Gıda mühendisleri uyarıyor...

Gıda mühendisleri uyarıyor...
Gıda mühendisleri uyarıyor...
Uzun süredir sorunlarını anlatmaya çalışan gıda mühendislerinin söylediklerine kulak versek iyi olacak onların sorunları bizim de sorunumuz...
Haber: MÜGE AKGÜN - muge.akgun@radikal.com.tr / Arşivi

Uzun zamandır sosyal medyada gıda mühendisleri sorunlarını anlatmaya çalışıyor. Ama belli ki o sorunları kimse önemsemiyor, duymak istemiyor. 5996 sayılı yasayla ellerinden alınan yetki ve hakların geri verilmesini talep ediyorlar. 

2010 yılında yürürlüğe giren 5996 sayılı kanun ile 30 beygir gücü altındaki ve 10 kişiden daha az işçi çalıştıran işletmelerde gıda mühendisi çalıştırma zorunluluğu kaldırılmış. Son dönemde çıkan yönetmelikle de işletme kapasitesi işletmecinin beyanına bırakılmış.

Ne istiyorlar derseniz; aslında istedikleri çok basit. Kamuda gıda denetimlerinin gıda mühendislerine yaptırılması ve özel sektördeki yetkiler ve hakları. Yani kısacası tek istedikleri üretimi, ham maddeden tüketiciye ulaşıncaya kadar tüm aşamalarında denetleyip kalite kontrolünü yaparak hepimizin sağlığını korumak.

Bunun için üniversitelerde okumuşlar. Ve işlerini yaparak para kazanmak istiyorlar. Ama sistem öyle bir hale gelmiş ki ya özel sektörde işlerinin gereklerini yerine getirmeden çalışacaklar ya da işsiz dolaşacaklar. Bugün her üç gıda mühendisinden biri işsizmiş.

Oysa onların işsiz olması bizim sağlığımızın da hiçe sayılması, tehlikede olması demek. Gıda kaynaklı sağlık sorunları denildiğinde ilk akla gelen gıda zehirlenmesi. Sadece akut gıda zehirlenmeleri (genellikle ishal, kusma vb. şeklinde olan ve 2-10 saat içinde etkisini görmeye başladığımız gıda kaynaklı rahatsızlıklar) gündemimizde yer tutar. Ancak toplu akut gıda zehirlenmeleri haberlere konu olur.

Bireysel akut gıda zehirlenmelerinden yediğimiz yemeği sorumlu tutmak yerine oturduğumuz soğuk betonu sorumlu tutarak durumu geçiştiririz. Vücut kısa sürede kendini toparlar belki ama kalıcı zararlar veren bakterileri göz ardı ederiz. Kadınlarda düşük, sinir sistemi enfeksiyonları, menenjit, kalp ve mide zarı iltihaplanmaları, kanseri hep olası tehlikeler arasında.
Yiyecek içecek işini ciddiye alan büyük sanayi kuruluşlarında tabii ki böyle bir sorun yok. Ancak bilinçsizce ucuza mal etme, kar etme peşindeki küçük üreticiler denetlenmediği sürece sağlık sorunlarının bitmesi imkansız...