Bodrum'da balık yiyecekseniz Komodor Ahmet'e uğrayın

Bodrum'da balık yiyecekseniz Komodor Ahmet'e uğrayın
Bodrum'da balık yiyecekseniz Komodor Ahmet'e uğrayın
Eski kaptan, şimdinin meze evi işletmecisi Komodor Ahmet her sabah pazardan en taze sebzeyi ve balığı, erkenden kendisi gidip seçiyor. Ustalıkla seçtiği balığı da yine aynı ustalıkla pişiriyor...
Haber: ECE BAGATUR USLU / Arşivi

Havanın yavaş yavaş ısınmasıyla beraber yaz ile ilgili planlar da hızlandı. Akşam güneşin batışıyla kurulmaya başlanan sofraların ve keyifli sohbetlerin hayalini şimdiden kurmaya başladık. İşte size bu keyifli sofralarınızı muhteşem lezzetleriyle taçlandıracak, Bodrum’un Umurça mahallesinde gizlenmiş, huzurlu bir lezzet durağı: Komodor Meze Evi.
Komodor, muhteşem balıkları,ve taptaze mezeleriyle Bodrum yerlilerinin vazgeçemediği bir restoran. Mekânın sahibi Ahmet Usta, namı-diğer Komodor Ahmet, uzun yıllar kaptanlık yaptıktan sonra bir meze evi açmaya karar vermiş. Kısa süre içinde hem mezelerinin hem de balıklarının lezzetinin ünü tüm Bodrum’a yayılmış, şimdi Komodor’da sadece yaz değil kışın bile boş masa bulmak çok zor.

Ahmet Usta, başarısını her gün aynı kaliteyi ve lezzeti müşterilerine sunabilmesine bağlıyor. Her sabah pazardan en taze sebzeyi ve balığı, erkenden kendisi gidip seçiyor. Komodor Ahmet, ustalıkla seçtiği balığı, yine aynı ustalıkla pişiriyor; balıklar hiç bir zaman kurumadan, tam kıvamında sofranıza geliyor.

Her yemeği, her mezeyi kendine göre pişirme yöntemi var ve bundan taviz vermiyor. Örneğin ahtapotu ne kadar isteseniz de vantuzsuz pişirmiyor, balığın nasıl pişirileceğine karışılmasından hiç hoşlanmıyor. Böylece yakalamış olduğu lezzetleri yıllar boyunca aynı tatta sevenleriyle buluşturmaya devam ediyor.

İSKORPIT BUĞULAMAYI KAÇIRMAYIN
Benim kişisel olarak Komodor’da en sevdiğim yemek ise ahtapot kavurma; lokum kıvamına gelmiş ahtapotu, son derece lezzetli, zeytinyağlı bir sosun içinde servis ediyorlar. Her seferinde önce ahtapotun mu tadına baksam, yoksa sıcacık ekmeğimi bu muhteşem sosa mı batırsam  ikiliminde kalıyorum. Tam o sırada, taze yağda kızarmış mis gibi kalamarlar, tadına bir türlü doyamadığım saganaki ve kocaman ızgara karidesler sofraya geliyor ve lezzet şöleni başlıyor. Mezelerin cazibesine kapılıp, karnımızı doyurmamak için büyük bir çaba harcıyoruz çünkü biliyoruz ki Ahmet Usta, turna balığımızı çoktan ızgaraya attı bile.

Sıra balıklara gelmişken, Komodor’da muhakkak denenmesi gereken muhteşem bir lezzet daha var: İskorpit buğulama. Mis gibi domatesler, taptaze soğanlar, sarımsaklar ve sebzelerle uzun uzun pişen balığın tadına doyamayacaksınız.
Bu harika yemekten sonra sıra tatlılara geliyor. İrmik helvası çok lezzetli ama biz seçimimizi hep tam kıvamında hazırlanan çikolata sufleden yana kullanıyoruz. Bir yandan suflemizi yiyip diğer yandan Türk kahvelerimizi yudumladıktan sonra, bu keyifli yemeği sonlandırıyoruz. Her zamanki gibi eksiksiz ve mükemmel servis için Manolya Hanım’a teşekkür edip,  bir sonraki gelişimizde tekrar görüşmek üzere Komodor’dan ayrılıyoruz.