Geek dünyasının şampiyonu Nathan Fillion'ın en sevdiğimiz 5 işi

Geek dünyasının şampiyonu Nathan Fillion'ın en sevdiğimiz 5 işi
Geek dünyasının şampiyonu Nathan Fillion'ın en sevdiğimiz 5 işi
Nathan Fillion deyince öyle bir duran gönüllere sahibiz. Bu adam süper kahramanlardan oyunlara kadar hayatımızın her köşesinde var, ve biz de bundan acayip keyif alıyoruz!
Haber: Tutku Tuzlu / Arşivi

Geek dünyası bütün gezegeni ele geçirince kendi sevdiği eğlence unsurlarını dünyaya forse ettiği gibi, kendinden gördüğü, sevdiği işlerde yer alan kişileri de eğlence sektöründe daha popüler hale getirdi. Ben de bu yazı dizisinde ülkemizde görece daha az bilinen Geek ünlülerini ve Geek aleminde sevilmelerini sağlayan işlerini sizlere aktarmaya çalışacağım. Robert Downey Jr gibi daha popüler olanlara da belki yer veririz ama esas amacım yeterince kredi verilmediğini, tanınmadığını düşündüğüm yıldızları sizlere tanıtmak olacak.

Bu dizinin ilk konuğu Nathan Fillion. Kanadalı aktör geçtiğimiz ay 44 yaşına girdi. Klasik jönlere kıyasla fiziksel olarak daha az kaslı olmasına rağmen bu açığını sempatikliği ve içtenliğiyle kapatıyor. Özellikle tok sesiyle, film ve dizilerde olduğu kadar, animasyon ve oyunlarda seslendirme görevleriyle de kalbimizi çalan aktörün geek camiasında önem arz eden işlerine şöyle bir bakalım.

 


1. Two Guys and a Girl

Fillion'un bu dizideki sabit rolüne kadar ön plana çıkmış ciddi bir işi yok. Ama bu klasik sitcomdan sonra işlerin onun için fazlasıyla yolunda gittiğini söyleyebiliriz. Bilmeyenler için dizi klasik bir 90’lar genç komedisi. Pizzacıda çalışan iki erkek (Biri Ryan Reynolds bu arada) ve onların arkadaşı Sharon’ın ilişkileri ve başlarından geçen olaylar üzerine kurulu, diziye Nathan ikinci sezonda Sharon’ın erkek arkadaşı olarak katıldı. Fillion'un sonraki işlerinde gördüğümüz kendine has tarzının Two Guys and a Girl'de de bulunduğunu ve Ryan Reynolds'ı saymazsak, dizi bittikten sonra o ekibin arasından en iyi çıkış yapan isim olduğunu söyleyebiliriz.

 


2. Firefly

İşte bu dizide yer almak bile geek camiasında saygı görmeye yeterliyken, bir de Kaptan Reynolds’ı oynamak başlı başına bir tapınma sebebidir. Bu uzay western dizisini bilmeyen yoktur (Bilmiyorsanız hemen izleyip öğreniyorsunuz.) o yüzden çok üzerinde durmayacağım. Dizinin kendi katkısı dışında, Nathan “Geek Ünlüsü” olmanıza en önemli katkılardan biri olan Joss Whedon’la çalışma şansına da burada erişmiş oldu. Hatta bu tanışıklık sadece beş bölümlük yer aldığı için burada bahsetmeyeceğim “Buffy the Vampire Slayer” dizisinde de “Caleb” rolünü almasını ve başka projelerde birlikte yer almalarını sağladı. Dizinin iptalinden sonra çekilen “Serenity” filminde de aynı role tekrar büründüğünü de belirtelim.

 

3. Dr. Horrible’s Sing-Along Blog

Whedonverse’e (Joss Whedon’la çalışanlar korosu anlamında) bir kere katıldığınızda geek işleriniz de yoluna giriyor. Bu son derece eğlenceli süper kahraman parodi/müzikali de Joss’un bağımsız bir projesiydi. Kötü adam (!) Dr. Horrible’ın dünyayı ele geçirmek ve platonik aşkı Penny’yi etkilemek için yaptıklarını anlatan bu kısa web serisinde Nathan, Horrible’ın baş düşmanı antipatik kahraman Captain Hammer’ı başarıyla canlandırırken, en azından şarkı söylemeye yetecek kadar bir sesi olduğunu da herkese göstermiş oldu. Eğer bu şaheseri izlemediyseniz çok şey kaçırıyorsunuz.

 


4. Green Lantern

Aslında zaman zaman farklı animasyonlarda farklı seslendirmeler yapsa da –Wonder Woman’da Steve Trevor gibi- esas kendisiyle özdeşleşen ses Green Lantern/Hal Jordan’dır sanıyorum. Şu ana kadar dört animasyon filminde (Green Lantern: Emerald Knights, Justice League: Doom, Justice League: The Flashpoint Paradox ve Justice League: Throne of Atlantis) bu karakteri seslendiren Nathan’ın fiziksel olarak Hal Jordan’a fazlasıyla benzemesinin de katkısıyla, hayranları 2011 yılında çekilen live-action filmde de kendisinin oynaması için büyük çapta kampanyalar yapsalar da bu başarısız filmde başrolü Ryan Reynolds kaptı.

 


5. Castle

Normalde kronolojik bir sıra izlemeye çalıştıysam da konu Castle olunca onu sona saklamayı uygun gördüm. Şu anda 7.sezonu devam etmekte olan dizide Nathan, zengin, ukala, çapkın cinayet romanları yazarı Richard Castle’ı oynuyor. Bilmeyenler için dizinin konusu, Castle’ın romanlarından esinlenerek işlenen cinayetlerin çözümünde kendisinin yardımının istenmesi ve bu danışmanlık işi hoşuna giden Castle’ın kontaklarını kullanarak kendisini NYPD’ye atması üzerine kurulu. Dizinin izlenmesindeki en önemli sebebin Stana Katic’in canlandırdığı Beckett karakteriyle Catle’ın yakaladıkları sinerji diyebiliriz. Onun dışında çözdükleri olayların herhangi bir polisiye diziden üstün bir yanı olduğunu söyleyemeyiz.

 

Diğer işleri

Yukarda bahsettiğim gibi “Buffy the Vampire Slayer” dizisinde 5 bölümlük Caleb karakteriyle, bir başka Whedon işi olan “Much Ado About Nothing” filminde Dogberry karakteriyle, James Gunn’ın “PG Porn” isimli web serisinin ilk bölümünde, Halo ve Destiny oyunlarında farklı karakterlerin seslendirmelerinde yer almasının dışında pek çok dizi ve filmde cameo olarak da yer alan Nathan Fillion günümüz geek toplumunda önemli bir yer edinmiş durumda.