Bir spor geek'i olduğunuzu anlamanın 7 yolu!

Bir spor geek'i olduğunuzu anlamanın 7 yolu!
Bir spor geek'i olduğunuzu anlamanın 7 yolu!
"Sporun da geek'i olur mu?" demeyin, emin olun varlar, aramızdalar. İşte onları ayırt etmenin yedi yöntemi de şu şekilde, huzurlarınızda!
Haber: Yiğitcan Erdoğan / Arşivi

Daha önce de söyledim, belki ismi Geekyapar olan bir sitede çalışıyor olduğumdan abesle iştigal gelebilir ama benim hayatımdaki en büyük kimlik tanımlamalarından biridir "geek". Yarın öbür gün kartvizit bastırsam, geek diye ismimin altına yazarım gocunmadan. Fakat pek çok kişi için geek'lik -bizim bir yıldır değiştirmeye çalıştığımız düşünce yapısının sonucunda- "Ehi ehi Marvel Star Wars DC Star Trek" olduğundan, kendimi bazen açıklama yapmak zorunda hissederken de buluyorum.

Hep söyledik, hep de söylüyoruz, herhangi bir meselenin geek'i olunur. Geek'lik bir kişilik özelliği, bir yaşam tarzıdır; zevkler bütünü değil. Bunu anlatamadığım insanlara, World of Warcraft'in başından kalkıp, elimdeki telefondan Captain Marvel'ın son sayısını okuya okuya Beşiktaş maçına gidişim garip geliyor, fark ediyorum. Sadece onlar da değil, çizgi roman geek'i, oyun geek'i adamlara da garip bir şey kendi lisanlarını konuştuğu çok belli adamların iki saat sonra televizyondan maç izliyor oluşu.

Ama sporun da geek'i olur, biliyoruz bunu! Türkiye basınında da az da olsa örnekler var. Futbolda Ali Ece, basketbolda Kaan Kural, genel spor başlığı altında Caner Eler...  Bizce bir spor geek'ini anlamanın 7 yolu var. Şu aşağıdaki maddelere uyuyorsanız, muhtemelen siz de bir spor geek'isiniz. Ciddiyiz!

Buyurun efendim!

 

1. İstatistik Dendi Mi Akan Suları Durduruyorsanız...

Bu spor yorumcuları arasında ana akımda yeni yeni yayılmaya başlayan bir şey, fakat meselenin geek'leri yıllardır buna eğiliyorlar. Neyden bahsettiğimi hatırlamak için Moneyball'ı izlemek yeterli. Sadece skor ve skora yönelik hareketleri değil; futbolda topsuz koşuların sayısını, basketbolda boxout'ları ve perdeleri, teniste kaç kere hangi vuruşla servis karşıladığını araştırıyor, biliyor ve bunlardan çıkarım yapıyorsanız, bir spor geek'isinizdir.

 

2. Tarih Öğrenme Arzusu İçinizi Yakıyorsa...

Biraz dramatik bir tabir kullandık ama, evet, böyle bir içinizi yakan arzu varsa da spor geek'isinizdir. Sadece sporun tarihi değil, o sporu icra etmiş ünlü sporcu ve kulüplerin yaşantılarından da söz ediyoruz. Yani mesele şu aslında, ünlü sporcuların otobiyografilerini, araştırmalarını ve röportajlarını takip ediyor; kulüplerin Wikipedia sayfalarında geziniyor ve konuyla ilgili belgeseller izliyorsanız, spor geek'liği için gerekli maddelerden birine de sahipsiniz.

 

3. İlginç Bilgi Biriktiriyorsanız...

Bu zaten geek'liğin her alanının şanından gelen bir şey. Geek dediğin adam ortamların ilginç bilgi adamıdır, Trivial Pursuit'te ortalığı kasıp kavurur. Sporda da bu böyledir. Spor geek'lerinin ara ara "Fiorentina'nın 1998'deki şampiyonluk yolunda yaşadığı bir Lecce deplasmanı vardır mesela, taraftarın yaktığı bir meşale kalecinin gözünü alır, o yüzden gol yerler" (tamamen sallamadır bu örnek) gibi bilgiler verdiğini duyacaksınız. Bunlar özünde "Abi Harrison Ford Star Wars setinde Lucas'a "bu boku yazabilirsin George ama eminim çıkıp söyleyemezsin" demiş" (bu gerçektir) cümlesinden farklı değildir.

 

4. Blog Takip Ediyorsanız...

Spor yorumcularını, televizyonu gazeteyi falan bırakın bir kenara. Yer imleriniz arasında farklı farklı sporlar için her gün ya da günaşırı yazı kaleme alan bloglar duruyorsa siz tam teşekküllü bir spor geek'isiniz. Zira pek çok sporsever yorumları bile kısıtlı bir ölçüde takip eder. Siz ise daha derine inmek istiyorsunuzdur, farklı fikirleri analiz etmek, farklı bakış açıları görmek istiyorsunuzdur. Bu yüzden de tadınızdan yenmezsiniz...

 

5. İşin Tekniğini Öğrenme Eğiliminiz Varsa...

Aslında istatistik maddesiyle biraz paralel bir şey bu. Fakat o kadar basit değil. Sinema geek'i dediği adam, sevdiği şeyin arka planını öğrenmek için gidip "sinematografi nedir?", "set nasıl tasarlanır?", "dijital ve analog farkı nedir?" gibi soruların cevabını arar, doğal bir gelişimdir bu. Bilakis her oyun geek'i de en azından kod dediğin nedir, sınırları nerede çizilir az çok bilmektedir. Spor geek'leri de işte bunun uzantısı olarak taktik, diziliş, formasyon gibi şeyleri deşerler.

 

6. Özel Hikayelere Takılıyorsanız...

En güzeli de budur. Olayın derinine indikçe, meseleyi derinlemesine gördükçe hikayeler takılır aklınıza. Mesela Prandelli Galatasaray'la anlaştığında sizin için kesinlikle İtalya teknik direktörü değil, kanser karısı için rüya işini bırakıp köyüne dönen adam olarak gelmiştir. Babe Ruth'un Büyük Buhran döneminde Amerikan halkına verdiği ilham, hormon tedavisine ihtiyacı olduğu için kimsenin almaya yanaşmadığı bir çocuğa şans verip, ondan Messi yaratan Barcelona... Bunlar sizin hikayeleriniz olurlar.

 

7. Tartışma Yerine Anlatma Dürtüsü Hissediyorsanız...

Ve işte en önemlisi. Sizin için "Beşiktaş şöyle daha iyiydi", "Hayır efendim en iyisi Federer!" gibi tartışmaların yeri vardır, ama öne çıkan şey anlatmaktır. Ağır tartışmalarda bile "n'alakası var kardeşim!" şekli çıkışlar yapmazsınız. Biri "Nadal daha iyi!" mi dedi? Siz çıkartır Federer'in istatistiklerini, backhand'ini kullanma kabiliyetini, çim sahadaki üstünlüğünü vurursunuz masaya. Tek tek anlatır, sonunda da haklı çıkarsınız.

Bu yedi maddeden herhangi birini yaşıyorsanız, bir spor geek'isiniz. Hepsi birden varsa, maşallah. Tanışalım mı?