Fantazi, yaratıcılık, lezzet: 3 Michelen yıldızlı Da Vittorio

Fantazi, yaratıcılık, lezzet: 3 Michelen yıldızlı Da Vittorio
Fantazi, yaratıcılık, lezzet: 3 Michelen yıldızlı Da Vittorio
Küçük bir İtalyan kasabası Bergamo'daki 48 yıllık Da Vittorio, bölgesinin geleneksel mutfak kültürünü yaratıcılıkla mükemmel biçimde harmanlamış 3 Michelin yıldızlı bir restoran...
Haber: MÜGE AKGÜN - muge.akgun@radikal.com.tr / Arşivi

Türkiye, Michelin Rehberi’ne dahil değil ve henüz Michelin yıldızlı restoranları yok. Ancak son yıllarda yeme-içmeye meraklı seyahat tutkunları yurt dışında yıldızlı restoranları takip etmeye başladı. Yıldızlı şefler de farklı etkinlikler çerçevesinde sık sık İstanbul’u ziyaret ediyor. Sosyal medya platformlarında en çok paylaşılan konuların arasında gidilen restoranlar geliyor.

Ancak kimi zaman Michelin yıldızlı restoranlar insana sanki hep aynı yemeği yiyormuş duygusu da verebiliyor. Şefin fantezisi deneysel yemekler önünüze küçük porsiyonlar halinde gelip gidiyor, şaraplar değişiyor, ne yediğinizi anlamadan, hiçbirinin tadına varamadan ve en önemlisi de damağınızda unutulmadık bir tat kalmadan sofradan kalkıyorsunuz.

LEZZET Mİ ESTETİK Mİ?
İtalya’nın Lombardiya bölgesinde küçük bir kasaba olan Bergamo’daki üç Michelen yıldızlı Da Vittorio’ya giderken de aklımın bir köşesinden “acaba yine deneyselliğin lezzetin önüne geçtiği, birbiri peşi sıra gelip giden yemekler mi tadacağız” vardı.

Bir aile işletmesi ve aynı zamanda aynı bahçe içinde küçük bir butik oteli bulunan Da Vittorio yemek salonundan içeri adım attığınızda sizi görkemiyle şaşırtmıyor. Gümüş çatal bıçakları, dantelli örtüleri, özel tasarım tabaklarıyla üç Michelen beklentilerini karşılasa da son derece yalın döşenmiş. Belli ki şef kardeşler Enrico ve Roberto tüm dikkatimizi yemeklere yoğunlaştırmamızı istiyor.

Deniz ürünleri mönüsünü seçiyoruz. Miso çorbası ve çıtır kinoa eşliğinde levrek saşimi, cin ve armut soslu karides ızgara, paelle çorbası eşliğinde bebek kalamar üçlemesine bölgenin beyaz şarapları eşlik ediyor.

Ardından sıra ‘tencereden tabağa’ başlığıyla mönüde yer alan deniz ürünleri risotto geliyor. Önce deniz ürünleri ve yeşil sebzelerle donatılmış resim gibi bir tabak servis ediliyor. Masadakiler ‘risotto’su unutulmuş’ esprisi yaparken Chicco lakaplı şef Enrico elinde tenceresiyle masamıza geliyor. Ve tabaklarımızdaki deniz ürünlerinin üzerine birer büyük kaşık risotto koyuyor, ortaya yayılan rayiha muhteşem. İlk yudumda da sıra dışı bir lezzet damağı sarıp sarmalıyor. Bugüne dek yediğim en iyi deniz ürünlü risotto, hem sunumu, hem de lezzetiyle benim için Da Vittorio’yu unutulmaz kılıyor.


Damağımda risottonun tadı bir tabak daha olsaydı derken masanın ortasına adeta denizin kokularıyla bir tepsi meyve ve sebzeyle renklendirilmiş karışık deniz ürünleri tavası konuyor. Tavanın doğallığı, tatların uyumu da üç yıldızı şaşırtacak denli gerçek. Yemeğimize zarif bir ‘Pinot Noir’ eşlik ediyor. Bu arada böylesi lüks bir restoranda çıtır minik balıkları, karidesleri elle yemek de insana ayrı bir keyif veriyor.


Da Vittorio, Lombardiya’nın geleneksel mutfak kültürünü yaratıcılıkla harmanlamasıyla ün kazanmış. En iyi etler, mantarlar, deniz ürünleri bölgeden temin ediliyor. Mönüler belki söylemeye bile gerek yok ama mevsimsel döngüyü takip ediyor. Yemeklerde ve tatlılarda yaratıcılık malzemenin doğal tadını bozmayacak ölçüde. Koku, şekil ve tat şaşırtmacaları yok. Kısacası İtalyan mutfağını taçlandırmışlar sadece...

Tam bir aile lokantası
Yıl 1966, genç şef Vittorio Cerea karısı Bruna ile beraber Bergamo kasabasının merkezinde bir restoran açar. Da Vittorio’nun ünü kısa sürede kasaba hatta ülke sınırlarını aşar. 1970 yılında ilk Michelen yıldızlarını alırlar. 1996’da ikinci Michelen yıldızı gelir. Da Vittoria ile birlikte aile de büyür. Cerea çiftinin beş çocuğu da baba ve anne mesleğini seçer.


2005 yılında Bergamo’nun yakınlarında yeşillikler arasında bir tepede on odalı bir butik otel inşa ederler. Dimora bölgenin Relais & Chateaux zincirine giren ilk oteli olur. Da Vittorio da otelin alt katına taşınır. 2010 yılında ise üçüncü Michelen yıldızına layık görülürler.

Bugün çocukların her biri ayrı bir sorumluluk üstlenmiş. Enrico ve Roberto mutfaktan, Francesco şarap kavından ve catering’den Rosella restoran ve otelin müşteri ilişkilerinden, Barbara ise Bergamo merkezdeki Cavour 1880 adlı pastaneden sorumlu...