Yeni vatandaşlık pratiği doğuyor

Yeni vatandaşlık pratiği doğuyor
Yeni vatandaşlık pratiği doğuyor
İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç.Dr. Kenan Çayır'ın deyimiyle Gezi direnişi ve artçı sarsıntıları olan parklarda başlayan forumlar yeni bir vatandaşlık pratiği geliştiriyor.
Haber: UMAY AKTAŞ SALMAN - umay.aktas@radikal.com.tr / Arşivi

İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç.Dr. Kenan Çayır’ın deyimiyle Gezi direnişi ve artçı sarsıntıları olan parklarda başlayan forumlar yeni bir vatandaşlık pratiği geliştiriyor.

Birlikte yaşam mümkün ve var: Geziye katılan bir öğrencim “Birlikte yaşayabileceğimizi gösterdik” dedi. Herkes oraya kendi kavramalarıyla geldi ama ortak bir platform vardı. Belli hedef için birlikte yaşarken kendilerini kısıtlamak zorunda kaldılar. Cinsiyetçi küfrediyorsa, öbür taraftan itiraz geliyordu. Kandil akşamı “Bir ateist olarak kandilinizi kutluyorum. Tek istediğim saygı” diyordu biri. Bu şunu gösteriyor: Birlikte yaşama temeli var insanlarda. Toplum olarak ümit var olmamızı sağlayan bu unsur. Türkiye ’de birlikte yaşama pratikleri oluşmaya başlamıştı. Gezi bütün bunların biraz daha büyümesini ve görünür olmasını sağladı.

Eylem repertuvarı İhraç edİyoruz: Gençler apolitik değil bence. Bizi şaşırtan aslında bu çocukların özneleşmesi. Bireyselleşmeden farklı olarak ortak yaşam için değer yaratmaya başladılar. Sorumluluk almaya başladılar. Lise mezunu bir öğrenci, “Siz yaşadınız ama biz daha on yıllarca yaşayacağız bu ülkede” dedi. Geleceğini düşünüyorlar, olanlar karşısında şiddet karşısında sorumluluk hissediyor. Apolitik değillerdi ama demokratikleşme perspektifini yavaş yavaş buralarda kuruyorlar. Dış dünya karşısında kötü duruma düştük deniyor ama dış dünyaya bir eylem repertuvarı da ihraç ediyoruz.

Yenİ bİr vatandaşlık pratiği gelİşİyor: Gezi’deki örgütsüzlük önemliydi. Halk ordudan, muhalefetten bir şey beklemeden belki ilk defa sokağa çıkıyor. Yeni bir vatandaşlık pratiği gelişiyor. Parklarda yapılan forumlar çok enteresan ve önemli. Örgütsüz gibi duruyor, yavaş yavaş nasıl örgütlü olabilir, mesele temelli ufak hareketlere dönüşebilir diye gidiyor. Geçenlerde bir öğretmen yanıma gelip Taksim Dayanışma’da tanıdığım olup olmadığını sordu. “Eyüp’te oturuyorum, yolumuz sorunlu. Bir şey yapmak istiyoruz” dedi. Belki de eskiden nasıl çözebiliriz diye düşünmüyorlardı. Gezi’nin artçı sarsıntıları yeni vatandaşlık pratiğini getirebilir. Yerelden demokratikleşmeyi getirebilir. Belki gerçek bir anayasa yapma sürecine gidiyoruz iktidar önünü açarsa tabii.

Farklı olanı ortadan kaldıramazsınız: Toplumsal değişmeler zaman alır ama Gezi’nin önemli bir refrans noktası olacağı çok açık. Yerel seçimlerde de genel seçimlerde de, yıllar sonra da referans noktası olacak. Çıkarmamız gereken ders; AKP ve laik orta sınıf için de ötekini, farklı olanı, ortadan kaldırmayacak düzeni yaratmamız lazım.

Mücahİt Erdoğan yüzde 30 alır ancak: AKP böyle giderse ciddi anlamda muhafazakârlaşıyor. ’Vur de vuralım’ lafı açılıma karşı MHP mitinginde söylenirken AKP çoğulculuğu savunuyordu. Şimdi havaalanındaki konuşmalarda ‘Usta tutma bizi’ diye laflar vardı. Kitle partisinin taraftarları ‘vur de vuralım’ gibi konuşmaya başlıyorlar ya da ‘Mücahit Erdoğan’ diyor. Türkiye ‘Mücahid Erdoğan’ söylemine yüzde 25-30 dan fazla oy verme. Umarım kendilerini yenilerler.