Anne yemeği burunda tüter

Anne yemeği burunda tüter
Anne yemeği burunda tüter
Anneler çocuklarının bebekliklerinde içine çektikleri kokusunu hiç unutmazlar, çocuklar da annelerinin yaptığı ve en sevdikleri yemeğin kokusunu.
Haber: MÜGE AKGÜN - muge.akgun@radikal.com.tr / Arşivi

İki koku vardır ki hiç unutulmaz, akla geldiğinde insanın burnu sızlar.  Biri bebek kokusu, diğeri de anne yemeği kokusu. Ve bu iki koku anne çocuk arasında özel bir bağdır. Anneler çocuklarının bebekliklerinde içine çektikleri kokusunu hiç unutmazlar, çocuklar da annelerinin yaptığı ve en sevdikleri yemeğin kokusunu.
Hepimizin annemizle özdeşleştirdiğimiz, özellikle de uzaklardayken kokusu burnumuzda tüten bir anne yemeği vardır. Aslında kendimiz ya da bir başkası daha iyisini yapsa da onun elinden çıkan yemeğin yerini tutmaz nedense.
Benim için anne yemeği tarhana çorbası ve etli yaprak sarmasıdır. Ailemden liseyi bitirdiğim dönemden itibaren ayrı yaşadım ama özellikle Norveç’te yaşarken, Oslo’da okurken onun yemeklerini çok özlerdim. Neyse ki yaz tatilleri sonrası kendi elleriyle yaptığı tarhanasını yanımda götürürdüm.
Okuldan çıkıp neredeyse eksi 10 derecelerde yürüyerek kaldığım öğrenci yurduna geldiğim günlerde pişirdiğim tarhana çorbasının tadını, hâlâ onun yaptığı tarhanalar olsa da bir daha asla yakalayamadım.
İlk etli yaprak sarmamı da Oslo’da yapmıştım. Türk ya da Yunan bakkallarından aldığımız yaprak turşularıyla bir tencere sarar, sonra da arkadaşlarımızla beraber törensel bir biçimde afiyetle yerdik. Hâlâ anneme gittiğimde ya da o bize geldiğinde yapmasını istediğim ilk şey etli yaprak sarması olur. Tüm annelerin, kendini anne hissedenlerin ‘Anneler Günü’ kutlu olsun...