Bitki ve meyve çaylarıyla arınmak mümkün mü?

Bitki ve meyve çaylarıyla arınmak mümkün mü?
Bitki ve meyve çaylarıyla arınmak mümkün mü?
Hangi bitki ve meyve çaylarını, günün hangi saatinde, hangi sırayla içelim? Vücudun sağlıklı yaşam için bu tür desteklere gerçekten ihtiyacı var mı? Biz sorduk diyetisyen Selahattin Dönmez cevapladı...
Haber: MÜGE AKGÜN - muge.akgun@radikal.com.tr / Arşivi

Güvendiğim ve saygı duyduğum diyetisyenler arasında olan Selahattin Dönmez, baharın canlılığını hissetmek, kışın fazlalıklarından kurtulmaz isteyenler için Burcu Esmersoy’la beraber üç haftalık bir ‘Teatox’ kampanyası başlatmıştı. Esmersoy üç hafta süresinde takipçileriyle beraber Lipton’un bitki, meyve ve yeşil çaylarıyla yenilenmişlerdi. Selahattin Dönmez ile bir araya gelip yaz tatili öncesi programı kendi uygulamak isteyenler için hem Teatox’un ne olduğunu hem de seçilen çayların özelliklerini konuştuk.
Bitki çaylarının yararları, içerikleri hakkında o kadar çok bilgi bombardımanına tutuluyoruz ki, bir süre sonra hangisi neye yarıyordu, karıştırmaya başlıyoruz. Dönmez’i bulmuşken bir kez daha hepsinin özelliklerini anlatmasını istedim. Sayfamızda toplu halde elimizin altında bulunmasında yarar var...    

Teatox nedir, çayla detoks mu?
Teatox’u; isminden de anlaşılacağı gibi bitki, meyve ve yeşil çay çeşitlerinin demleme ile doğal yapılarında bulunan özel bileşenlerin suya geçmesi sayesinde vücutta rahatlama, toksinlerin uzaklaştırma ve enerjik hissetmeyi sağlama durumu olarak tanımlayabilirim. Temelde vücudumuz karaciğerde bulunan detoksifikasyon enzimleri, böbrek ve bağırsakların düzenli çalışması sayesinde ‘arınma’ işlemlerini yapar. Fakat doğal yaşam sürecimizde vücudumuzda bulunan hücrelerde bulunan DNA’mız, 24 saatlik gün dilimi içerisinde 10 bin kez hücreyi zedelemeye çalışan zararlı maddelerin saldırısına uğrar.
Bu saldırılar detoksifikasyon mekanizmalarında çalışma kapasitelerinde azalmasına neden olur. Bu biyolojik duruma birde kötü beslenme alışkanlıkları, sosyal veya düzenli alkol alımı, sigara içmek veya sigara dumanına maruz kalmak, iş ve ev hayatındaki stres, kronik yorgunluk, güneş ışınları, iklim değişiklikleri, geçirilen bağışıklık sistemine bağlı hastalıklar, kabızlık, ilaçlar ve vitaminlerin yarattığı toksik oluşumlardan birkaçıyla aktivitesiz bir yaşam eklenince, karaciğerde detoksifikasyon yapan enzimler yavaşlar. Böbrek ve bağırsaklar da toksin yükünü atamaz, vücudun arınması zorlaşır. 
Sağlıklı beslenme temelde olmak kaydıyla bitki, meyve ve yeşil çayları düzenli içmek, içerdikleri flavonoid ve antioksidanlar sayesinde detoksifikasyon mekanizmasının iyi kapasitede çalışmasını sağlayarak toksin yükünü azaltabilir. Bağırsak hareketlerini arttırıcı etkileriyle zararlı bileşiklerin vücuttan atımını hızlandırır, merkezi sinir sistemine olumlu etkisi sayesinde stresi azaltır. Bitkilerdeki özel bileşenler sayesinde de günlük enerjiyi maksimum düzeye ulaştırarak tam bir bedensel iyilik sağlar.

Seçtiğiniz bitki çaylarının özellikleri neler?
Bilimsel veriler bedenin arınması, stresin azalması ve içtikten sonra enerjik hissinin oluşması için bitkisel çayların çeşitleri kadar uygun harmanları ihtiva ediyor olmasının da önemli olduğuna işaret ediyor. Çünkü farklı bitki çayları farklı bitkisel yararlı bileşikleri sayesinde sağlığa katkıları da farklı oluyor. Bu nedenle ben teatox süreci içinde fitoterapi bilim verilerini de taban alarak her bir sağlık direktifine (rahatlama, toksin atma ve enerjik hissetme) göre vücutta maksimum olumlu etki gösterebilecek en uygun bitki, meyve ve yeşil çayları seçerek teatox programını hazırladım. Kullandığım bitki çay harmanlarında bulunan bitkilerin nasıl bu olumlu etkileri yarattığını şu şekilde özetleyebilirim. Bu bitkileri doğru harmanladığınızda da sağlık etkileri güçlü olabilir.

Yeşil çay: Kateşinler, gallik asit, karetenoid, tokoferol ve C vitamini içeriğiyle stres azaltıcı, enerji arttırıcı etkisi bulunur.
Biberiye: Rozmarinik ve karzonik asit gibi güçlü antioksidanlardan dolayı stres azaltıcı, toksin atıcı ve enerji arttırıcı etkisi vardır.
Isırgan otu: Kuersetin ve yüksek C vitamini sayesinde kan temizleyici ve toksin atıcı etkiye sahiptir.
Kuşburnu: Yüksek C vitamini sayesinde toksin atımını hızlandırdığı ve stresi azalttığı bilinmektedir.,
Kekik: Mide ve bağırsaktaki kurtların temizlenmesine, kan dolaşımını hızlandırarak toksinlerin atımının hızlandırılmasına yardımcı olur.
Barut ağacı: Krizofanol adlı antioksidan sayesinde bağırsak hareketlerini arttırarak bağırsak toksinlerinin vücuttan uzaklaştırılmasını sağlar.
Bamya çiçeği: Siyanidin içeriği nedeniyle kan dolaşımını düzenleyerek toksin atımını hızlandırır. Bağırsaklarda zararlı bileşiklerin atımını kolaylaştırarak bağırsak toksin atımını tetikler.
Rezene: Fenkon adlı uçucu yağ sayesinde baş ağrısı giderici ve stresi azaltıcı etkisi bulunmaktadır. Ve doğal yapısında bulunan diğer uçucu yağlardan anetol sayesinde solunum sisteminde rahatlatıcı etki sağlayarak enerji arttırıcı etki yaratmaktadır. Vücutta gaz ve mide spazmlarını gidererek günlük enerji yükselmesine destek olmaktadır.
Mate: Klorojenik asit sayesinde uyarıcı etki göstererek zihinsel ve fiziksel yorgunluğun ortadan kalkmasını sağlar ve enerji verici olarak vücudu destekler.
Sinameki: Doğal yapısındaki sennozitler sayesinde bağırsak içeriğinin hacmini ve basıncını arttırarak toksinlerin dışkı yolu ile atılmasını sağlar.
Zencefil: Oleorezin uçucu yağ sayesinde yemek sonrasında safra arttırıcı etkisi sayesinde yağlı yemeklerin sindirimini hızlandırıcı etkisi bulunmaktadır.
Huş ağacı: Kolorojenik asit sayesinde enerji arttırıcı ve mirisetin glikozitleri sayesinde de enfeksiyonlara bağlı toksin atımını sağlayıcı etkisi bulunur.

GÜNDE DÖRT FİNCAN BİTKİSEL ÇAY
Bu programda her hafta günde dört çay içmemiz gerekiyor. Ben gün içinde çok daha fazla bitki çayı ya da yeşil ve siyah çay içiyorum. Zararı olur mu?
Epidemiyolojik veriler bitkisel çay içiminin günde dört fincan kadar olmasının toksin atımı ve birçok hastalıktan korunmada etkili olabileceğinin ipuçlarını vermektedir. Bu nedenle teatox yaparken ana öğünler sonrası ve gece yatmadan önce toplam dört fincan kadar doğru harmanlanmış bitkisel çayları düzenli içmeyi tavsiye ederim. Bitki, meyve ve yeşil çaylarınızdan sağlık bileşenlerini maksimum düzeyde vücudumuza alabilmeniz için hazırlarken 3-4 dakika sıcak suda demlemeniz konusuna da hassas olmakta fayda var. Size önerim; günde dört fincan kadar bitkisel, buna ek olarak dört fincan kadar da yeşil ve siyah çay içmeniz şeklinde olacaktır.

Bitkilerin ve meyvelerin çaylarının yararlı olması için birbirleriyle etkileşimlerini ve hangi sırayla içmemiz gerektiğini bir kez daha anlatmanı istesem okuyucularımız için?
Geliştirdiğim teatox programında 21 günlük kürün her haftasında hangi bitki çaylarını nasıl harmanlayacağınızı ve ne zaman içeceğinizi bilmek oldukça önemli. Üç haftalık süreci şu şekilde takip etmenizi tavsiye ederim.  
1. Hafta-Stresi azaltma ve rahatlama: Yedi gün boyunca hayatınızdaki stresi önlemek ve rahatlayarak vücudun gerginliğini ortadan kaldırmak için bitkisel çay harmanı ya da uygun benzer içerikli poşet bitki çayını tüketeceğiz. Kahvaltı sonrası size önerim yeşil çayınızı bergamot ile harmanlayın. Yeşil çayın içinde bulunan teafilin vazodilatör yani damar açıcı etkisi ile rahatlama, stresten uzaklaşmaya yardımcı olacaktır.
Öğle yemeği sonrasında sinameki, böğürtlen yaprağı, biberiye, rezene, kiraz sapı, funda otu, mate yaprağı ve huş ağacı yaprağından karışım hazırlayın veya aynı içeriğe benzer olan poşet çayı demleyerek tüketin. Mate yaprağı merkezi sinir sistemini düzenleyici metilksantin alkoloidleri içerir ve stresin azalmasına yardım eder.
Akşam yemeği sonrasında rezene ve nane yaprağı karışımını hazırlayacağız. Taze nane yaprağı santral ve periferal sinir sisteminde ağrı azaltıcı ve anestezik etki ile rahatlamayı sağlar.
Gece yatmadan önce papatya yapraklarını ve çiçeğini demleyerek tüketin. Uyku problemlerini ortadan kaldırır, kas sistemini rahatlatır ve  çaya geçen esansiyel yağlar huzursuzluk ile genel depresyonu önlemeye yardımcı olur.

2. Hafta-Toksinlerden arınma: Toksin atımı için antioksidan ve flavonoid içeriği yüksek bitki çaylarını içmek yeterli. Ayrıca diüretik ve dışkılamayı kolaylaştıran doğru etkin bitki çaylarını da tüketerek toksinlerden uzaklaşmayı sağlamak önemli.
Kahvaltı sonrası kuşburnu ve bamya çiçeği harmanını kullanın. Kuşburnu karetonoid, flavonoid ve C vitamini sayesinde hücrelerin oksidasyona bağlı hasarlarını önleyecek, bamya çiçeği ise müsilaj etkisi ile bağırsakta hafif laksatif etki yaratarak toksinlerin uzaklaştırılmasında etkili olacaktır.
Öğle yemeği sonrası mate yapraklı özel karışım, toksinlerin atımına yardımcı olabilecektir. Bu özel karışımda sinameki, böğürtlen yaprağı, biberiye, rezene, kiraz sapı, funda otu, mate ve huş ağacı koymanızı tavsiye ederim. Mate klorojenik asit içerir ve hücre harabiyetini önler. Ancak araştırmalar matenin kan şekerini düzenleyerek iştahı baskıladığı ve az yemeye yönlendirdiğini de belirtmektedir.
Akşam yemeği sonrası zeytin yaprağı oleuropein adlı biyoaktif bileşeni sayesinde toksin atımında önemli rol oynar. Akşam yemekleri sonrasında zeytin yaprağı kabuğu, biberiye, mate, yeşil çay, barut ağacı kabuğu ve kekikten oluşan harmanınız gün içinde oluşan toksinlerin akşam yemeği sonrasında da atımını sağlayacaktır. Yeşil çay epigallokateşin gallat ve teaflavin sayesinde çok kuvvetli toksin temizleyici görev yapar. Barut ağacı kabuğu inatçı kabızlıkların çözümünde müsil etkilidir.
Gece yatmadan önce sinameki, kiraz sapı, biberiye, huş ağacı yaprağı, rezene ve mate yaprağından oluşan bir karışım içmenizi öneririm. Rezene mide hareketlerini arttırarak sindirimin ve hazmın kolaylaşmasını sağlar. Gaz ve spazmları giderir. Böylece ertesi günü rahat uyanmanızı sağlar.

3. Hafta - Enerji arttırma: Bitkisel çaylar günlük sıvı ihtiyacının önemli bir kısmını sağlayarak vücudu susuz bırakmayarak yorgunluğun önlenmesini sağlar. Günde dört fincan bitki çayı yaklaşık 1 litre sıvı desteği sağlar ki bu sıvı miktarı sağlıklı yaşam için yeterlidir. İkincisi bitki çaylarından özellikle yeşil ve mate az miktarda kafein ile dinç kalmaya yardımcı olur. Ve meyve çaylarının aromatik bileşenleri günlük enerjinizin de artmasını kolaylaştırır.
Kahvaltı sonrası yeşil çay ve nane yapraklarından harmanlanan çayı demleyin.
Öğle yemeği sonrası sinameki, böğürtlen yaprağı, biberiye, rezene, kiraz sapı, funda otu, mate yaprağı ve huş ağacı yaprağını karıştırarak demleyin.
Akşam yemeği sonrasında biberiye, mate, funda otu, yeşil çay, barut ağacı kabuğu, kekik, zeytin yaprağı, rezene ve ısırgan otunu bir arada demleyerek için.
Gece yatmadan önce de elma dilimleri, bamya çiçeği, kuşburnu, böğürtlen yaprağı, portakalın kabuğu ve mürveri karıştırarak tüketin.

Üç hafta sonra da bitki çaylarını içmeyi kesecek miyiz?
Teatox yaparken süreci belirlerken üç hafta olmasını önemsedim. Çünkü 21 gün çay içiminin düzenli olarak hayatımıza girmesini sağlamada güzel bir zaman dilimi. Yılda iki kez, üç hafta, 21 günlük program yapmak yeterli olabilir. Ancak teatox dışında günde sekiz fincana kadar siyah, bitkisel, meyve ve yeşil çayların içilmesi bilim otoriteleri tarafından önerilen sağlıklı sıvı desteği önerisi olduğunu unutmamak gerekiyor.

Sadece sıcak mı içmeyi öneriyorsun bu çayları?
Sıcak suda demlendikten sonar sıcak veya bol buzlu soğuk içilebilir. Tarçın, karanfil gibi aroma veren baharatlarla da lezzetlendirilebilir.

Seni bulmuşken sormamak olmaz; sıvı alımıyla ilgili bilgiler son dönemde kafa karıştırmaya başladı. 2.5 litre devam mı tamam mı?
Sağlıklı bir birey için günde 1.5 litre yani altı su bardağı su sıvı ihtiyacı için açıkçası yeterli bir miktar. Fakat sıcak mevsimlerde en az sekiz su bardağı, şişmanlık sorunu yaşayanlar için her beş kilo fazlalıkta günlük normal gereksinime birer su bardağı su ve fiziksel aktivite süresince de her 15-20 dakikada bir ekstra bir su bardağı su içmek gerekiyor. Bunun dışında siyah, bitki, meyve ve yeşil çayların da günlük hidrasyon yani sıvı gereksinimine en iyi alternatif destek olduğunun altını çizmekte fayda var.  

21 GÜNLÜK TEATOX PROGRAMI İÇİN TIKLAYINIZ

İLANDIR