Tom Hardy'nin bu akşamınıza izlemelik film olabilecek 8 filmi

Tom Hardy'nin bu akşamınıza izlemelik film olabilecek 8 filmi
Tom Hardy'nin bu akşamınıza izlemelik film olabilecek 8 filmi
Tom Hardy için "adam gibi adam" dersek derdimizi anlatabilir miyiz? Anlatamazsak da, bu filmler açığımızı kapatır diye düşünüyoruz!
Haber: Yiğitcan Erdoğan / Arşivi

Eskiden film yıldızlarını tanımlarken, şu tabiri kullanırlardı; belki yine birkaç yerde denk gelmişsinizdir: "Erkekler onun gibi olmak isterlerdi, kadınlar ise onunla birlikte...". Cinsiyet değiştikçe, zamirler de değişir, ama bu tabir genel olarak aynı kalırdı. Sizi bilmiyorum, ama ben çağımızda buna en uygun adamlardan birinin Tom Hardy olduğunu düşünüyorum. İngiliz aktör, buraya baya tırnaklarını kazıya kazıya, dişini kıra kıra geldi ve şu an, tüm dünyanın tartışmasız takdirine sahip. Biz de, bu akşam izleyecek film arıyorsunuzdur diye, huzurlarınıza 8 Tom Hardy filmi atalım dedik.

Buyurun!


Black Hawk Down

2002 tarihli Ridley Scott filmi Black Hawk Down'ın kadrosu, resmen "önümüzdeki on yıla damga vuracak aktörler listesi" gibi adeta. İnanılmaz çok güç ama Jaime Lannister'ı oynayan Nikolaj Caster-Waldau dahi sıkışmış bir yerlere. O filmin oyuncu seçimini kim yaptıysa, kendisine özel bir madalya falan takılmalı. Hem böylesine güçlü bir kadro bulduğu, hem de Tom Hardy'yi sinemaya kazandırdığı için. Kabul, Hardy'nin rolü ufak baya. Ama yine de, ilk ciddi filmi, ve baya da iyi bir film olduğundan, almamazlık edemedik!


Layer Cake

Dedik ya, Tom Hardy buralara dişiyle tırnağıyla geldi diye? Direkt bir başrolle süper yıldız olmadı kendisi. Black Hawk Down gibi, Matthew Vaughn'ın Daniel Craig'i yıldız yapan gangster filmi Layer Cake'deki rolü de ufaktı Tom Hardy'nin. Ama burada biraz daha dikkat çekmeye başlamıştı artık. Bu arada bu filmde de Hardy haricinde Ben Whishaw, Sienna Miller gibi sonradan yıldız olacak isimler var... Acaba bereket Hardy'de mi yahu?


RocknRolla

Hah, buyurun, geldik işte Tom Hardy'nin yavaş yavaş "Ya şu Black Hawk Down'daki çocuk, neydi adı?" seviyesinden, "Haa Tom Hardy evet" olduğu yıllara. Layer Cake ve RocknRolla az çok benzer filmler aslında. İngiltere'nin Guy Ritchie gazıyla girdiği, benim fena hâlde bizim Yeşilçam'ı bir dönem kavuran "Adile Naşit - Münir Özkul aile filmleri" furyasına benzettiğim "Londra gangster filmleri kuşağından" bir film. Yalnız bu sefer, bizzat üstat damgalı. Üstelik Tom Hardy'nin rolü de, tartışılır ama, bence en unutulmazı!


Inception

Matthew Vaughn, Guy Ritchie, Ridley Scott gibi yönetmenlerle çalışmış olabilirsiniz. Ama Hollywood'un son beş yılında, eğer gerçekten bir star olmak istiyorsanız, özgeçmişinizin bir yerinde Christopher Nolan yazması gerekiyor. Bunun en iyi ispatı da Inception işte. Tom Hardy'yi kaçımız Inception'la tanıdık? Baya el kalkıyor değil mi? Şaşırtıcı değil elbette. Hardy, uluslararası bir arenaya ilk defa bu kadar ön planda çıktı Inception sayesinde. Tabii bir diğer artısı da, Nolan ile yakınlaşması oldu. Onun meyvesi de aşağılarda.

 

Tinker Tailor Soldier Spy

Ama Nolan dizimize ufak bir ara veriyoruz, ve Tom Hardy'nin, bizzat ülkemiz topraklarına ayak basmasına (ay ne kadar heyecanlı) vesile olan bir filme geçiyoruz: Tinker Tailor Soldier Spy. John Le Carre'ın aynı adlı romanından uyarlanan ve resmen İngiltere'nin benim diyen tüm büyük aktörlerini toplamış bu casus filminin bir bölümü İstanbul'da geçiyordu. Tom Hardy'nin filmdeki rolü, yine görece ufaktı ve filmdeki diğer her şey gibi yüce Gary Oldman tarafından gölgeleniyordu biraz. Ama bizim için bütün film Tom Hardy olsa yeriydi, çünkü baya Tom Hardy'nin Taksim'de esnafla muhabbet ettiği bir sahne vardı be filmde!


The Dark Knight Rises

Dedik ya, Inception'ın Hardy'ye bir faydası Nolan ile kaynaşması oldu diye? Nolan tuttuğu oyunculara tekrar tekrar şans veren bir yönetmendir. Sevdiyse, başka filmlerinde de kullanır sizi. Inception'da görece yan bir rolde olan Hardy'yi alıp, The Dark Knight üçlemesinin finaline koyması da bu yüzdendi. İyi ki de koydu. Hardy'nin Bane performansı gerçekten de muazzamdı. Bir tutam devrimci, bir tutam terörist, bir tutam karanlık ve bolca korkunç...

 

Locke

Bana şöyle geliyor, bir aktörün rüştünü ispatladığı an, bir filmi tek başına götürdüğü andır. Tom Hardy Locke'da bunu yaptı işte. Locke, evine; karısının ve ailesinin yanına gitmek üzereyken aylar önce tek gecelik bir ilişki yaşadığı kadından "Ben doğuruyorum" telefonu alan bir adamın araba yolculuğunun hikayesiydi. Hardy dışında filmde oynayan herkes, sadece Hardy'nin karakteriyle telefonda yaptıkları konuşmalarla duyuluyorlardı filmde. Tüm film Hardy'nin omuzlarındaydı ve kendisi şahane bir iş çıkartıyordu.


Mad Max: Fury Road

Ve geldik en yeni, en gaz filmimize. Oyuncular rolleri için pek çok fedakarlık yaparlar. Kilo verenler, kendini bir odaya kapatanlar, aylarca spor salonundan çıkmayanlar... Ama pek az Mad Max: Fury Road setinde olduğu kadar rezil etmiştir kendisini. George Miller aktörlerini aldı, çölde üç ay boyunca kamyonların üzerinde salladı resmen. Tom Hardy bir noktada isyan etti, "Ya n'apıyoruz abi biz manyak mısınız Allah Allah" diye. Sonra film bitti, kesilip biçildi, son hâlini aldı. Tom Hardy, şunu diyecek erdemi gösterdi kameralar karşısında: "George, çok özür dilerim, sen bir dahiymişsin, ben anlamamışım ne yaptığını...". Adam bu adam adam!