"Black Widow problemi" ve sansasyonalizm peşinde koşarken gerçek sıkıntıyı ıskalamak

"Black Widow problemi" ve sansasyonalizm peşinde koşarken gerçek sıkıntıyı ıskalamak
"Black Widow problemi" ve sansasyonalizm peşinde koşarken gerçek sıkıntıyı ıskalamak
Yenilmezler: Ultron Çağı'nın algılanan Black Widow problemi, ve o konuşulurken arkada gerçekten can yakan ciddi sıkıntı üzerine.
Haber: Yiğitcan Erdoğan / Arşivi

Ortada, anlayabildiğim kadarıyla, bir Black Widow problemi var. Filmi izlerken bunun farkında değildim. Kendi görüşlerimi yazıp, sizin fikirlerinizi okuduktan sonra tatmin olup diğer yayınlara çok bakmadığımdan; uzunca bir süre de haberim olmadı. Benim kafamda bir Black Widow problemi yoktu Avengers: Age of Ultron ile ilgili. Meğerse başkalarının kafasında varmış. Dehlizler dolusu makale çıkarttıracak, küçük çaplı krizlere yol açacak kadar hem de.

Parçalarını birleştirebildiğim kadarıyla, mesele Black Widow'un Age of Ultron'da ele alınışıyla ilgili. Eleştiriler gördüğüm kadarıyla filmdeki iki nokta üzerine yoğunlaşıyor. Birincisi, Black Widow ve Hulk arasında geçen, "sen de canavarsın, ben de canavarım" sahnesi. Bir kısım, bu sahnenin Black Widow için aşağılayıcı olduğunu düşünüyor. Natasha gibi güçlü bir kadının, bir suikastçinin "anne olamıyorum, demek ki canavarım" diye düşünmesini kadınlar için aşağılayıcı buluyorlar; sanki doğurgan olmayan kadınlar canavarmış gibi, ya da bir kadının hayattaki en büyük arzusu doğurgan olmak zorundaymış gibi.

İkincisi de tüm Avengers kadrosu içerisinde yakalanıp "kurtarılması" gereken tek kişinin Black Widow olması. Bundan da bir rahatsızlık çıkmış anladığım kadarıyla. Görüş genel olarak "yine biri yakalandı, ve elbette bir kadın olmak zorundaydı, bravo Whedon!" kıvamında. Neden Hawkeye değildi mesela kaçırılan? Ya da Cap, Iron Man gibi isimlere layık görülmedi bu kader? Neden kötü ejderha tarafından kaçırılıp kuleye kapatılan yine bir prenses oldu?

Dünyanın herhalde en saçma makalelerini bununla ilgili okudum. Üstelik, baya kalemine değer verdiğim mecralar yüklendi bu meseleye. Black Widow'un Hulk ile olan sahnesi için "üç filmlik karakter gelişimini perişan etti" diyen de var, o kaçırıldığı sahne için "o kadar karakter arasında kadın olanını mı buldunuz" diyen var, Joss Whedon'a Twitter'dan yüklenen, Whedon'un da Twitter'dan ayrılmasını buna yoranlar var. Feci bir durum yani anlayacağınız. Neresinden tutsanız biri sansasyon için oraya doğru yükleniyor. Çünkü, daha önce söylemiştim, garip bir şekilde politik doğruculuk mücadelesinin çift taraflı tık getirdiği bir çağda yaşıyoruz. "Is Age of Ultron sexist?" gibi bir manşet, sizin en araştırarak, özenerek yazdığınız makalelerin tıklarını sekize katlıyor. Ne kadar detaya inerseniz de o kadar atıyor bu tıklar.

Şu kadar sürelik hayatımda çoğu arkadaşım, eşim, dostum tarafından çok "SJW" olmakla suçlanmış bir insan evladıyım. Genelde gururla, bir apolet olarak taşıyorum bunu. Hayatımda sosyal adalet kadar savaşçısı olmaktan gurur duyabileceğim bir konsept daha var mı bilmiyorum. Gay'leri sadece kırık konuşan, cümlelerini "ayol" diye bitiren dünyadan kopuk karikatürler olarak tasvir etmemeli artık modern sinema. Kadınlar gerçekten de sadece buzdolaplanacak karakter motivasyonları, ya da zorlu bir savaşın sonrasında koynundan mükafatı toplanacak bir ödül rafı olmamalılar. Ama bir yandan, daha önce de söyledim, bunun en büyük düşmanı sansasyonalizim. Bunu en küçük gösterecek şey, böyle ufak detayları sadece ilgi çekecek diye parçalayıp yutması için genel kamunun huzuruna sunmak muhtemelen.

Burada da benzer bir durum var. Çünkü buradaki sorun çok açık, çok belli. Avengers hiçbir karakterine ayıracak yeterli vakti olmayan bir film. Hiçbir karakterini hak ettiği kadar derinleştiremiyor zaten. Hiçbir karakterine hak ettiği kadar spot ışığını tutamıyor, belki bir istisna olan Hawkeye dışında. Koskoca Captain America ile ilgili "bazen yanında küfredilince hoşlanmıyor" ötesinde, yeni kattığı iki karakteri için "Tony Stark'tan nefret ediyorlar"'dan fazla bir şey söyleyememiş. E haliyle, Black Widow için de öyle.

Black Widow'un o sahnede anlatmaya çalıştığı şey, "çocuk doğuramıyorum, vah bana vahlar bana" değil. Widow nasıl dehümanize olduğunu izah etmeye çalışıyor Banner'a. Onu bir katil olması için, nasıl sistematik bir şekilde insanlıktan çıkardıklarını doğurganlık sembolüyle anlatmaya çalışıyor. Bir insan olarak girdiği fasiliteden, bir silah, bir mekanizma olarak çıkmış ve bunun en net örneklerinden biri de ondan alınan neslini sürdürme kapasitesi. Ama elbette, bütün bu karakter gelişimi, kesilen flashback'ler ve muhtemelen kırpılan Banner-Romanoff diyalogları sağ olsun, biraz kuş gibi kalıyor.

Kaçırıldığı sahne de öyle. Size yemin ediyorum, filmi ilk izleyişimde Avengers kadrosunun Ultron'un nerede olduğunu bulmasının sebebinin Widow'un mahkumken Hawkeye'a "eski usül ajan yöntemleriyle" sinyal yollaması olduğunu görmemişim. Baya görmemişim yani. İkinci izleyişimde fark ettim onu, çünkü çok kısa bir sahne var arada, Widow bir iki bir şeye parmağıyla tık tık yapıyor, Hawkeye öteki taraftan görüyor, sonra ekibe gidip "Widow iletişime geçti, şuradalarmış" diye brifing veriyor. Üstüne üstlük Black Widow zaten erkeğinin kolundayken kaçırılmış bir karakter değil. Görev için önemli bir aparatı ele geçirirken, görevini de başarıyla tamamladıktan sonra yakalanıyor. Bütün bunların üstüne bir de kendi kendini kurtardığı düşünülürse, hiç sorun olmaması lazım bu sahnenin. Ama oluyor işte.

Ve bu olurken asıl problem çok sıkıntılı bir şekilde gözden kaçırılıyor.

Mesele Black Widow'un kaçırılması, doğurganlığı değil. Bunlar seksist şeyler değiller. Whedon çok eşitlikçi bir yaklaşımla, her karakterini kıyma makinesinden geçirmiş zaten. Black Widow'un "cinsiyetçi" konuşmasını yaptığı Hulkbey de benzer sığlıkta kalan dertlerin içinde zaten. Hayır, ortada gerçekten bir Black Widow problemi var, ama bu film sahnelerinde yaşanmıyor. Bu baya, mağaza raflarında görülen bir sıkıntı.

Disney'nin anlaştığı oyuncak markaları, bir sebepten, ısrarla, bunun peşine ciddi anlamda düşerek ve pozisyonlarını kaybetmeyerek; Black Widow oyuncakları yapmıyorlar. Bu benim kıçımdan uydurduğum bir problem değil. Mark Ruffalo dahi "kızlarıma ve yeğenlerime Black Widow oyuncağı almak istiyorum, bulamıyorum, Marvel hadi yap be gülüm?" diye tweet attı geçenlerde. Disney'nin anlaşmalı şirketleri bunun üzerine geri adım dahi atmadılar. Karakterin oyuncak kutularında resmi yok, olduğu Lego setlerinde kapakta uçağın içinde pilotluk yaparken (ki normalde Hawkeye'ın olan bir görev bu) resmediliyor. Şu an bile "black widow, age of ultron, toy" diye arattığınızda, sadece detaylı ve pahalı aksiyon figürleri çıkıyor karşınıza. Çocuğunuza alacağınız bir şey değil. Kendi alıp rafınıza koyacağınız bir şey.

Bu çok, çok, çok daha ciddi bir problem. Bunun arkasında "kızlar prenses alıyor zaten, piyasayı karıştırmaya gerek yok" düşünce tarzı var. Benim uydurduğum bir şey değil bu, bunun üzerine kalem oynatanların araştırıp buldukları bir söylem. "Kızlar ne yapacak süper kahramanı?" niyeti var gerisinde bu mesajın. Ne yapacaklar zaten, haşa örnek mi alacaklar sorunlarını kendi çözen sağlam ve güçlü kadınları? Yuh! Tabii ki pofuduk etekli prenseslerin saçını tarayacaklar, çünkü kızlar pofuduk şeylerden hoşlanır ve saç tararlar, erkeklerle sahaya inip robot işgaline karşı dünyayı kurtarmazlar.

Ağaç yaşken eğilir diye bir söz var lisanımızda. Buradaki sorunu en iyi bu özetliyor. Black Widow'un filmde algıladığınız ne cinsiyetçiliği varsa, emin olun, oyuncaklar kadar net sirayet etmiyor kadınların bilinçaltına. Kadınlara küçük yaşta prenses, erkeklere ise süper kahraman veriliyor. Karışma ihtimali yok, buna kasten, bilerek, ve bilinçli bir şekilde set çekilmiş vaziyette. Bizim küçük erkek çocukları olarak sorun çözümünü, zekasını, duruşunu, vizyonunu örnek aldığımız süper kahramanların karşı tarafında; küçük kız çocuklarına sadece saçlarını, belini ve etek boyunu örnek alabilecek figürler veriliyor.

Evet, ortada bir Black Widow problemi var. Ama bu Joss Whedon'dan, ya da Kevin Feige'den kaynaklanmıyor. Bunun komple Disney'den çıktığını da düşünmüyorum. Sorun oyuncak sektörü. Çünkü bu sektör cinsiyetçiliği en keskin ve en etkili yaşayan ve toplumun algıladığı cinsiyet kalıplarını şekillendiren sektörlerden biri; hatta belki de zirvesi. Filmlere bile belirli bir yaşta erişmeye başlıyor çocuklar. Ve hiçbir zaman oyuncaklar kadar da vakit ayırmıyorlar zaten. O yüzden bir şeye kızacaksak illa, Allah rızası için doğru düzgün şeylere kızalım. Gerçekten bir şeyleri etkileyen ve bu sefer bağırarak, gerçekten de daha iyiye götürebileceğimiz, bir şeyleri olumlu yönde değiştirebileceğimiz şeyleri konuşalım. Yoksa öteki şekilde, sırf bağırmak için bağıran bir topluma doğru gidiyoruz hızla.