldi: Yaşlı, bilge, muhtemelen bir şeyler uğruna kendini feda ederek ölen eski kurt. Sixth Sense bambaşka bir hikaye, Planet Terror'daki ölümü de şeklen farklıydı ama Armageddon ve Sin City'deki fedakarlığı yıllarca unutulmadı.

 

John Wick'in yönetmenleri DC için bir süper kahraman filmi yönetebilir!

 

2. Willem Dafoe

 

Öldüğü Filmler: Platoon, Speed 2, Shadow of the Vampire, Spider-Man

Eğer aksiyon filmi yıldızları ve süper kahramanlar kesinlikle ölmüyorlar gerçeğini kabul edeceksek, filmin alenen en kötü ya da alenen en iyi adamının da ölümünün çok muhtemel olduğunu da kabul etmemiz gerekir. Dafoe çitin iki tarafında da bulunmuş bir aktör. Platoon'da açık ara filmin en iyi adamıydı, en desteklediğiniz, en sevdiğiniz karakteriydi. Bu yüzden Oliver Stone, onu öldürerek bize "Gördünüz mü Vietnam böyle bir şey" mesajı verdi. Tam tersi Spider-Man'de de kötülüğün dibine vurduktan sonra kendi aparatıyla öldü. Bu arada not: Antichrist'ı da buraya almayı ciddi ciddi düşündük. Orada ölmedi ama maşallah, ölmekten beter oldu adam...

 

Efsane ikili yeniden bir arada: Matt Damon ve Ben Affleck'ten yeni dizi, Incorporated!

 

3. Mark Strong

 

Öldüğü Filmler: Stardust, Sherlock Holmes, Kick-Ass, Robin Hood

Üzerine "kötü adam" titri yapıştı bir kere Mark Strong'un. Adamcağız atamıyor. Halbuki onun iyi adam oynama potansiyelini, kendini sevdirebilme ihtimalini RocknRolla gibi filmlerden biliyoruz. Ama ne yapalım, kötü adamlığı da iyi beceriyor adam. Kendinden öyle nefret ettiriyor ki ölmesini cidden istiyorsunuz. Film yapımcıları da bunu bildiğinden, en ağır ölümleri de ona yazıyorlar. Onun Sherlock ve Kick-Ass'teki ölümleri herhalde bu listedeki diğer tüm aktörlere "Ulan biz iyi ki böyle ölmedik" dedirttirecek cinstendir...

 

Nakavt: Sporun dramasını şahane anlatan 12 boks filmi!

 

4. Marlon Brando

 

Öldüğü Filmler: Viva Zapata, The Godfather, Superman, Apocalypse Now

Marlon Brando'yu ilk parladığı 50'li yıllardan anımsayan anneler, babalar, nineler ve dedeler muhtemelen bu tespite katılmayacaktır. Ama biz ağırlıklı olarak onun 70 sonrası işlerini bildiğimiz için, bize Marlon Brando filmin bir noktasında kesin ölür gibi geliyor. Brando'nun kayış 60'lar civarında koptuğu ve insanlara dair olan umursama kapasitesi sıfıra indiği için, o dakikadan sonraki bütün filmlerinde kuvvetle muhtemel yapımcıya "Hacı öldür beni, devam mevam çıkarsa uğraştırmayın" dediğini düşünüyoruz. Hatta Superman'deki rolü kabul etmesinin tek sebebi rolü teklif ederken yapımcıların başta "Abi şimdi bu karakter zaten ölmesiyle meşhur, hatta gezegeni falan da kalmıyor o derece" diye telkinde bulunmasıdır, eminiz.

 

Mezartaşı kitapları #2: Watchmen

 

5. Samuel L. Jackson

 

Öldüğü Filmler: Jurassic Park, True Romance, Deep Blue Sea, Star Wars Episode III: Revenge of the Sith

Bakın, içeriden bildiğimiz bir şey yok, bunu spoiler olarak almayın. Ama Nick Fury ölecek. Ölecek arkadaşım. Hollywood'un içinde "ölmek için yazılmış karakterler" diye maddesi bulunan bir klişeler kitabı var. Eğer gözlüklüyseniz: Ölürsünüz. Zenciyseniz, kuvvetle muhtemel ilk giden sizsiniz. Eğer ana karakterlerden birinin mentör figürü, bilge yaşlı adam figürüyseniz kesin nalları diktiniz. Samuel L. Jackson artık bu koşulların hepsini karşılıyor. Adamcağız gençken Jurassic Park gibi filmlerde zencilikten gidiyordu. Episode III dönemine geldiğimizde ise bilgelikten gitmeye başladı. Bundan sonra kurtuluşu yok. Buraya yazıyoruz, Marvel'la Sam Jackson'ın kontratı bittiğinde Nick Fury emekliye falan ayrılmayacak, direkt ölecek. Çıkarı yok!

 

İzleyen izlemeyen herkesin bildiği en ünlü 10 spoiler

 

6. Liam Neeson

 

Öldüğü Filmler: Star Wars Episode I: The Phantom Menace, Gangs of New York, Kingdom of Heaven, Batman Begins

Oyuncu adamlar bir de Fallout 3'ü eklesinler listeye. Hey maşallah. Liam Neeson karısı Natasha'nın ölümünden sonra acısını unutmak için rastgele aldığı rollerle 40'ından sonra aksiyon yıldızı oldu, artık bu saatten sonra da onun öldüğü filmler görme ihtimalimiz düşük. Ama o noktaya gelene kadar öl öl bitti adam. 99-2007 arası Hollywood Neeson'ı "yaşlı, bilge mentör/baba figürü" olarak belledi, bütün rolleri öyle verdi ve hep de ana karakterin intikamını alacağı bir acı yaratmak için adamcağızı filmin ilk dakikalarında mefta ediverdi. Eğer Neeson Taken ile birlikte bir "badass" olmasaydı, Sean Bean'den daha da beter bir filmografiye sahip olurdu, orası kesin...